Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.Και για πάντα θα νιώθω την ανάγκη να επανορθώσω αυτό που κάναμε στο Ιράκ.
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.В думата живот се съдържа животът. Кой съм аз? Не е ли това най-същественият въпрос?
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.И я всегда буду чувствовать необходимость выплачивать компенсацию народу Ирака.
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.אני קיבלתי את החלק הקל. (מחיאות כפיים)
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.وسأشعر الى الأبد بالحوجة لصنع ترميمات الى العراق.
Ve Irak'a bunu telafisini yapma ihtiyacini daima hissedecegim.しなければならないと感じています 父さん 母さん 私大きくなったよ
zamanı geldi. Başlangıçta, verilen zararı telafi etmek gerekecek.Acum suntem la inceputul maturitatii noastre si este timpul sa le aplicam scopurilor nostre adevarate.
zamanı geldi. Başlangıçta, verilen zararı telafi etmek gerekecek.Aivan aluksi, luulen että on meidän on yksinkertaisesti korjattava kaikki se vahinko jota on saatu aikaiseksi.
zamanı geldi. Başlangıçta, verilen zararı telafi etmek gerekecek.I början tror jag det helt enkelt kommer att bli att läka skadan som har orsakats.
zamanı geldi. Başlangıçta, verilen zararı telafi etmek gerekecek.Mas agora estamos a chegar à idade adulta e é a hora de aplicá-las ao nosso verdadeiro propósito.
zamanı geldi. Başlangıçta, verilen zararı telafi etmek gerekecek.Na początek, wydaje mi się, że będzie to naprawienie dotychczasowych zniszczeń.
zamanı geldi. Başlangıçta, verilen zararı telafi etmek gerekecek.Pada awalnya, saya pikir itu akan cukup untuk menyembuhkan kerusakan yang telah dilakukan.
zamanı geldi. Başlangıçta, verilen zararı telafi etmek gerekecek.Сега навлизаме в своята зрялост и е време да ги приложим към нашата истинска цел.
zamanı geldi. Başlangıçta, verilen zararı telafi etmek gerekecek.ほとんど不可能でさえあります。