'Tavşan düşük, telaşlı bir ses tonuyla söyledi."Powiedział Królik w niskim tonem pospiesznie.
'Tavşan düşük, telaşlı bir ses tonuyla söyledi.Rabbit dengan nada rendah bergegas.
'Tavşan düşük, telaşlı bir ses tonuyla söyledi.Rabbit pe un ton scăzut, grăbit.
'Tavşan düşük, telaşlı bir ses tonuyla söyledi."Sagde kanin i en lav, skyndte tone.
'Tavşan düşük, telaşlı bir ses tonuyla söyledi.Sa Kanin i en låg, skyndade ton.
'Tavşan düşük, telaşlı bir ses tonuyla söyledi.'Zei het Konijn in een lage, haastige toon.
'Tavşan düşük, telaşlı bir ses tonuyla söyledi."Сказав Кролик в низьких, поспішив тон.
'Tavşan düşük, telaşlı bir ses tonuyla söyledi."Сказал Кролик в низких, поспешил тон.
TelaşFilter Effect: In OutAgitarFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In OutBandieraFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In OutBattementFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In OutBlafreFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In OutChvenieFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In OutFalowanie
TelaşFilter Effect: In OutFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In OutFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In OutFladderFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In OutFlatternFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In OutKmitáníFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In OutTrillenFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In OutVibraçãoFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In OutΤρεμοπαίξιμο
TelaşFilter Effect: In OutПорханиеFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In OutТремтінняFilter Effect: In Out
TelaşFilter Effect: In Outひらひら
Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin.Áldott az Úr, hogy csodálatossá tette kegyelmét rajtam, mint egy megerõsített városon!
Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin.Benedetto il Signore, che ha fatto per me meraviglie di grazia in una fortezza inaccessibile
Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin.Błogosławiony Pan! bo dziwnie okazał miłosierdzie swoje przeciwko mnie, jakoby w mieście obronnem.
Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin.Kiitetty olkoon Herra, sillä hän osoitti minulle ihmeellisen armonsa piiritetyssä kaupungissa.
Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin.내가 경겁한 중에 말하기를 주의 목전에서 끊어졌다 하였사오나 내가 주께 부르짖을 때에 주께서 나의 간구하는 소리를 들으셨나이다
Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin.Lovad vare HERREN, ty han har bevisat mig sin underbara nåd genom att beskära mig en fast stad!
Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin.Lovet være Herren! for han har underlig vist sin miskunnhet imot mig i en fast by.
Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin.Požehnaný buď Hospodin, nebo prokázal ke mně divné milosrdenství své jako v městě ohraženém.
Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin.Požehnaný Hospodin, lebo mi učinil predivnú milosť v ohradenom meste.
Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin.ואני אמרתי בחפזי נגרזתי מנגד עיניך אכן שמעת קול תחנוני בשועי אליך׃
Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin.وانا قلت في حيرتي اني قد انقطعت من قدام عينيك. ولكنك سمعت صوت تضرعي اذ صرخت اليك
Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin.至 於 我 、 我 曾 急 促 的 說 、 我 從 你 眼 前 被 隔 絕 . 然 而 、 我 呼 求 你 的 時 候 、 你 仍 聽 我 懇 求 的 聲 音
Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin.至於 我 、 我 曾 急促 的 說 、 我 從 你 眼前 被 隔絕 . 然而 、 我 呼 求 你 的 時候 、 你 仍 聽 我 懇求 的 聲音
- Telaşlanma, Bear.- Calma.
- Telaşlanma, Bear.Đừng lo, Bear, cứ bình tĩnh.
- Telaşlanma, Bear.- Počasneje.
- Telaşlanma, Bear.Relájate.
- Telaşlanma, Bear. Sakin ol. Buna dayanabilir..תאשר את זה
- Telaşlanma, Bear. Sakin ol.- Ennyit kibír.
- Telaşlanma, Bear. Sakin ol.Klid, Méďo.
- Telaşlanma, Bear. Sakin ol.- Maak je niet dik.
- Telaşlanma, Bear. Sakin ol.-Ota iisisti.
- Telaşlanma, Bear. Sakin ol.Χαμήλωσε ταχύτητα.
- Telaşlanma, Bear.Uşurel.
- Telaşlanma, Bear.Спокойно.
Telaş yapmalıyız. Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.嫉妬から真の愛は生まれない
Uzun sürmeyecek. Öyle telaş yapıyorsun ki. Çabuk ol.Tidak akan lama. kamu membuat seperti membuat keributan.
Uzun sürmeyecek. Öyle telaş yapıyorsun ki. Çabuk ol.Tidak akan lama. kamu membuat seperti membuat keributan.
Uzun sürmeyecek. Öyle telaş yapıyorsun ki. Çabuk ol.To mora biti njegov prvi polet.
Ve adam tamamen öfkelidir; acele ederek, telaşla karısını görmeye gider.A on je naprosto rozzuřený a spěchá, pospíchá, aby ji viděl.
Ve adam tamamen öfkelidir; acele ederek, telaşla karısını görmeye gider."Öt óra van.
Ve adam tamamen öfkelidir; acele ederek, telaşla karısını görmeye gider.Y él está totalmente furioso, y se apresura, va corriendo a verla.
Ve işte telaşlandıran bir düşünce.Donc voici une pensée alarmante.
Ve işte telaşlandıran bir düşünce.Hier is een alarmerende gedachte.
Ve işte telaşlandıran bir düşünce.Hier ist also ein beunruhigender Gedanke.