Ana içeriğe geç
Sözlük

telaş ile cümle

telaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Felelvén pedig, monda néki Jézus: Mártha, Mártha, szorgalmas vagy és sokra igyekezel:
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Herra vastasi ja sanoi hänelle: "Martta, Martta, moninaisista sinä huolehdit ja hätäilet,
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Jesus aber antwortete und sprach zu ihr: Martha, Martha, du hast viel Sorge und Mühe;
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.주께서 대답하여 가라사대 마르다야 마르다야 네가 많은 일로 염려하고 근심하나
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Le Seigneur lui répondit: Marthe, Marthe, tu t`inquiètes et tu t`agites pour beaucoup de choses.
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Ma Gesù le rispose: «Marta, Marta, tu ti preoccupi e ti agiti per molte cose
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun."Marta, Marta!" jawab Tuhan. "Engkau khawatir dan sibuk memikirkan ini dan itu
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Men Herren svarede og sagde til hende: "Martha! Martha! du gør dig Bekymring og Uro med mange Ting;
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Men Jesus svarte og sa til henne: Marta! Marta! du gjør dig strev og uro med mange ting;
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Pero respondiendo el Señor le dijo: --Marta, Marta, te afanas y te preocupas por muchas cosas
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Respondeu-lhe o Senhor: Marta, Marta, estás ansiosa e perturbada com muitas coisas;
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Αποκριθεις δε ο Ιησους, ειπε προς αυτην Μαρθα, Μαρθα, μεριμνας και αγωνιζεσαι περι πολλα
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Иисус же сказал ей в ответ: Марфа! Марфа! ты заботишься и суетишься о многом,
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Но Господ в отговор - рече: Марто, Марто, ти се грижиш и безпокоиш за много неща,
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Озвавши ся ж рече їй Ісус: Марто, Марто, журиш ся та побиваєш ся про многе,
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.ויען ישוע ויאמר לה מרתא מרתא את דאגת ומבהלת על הרבה׃
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.فاجاب يسوع وقال لها مرثا مرثا انت تهتمين وتضطربين لاجل امور كثيرة.
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.耶 穌 回 答 說 、 馬 大 、 馬 大 、 你 為 許 多 的 事 、 思 慮 煩 擾
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.耶穌 回答 說 、 馬大 、 馬大 、 你 為許 多 的 事 、 思慮煩擾
Sakın telaşlanma.¡Aguanta!
Sakın telaşlanma.Bertenang.
Sakın telaşlanma.Ne skrbi.
Sakın telaşlanma.Nu-ţi face griji.
Sakın telaşlanma. Sıkı tutun.Đừng lo gì hết.
Sakın telaşlanma. Sıkı tutun.Klarer du det?
Sakın telaşlanma. Sıkı tutun.Trzymaj się!
Sakın telaşlanmayın.Ne soyez pas choqué, s'il vous plaît.
Sakın telaşlanmayın.Valamit mondanom kell Önnek.
Sakın telaşlanmayın.Μην ξαφνιαστείς πολύ.
‹‹Şam güçsüz düştü, Kaçmak için döndü; Telaşa kapıldı, Doğuran kadın gibi Sancı ve acılar sardı onu.다메섹이 피곤하여 몸을 돌이켜 달아나려 하니 떨림이 그를 움켰고 해산하는 여인 같이 고통과 슬픔이 그를 잡았도다
‹‹Şam güçsüz düştü, Kaçmak için döndü; Telaşa kapıldı, Doğuran kadın gibi Sancı ve acılar sardı onu.Osłabieje Damaszek, uda się do uciekania, a strach go ogarnie; uciski i boleści ogarną go, jako rodzącą.
‹‹Şam güçsüz düştü, Kaçmak için döndü; Telaşa kapıldı, Doğuran kadın gibi Sancı ve acılar sardı onu.Oslábne Damašek, obrátí se k utíkání, a hrůza podejme jej, svírání a bolesti zachvátí jej jako rodičku.
‹‹Şam güçsüz düştü, Kaçmak için döndü; Telaşa kapıldı, Doğuran kadın gibi Sancı ve acılar sardı onu.Дамаск ослабна, Обърна се в бяг, Трепет го обзе; Скръб и болки го обладаха, Както на жена, когато ражда.
‹‹Şam güçsüz düştü, Kaçmak için döndü; Telaşa kapıldı, Doğuran kadın gibi Sancı ve acılar sardı onu.Оробел Дамаск и обратился в бегство; страх овладел им; боль и муки схватили его, как женщину в родах.
‹‹Şam güçsüz düştü, Kaçmak için döndü; Telaşa kapıldı, Doğuran kadın gibi Sancı ve acılar sardı onu.רפתה דמשק הפנתה לנוס ורטט החזיקה צרה וחבלים אחזתה כיולדה׃
‹‹Şam güçsüz düştü, Kaçmak için döndü; Telaşa kapıldı, Doğuran kadın gibi Sancı ve acılar sardı onu.ارتخت دمشق والتفتت للهرب. امسكتها الرعدة واخذها الضيق والاوجاع كماخض
‹‹Şam güçsüz düştü, Kaçmak için döndü; Telaşa kapıldı, Doğuran kadın gibi Sancı ve acılar sardı onu.大 馬 色 革 發 軟 、 轉 身 逃 跑 . 戰 兢 將 他 捉 住 、 痛 苦 憂 愁 將 他 抓 住 、 如 產 難 的 婦 人 一 樣
‹‹Şam güçsüz düştü, Kaçmak için döndü; Telaşa kapıldı, Doğuran kadın gibi Sancı ve acılar sardı onu.大 馬色 革 發軟 、 轉身 逃跑 . 戰兢將 他 捉住 、 痛苦 憂愁將 他 抓住 、 如 產難 的 婦人 一 樣
- Şanzumanı patlatacaksın. Yavaş, bebek. - Telaşlanma, Bear.- Du knäcker transan, A.J. - Lugn, hon klarar det.
- Şanzumanı patlatacaksın. Yavaş, bebek. - Telaşlanma, Bear.Kau akan meletupkan transistornya. perlahan-lahan, bertenang, Bear.
- Şanzumanı patlatacaksın. Yavaş, bebek. - Telaşlanma, Bear.- Spaccherai la trasmissione.
- Şanzumanı patlatacaksın. Yavaş, bebek. - Telaşlanma, Bear.- Spokojnie, Misiek.</i> <i>Nie przejmuj się.
- Şanzumanı patlatacaksın. Yavaş, bebek. - Telaşlanma, Bear.ستنفجر أبطأها بسرعة هون عليك بير
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››Když pak uslyšíte o válkách a různicech, nestrachujte se; neboť musí to prve býti, ale ne ihned konec.
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››난리와 소란의 소문을 들을 때에 두려워 말라 이 일이 먼저 있어야 하되 끝은 곧 되지 아니하니라
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››Men når I høre om Krige og Oprør, da forskrækkes ikke; thi dette må først ske, men Enden er der ikke straks."
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››Когда же услышите о войнах и смятениях, не ужасайтесь, ибо этому надлежит быть прежде; но не тотчас конец.
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››Яв же почуєте про войни та ворохобнї, не полохайтесь; мусить бо перш се статись; тільки ж не зараз конець.
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››ובשמעכם מלחמות ומהומות אל תחתו כי היו תהיה זאת לראשונה אך עוד קץ למועד׃
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››فاذا سمعتم بحروب وقلاقل فلا تجزعوا لانه لا بد ان يكون هذا اولا. ولكن لا يكون المنتهى سريعا.
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››你 們 聽 見 打 仗 和 擾 亂 的 事 、 不 要 驚 惶 . 因 為 這 些 事 必 須 先 有 . 只 是 末 期 不 能 立 時 就 到
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››你 們聽見 打仗 和 擾亂 的 事 、 不 要 驚惶.因為這 些 事必 須 先 有 . 只是 末期 不能 立時 就到
Sen ancak telaşlandığın zaman noona dersin ayağa kalk pislik sen aish kapkaçcı!Imi spui "noona" pentru ca te grabesti. Ridica-te, nerusinatule! Tu!
Sen ancak telaşlandığın zaman noona dersin ayağa kalk pislik sen aish kapkaçcı!Me llamas "noona" porque tienes prisa. Levántate, sinvergúenza. ¡Tú!
Seni oradan çıkaracağım. İyi misin, ahbap? Sakın telaşlanma.Non preoccuparti, ti tirerō fuori di lė.
Şimdi ebeveynler telaş içindeler, biliyorum.100%です 保証しましょう
Şimdi ebeveynler telaş içindeler, biliyorum.Acum părinţii sunt foarte alarmaţi.
Şimdi ebeveynler telaş içindeler, biliyorum.Agora é que os pais ficaram mesmo preocupados.
Şimdi ebeveynler telaş içindeler, biliyorum.A szülők most aztán tényleg megijedtek.
Şimdi ebeveynler telaş içindeler, biliyorum.Bây giờ những người cha mẹ nên chú ý.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod