Ana içeriğe geç
Sözlük

telaş ile cümle

telaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
[Juliet uyanır ve telaşlandırıyor.][Ιουλιέτα ξυπνάει και ανακατώνει.]
[Juliet uyanır ve telaşlandırıyor.][Джульетта просыпается и волнует.]
[Juliet uyanır ve telaşlandırıyor.][Жулиета се събужда и се разбърква.]
[Juliet uyanır ve telaşlandırıyor.][ויוליה מתעורר ובוחש.]
[Juliet uyanır ve telaşlandırıyor.][جولييت يستيقظ ويحرك.]
[Juliet uyanır ve telaşlandırıyor.]ジュリエットO快適な修道士!私の主はどこですか? - 私がどこにあるべきか、私は、よく覚えていない
Kadınlar toplanmışlar, korku ve telaş içindeler, zira balıkçı olan kocaları bu fırtınada denizde.Všechny ženy stojící pospolu ve skupince vypadají opravdu vyděšeně, bojí se o své muže, rybaře.
Kravat bağlama telaşı bittiği zaman burada olacağını söyledi.A zis că va ajunge aici după ce-şi va aranja papionul.
Kravat bağlama telaşı bittiği zaman burada olacağını söyledi.Dijo que vendría cuando terminara de arreglarse su mono.
Kravat bağlama telaşı bittiği zaman burada olacağını söyledi.Hij zei dat hij hier zou zijn als hij gedaan had met zijn band .
Kravat bağlama telaşı bittiği zaman burada olacağını söyledi.Øíkal že pøíjde hned jak si to vyøídí se svým motýlkem.
Kravat bağlama telaşı bittiği zaman burada olacağını söyledi.Ông nói rằng ông muốn được ở đây khi ông đã được thực hiện fussing với cà vạt nơ của mình.
Kravat bağlama telaşı bittiği zaman burada olacağını söyledi.-Rekel, da pride ko si zaveže kravato.
Kravat bağlama telaşı bittiği zaman burada olacağını söyledi.Είπε ότι θα έρθει όταν τελειώσει να χαϊδεύει το τόξο του.
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Als ze van de wijs zijn gebracht, dan zullen ze plotseling gevoelens voor je hebben!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Cand sunt tuiburate, deodata,se indragostesc de tine!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Heillä on yhtäkkiä tunteita sinua kohtaan!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Khi họ xao xuyến... Họ bất chợt sẽ có tình cảm với cậu!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Kiedy są speszone... Nagle zaczynają coś do ciebie czuć!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.När dom har gormat, så har dom helt plötsligt känslor för dig!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Quand elles sont énervées, elles vont soudainement avoir des sentiments pour toi !
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Quando sono confuse, proveranno immediatamente qualcosa per te!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Saat mereka bingung... mereka tiba-tiba akan jatuh hati padamu!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Wenn sie verwirrt sind, haben sie plötzlich Gefühle für dich!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Όταν είναι ταραγμένες, τότε ξαφνικά αρχίζουν και έχουν αισθήματα για σένα!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.Когда они взволнованы, они начинают что-то чувствовать к тебе!
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.,כאשר הן מובכות !הן מתחילות לפתח לפתע רגשות כלפיך
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.عندما يكن مهتاجات ستكون لديهن مشاعر لك فجأة
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.思わず君に惚れるんだよ こうやって告白するんだ
O telaşın girdabına çekilme... o fırtınanın içine...Älä imeydy siihen ruuhkaan, siihen myrskyyn.
O telaşın girdabına çekilme... o fırtınanın içine...Não seja arrastado para dentro dessa agitação, para essa tempestade.
O telaşın girdabına çekilme... o fırtınanın içine...Ne vous laissez pas attirer dans cette ruée, dans cette tempête.
O telaşın girdabına çekilme... o fırtınanın içine...No te quedes atrapado en esa estampida... en esa tormenta.
O telaşın girdabına çekilme... o fırtınanın içine...Не давай затянуть себя в этот поток... в этот шторм.
O telaşlarını hissedebiliyorum.Aku masih merasakan selalu alirannya.
O telaşlarını hissedebiliyorum.Aún siento ese subidón cada vez.
O telaşlarını hissedebiliyorum.Chaque fois je sens encore l'adrénaline.
O telaşlarını hissedebiliyorum.Eu ainda sinto que correm o tempo todo.
O telaşlarını hissedebiliyorum.Ik voel die kick nog steeds elke keer.
O telaşlarını hissedebiliyorum.Jeg får stadig det sus hele tiden
O telaşlarını hissedebiliyorum.Εξακολουθώ να νιώθω αυτή την βιασύνη όλη την ώρα.
O telaşlarını hissedebiliyorum.みなぎってきた やべえ、今の技で家族全員キルしたこともあるよ
Öyle telaş yapıyorsun ki. Çabuk ol.- Au revoir.
Öyle telaş yapıyorsun ki. Çabuk ol.أنتِ تجعلي مثل هذا الإهتمام عجّلي العودة
Öyle telaş yapıyorsun ki.Du gör sådana väsen.
Öyle telaş yapıyorsun ki.Estás haciendo mucho escándalo.
Öyle telaş yapıyorsun ki.Je maakt zo'n drukte.
Öyle telaş yapıyorsun ki.Takový zmatky děláš.
Öyle telaş yapıyorsun ki.T'en fais un peu trop.
Öyle telaş yapıyorsun ki.Thật là phiền quá đi.
Öyle telaş yapıyorsun ki.Usted está haciendo tanto alboroto.
Öyle telaş yapıyorsun ki.Много се суетиш.
Öyle telaş yapıyorsun ki.С тобой столько хлопот.
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Ale Ježiš odpovedal a riekol jej: Marta, Marta, staráš sa a nepokojíš pre mnohé veci,
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.A odpověděv, řekl jí Ježíš: Marta, Marta, pečlivá jsi, a rmoutíš se při mnohých věcech.
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.A odpowiadając Jezus rzekł jej: Marto, Marto! troszczysz się i kłopoczesz się około wielu rzeczy;
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Chúa đáp rằng : Hỡi_Ma - thê , ngươi chịu_khó và bối_rối về nhiều việc ;
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Chúa đáp rằng: Hỡi Ma-thê, ngươi chịu khó và bối rối về nhiều việc;
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Då svarade Herren och sade till henne: »Marta, Marta, du gör dig bekymmer och oro för mångahanda,
Rab ona şu karşılığı verdi: ‹‹Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.Drept răspuns, Isus i -a zis: ,,Marto, Marto, pentru multe lucruri te îngrijorezi şi te frămînţi tu,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod