Ana içeriğe geç
Sözlük

tekstil ile cümle

tekstil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Meiji döneminde şehir ipek ve ipek tekstil endüstrisi sayesinde büyümüştür.Pendant la période Meiji, la ville prospéra car elle était un centre de production de textiles (soie).
Ayrıca halı üretimi ve tekstil de gelişmiştir.Par la suite, une cristallerie et le textile se développent.
Mammed Said, erken yaşlarında babasını kaybetti ve bir tekstil fabrikasında çalışmak zorunda kaldı.Ordubadi perdió a su padre a temprana edad y se vio obligado a trabajar en una fábrica textil.
Manastır ayrıca tekstil ve gıda sanayisi açısından da büyük bir kapasiteye sahiptir.Bitola también tiene una importante capacidad en las industrias textiles y de alimentos.
Babası bir tekstil tüccarıydı.Su padre era un comercialnte textil.
Şehir de birkaç tekstil tesisleri ve hidroelektrik santralleri vardır.La provincia también tiene algunas fábricas textiles y estaciones hidroeléctricas.
4 yıllık lisans programlarına bağlı olarak. özel sektöre yönelik Tekstil mühendisi yetiştirmektedir.Debe tener un programa de 4 años acreditado en Ingeniería.
En eski endüstri kolu tekstildir.Con respecto a la industria, la más antigua es la industria textil.
Şehrin ekonomisi tekstil, işlenmiş gıda ve deri sanayisine dayanır.La economía de la ciudad depende de las industrias de alimentos, textil y maderera.
Audax Textielmuseum": Hollanda tekstil müzesi Tilburg'da bulunmaktadır.El Museo Textil de los Países Bajos (Nederlands Textielmuseum) se localiza en Tilburg.
Valentina'nın annesi bir tekstil fabrikasında çalıştı.La madre di Valentina lavorava in una fabbrica tessile.
Tekstil fabrikası vardır.Presente uno stabilimento tessile.
Bu dönemde kasaba yünlü tekstil ürünleri üretilen bir merkezdi.La città diventa quindi un centro di produzione tessile a livello europeo.
Tekstilde gelişme yaşandı.Ci saranno grandi miglioramenti nelle texture.
Ayrıca marka yılda 17 milyon tekstil ürünü üretmektedir.Una famiglia americana media produce 70 libbre di rifiuti tessili all'anno.
Şehirde birçok fabrika (örneğin tekstil ve mobiyacılık sektörlerinde) kuruldu.Riguarda gli elaborati creati dall'unione di diverse categorie di opere (per esempio testi e musica).
Babası bir tekstil tüccarıydı.Il padre Paulus era un commerciante tessile.
Sentetik elyaflar ise tekstil sektöründe kullanılmaktadır.Le fibre più lunghe sono usate nell'industria tessile.
Köyün ekonomisi tarım hayvancılık ve tekstil üretimine dayalıdır.Un importante settore dell'economia locale è la produzione e commercializzazione di prodotti agro-alimentari.
Buldan ekonomisi ağırlıklı olarak tekstil ürünleri üzerinde yoğunlaşmıştır.La sua produzione è caratterizzata da una particolare attenzione ai testi.
Marimekko, Finlandiya merkezli bir ev eşyaları, tekstil ve moda şirketidir.Agnona è un'azienda presente in Italia come casa di moda, produttrice di tessuti e di home wear.
Ana geçim kaynağı tekstil ve tarımdır.L'industria di esportazione di maggior successo è quella tessile e dell'abbigliamento.
Eyalette ayrıca kimyasal maddeler, tekstil, deri ve gıda maddeleri de üretilir.Notevole è anche la produzione chimica, tessile e alimentare.
Dedesi Fernando Casablancas da tekstil sektöründe oldukça tanınan bir iş adamıydı.Его дедушка, Фернандо Касабланкас, — известный бизнесмен в сфере текстильной промышленности.
Babası tekstil işiyle uğraşmaktaydı.Отец был занят в текстильном производстве.
Bu tekstil endüstrisinde büyük gelişme sağladı.Все это дало большой импульс к развитию текстильной промышленности.
Ülke nüfusunun üçte birinden fazlası tekstil üretiminde çalıştı.Больше трети французских рабочих было занято в текстильной промышленности.
Bundan dolayı sanayi ve tekstilde kullanılırlar.Используется в пищевой и текстильной промышленности.
Hawaii imalat sanayinin önde gelen tekstil ihracatıdır.В настоящее время составляют основу экспорта гавайской текстильной промышленности.
Örneğin 1934 Tekstil İşçileri grevi gibi.Баку, 1934 г. Теория стилистики.
Mammed Said, erken yaşlarında babasını kaybetti ve bir tekstil fabrikasında çalışmak zorunda kaldı.Подруга Нагисы, потеряла родителей в раннем возрасте и пошла работать на фабрику, чтобы себя прокормить.
14 yaşında Pau Grande'deki tekstil fabrikasında çalışmaya başladı.В четырнадцать лет начал работать рабочим на текстильной фабрике города Кировабада.
Aynı şekilde tekstil fabrikaları ve bacaları da şehrin ufkundan kaybolmuştur.Посадочный талон и вещи девочки тоже пропали.
İlçede tekstil lokomotif sektördür.Вид на крышу локомотива.
Örneğin Basel'de ipekliler de dahil olmak üzere tekstil en önemli sektördü.ففي بازل، على سبيل المثال، كانت المنسوجات، بما فيها الحرير، هي الصناعة الرائدة.
Çalışan kadınların yarıya yakını tekstil işkolunda çalışırken, ikinci büyük çalışma alanı ev hizmetleri idi.ويعمل ما يقرب من نصف النساء في مصانع النسيج، حيث يشكل خادمو المنازل ثاني أكبر فئة عمل.
Sanayi, özellikle tekstil, gıda ve inşaat sektörlerinde yoğunlaşmıştır.وقد تركز العمل الصناعي على وجه الخصوص في النسيج والمنتجات الغذائية والإنشاءات.
Şehrin ekonomisi yiyecek ve tekstil endüstrisine dayanır.تعتمد المدينة في اقتصادها على تجارة المواد الغذائية و الصناعات النسيجية.
1888'de tekstil sektörünün yüzde 44'ünde kadınlar çalışıyordu.وفي عام 1888، شكلت النساء 44 في المائة من العاملين بأجر.
Bu dönemde kasaba yünlü tekstil ürünleri üretilen bir merkezdi.في إنتاج المنسوجات القطنية في ذلك الوقت.
Endüstride tutkal, kâğıt ve tekstil yapımında kullanılır.ويستخدم في صناعة الورق، وفي صناعة النسيج والتغطية.
Ülke nüfusunun üçte birinden fazlası tekstil üretiminde çalıştı.ولم يكن هناك طعام كافٍ لأكثر من ثلث السكان.
Babası bir tekstil tüccarıydı.Seu pai era um vendedor de têxteis.
2004 ile 2008 arasındaki dönemde tekstil sektörüne yapılan toplam yatırım 27 milyar dolar artmıştır.Durante o período de 2004 a 2008, o investimento total ascendeu a 27.000 milhões de dólares.
1951 yılında Tekstil Sanayii İşçileri Sendikası kuruldu.Foi oficialmente criado em 1951 por trabalhadores da indústria petrolífera.
Babası tekstil işçisiydi ve ailesi oldukça fakirdi.Filho de projeccionista, a sua família era muito pobre.
Bunun yanı sıra kâğıt ya da tekstil torbalar da mevcuttur.Existe também, as piteiras de papel, ou tips.
Göç edenlerin yüzde 90'ı tekstil işi ile uğraşmaktadır.90% dos consumidores lêem documentos transacionais.
Köyün ekonomisi tarım hayvancılık ve tekstil üretimine dayalıdır.Possui mercado agro-pecuário e indústria têxtil.
İlçede tekstil lokomotif sektördür.No meio, a locomotiva é articulada.
Karahallı da ekonomi tekstile dayanmaktadır.Sua economia é baseada na Indústria têxtil.
Tekstil ve metal sanayii kentin en önemli endüstriyel sektörleridir.A indústria têxtil e metalurgia são as principais empregadoras de mão de obra fabril.
Babası tekstil işiyle uğraşmaktaydı.Seu pai fazia trabalhos manuais.
Ailenin zenginliğinin kökeni İtalya'daki tekstil pazarına kadar uzanıyor.A origem da riqueza da família pode ser rastreada até o mercado têxtil na Itália.
1896 yılında, Elsa tekstil tüccar Max Lowenthal (1864-1914) evlendi, Max Lowenthal den üç çocuğu oldu.In 1896 trouwde Elsa met de textielhandelaar Max Löwenthal (1864-1914), uit Berlijn.
Kent ayrıca tanınmış bir tekstil endüstrisi geliştirmiştir.Daarnaast kent India een grote textielindustrie.
Şehirde üretilen başlıca ürünler tekstil malları ve sabundur.De belangrijkste producten die in de stad geproduceerd worden zijn textiel en aardewerk.
Floransa tekstilleri, tüm Avrupa’da değer kazanarak satın alınmaktaydı.Kölner Borten werden in geheel Europa verhandeld en waren zeer populair.
En eski endüstri kolu tekstildir.De belangrijkste industriële sector is textiel.
Yaprakları tekstilde kullanılır.Papier kan worden verwerkt tot textiel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod