Ana içeriğe geç
Sözlük

tekne ile cümle

tekne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Eftersom jag bor på en husbåt på de flödande strömmarna av Lake Union, så kan jag verkligen förstå det.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Elän venetalossa Lake Unioniin laskevassa virrassa, joten minusta määritelmä on hyvä.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Jako, że mieszkam w domu na wodzie, zacumowanym na kanale Lake Union dla mnie ma to ogromny sens.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Karena saya tinggal di rumah perahu di tengah aliran air di Danau Union, hal ini masuk akal bagi saya.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Keďže žijem na obytnej lodi na prúdiacom toku jazera Union, mne to dáva perfektný zmysel.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.제가 유니온 호수 지류의 하우스보트에 살아서 그런지 (유니온 호수: 워싱턴 주 시애틀 소재) 저한테는 이 개념이 그대로 이해되더군요.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Mivel egy lakóhajón élek a Union-tó folyóján, ez számomra tökéletes értelemmel bír.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Od doby, co žiju na obytném člunu na Lake Union mi to dává dokonalý smysl.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Por ter vivido numa casa flutuante no riacho corrente de Lake Union, isso faz totalmente sentido para mim.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Ya que yo vivo en un bote en la corriente del Lago Union, para mí tiene perfecto sentido.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Επειδή ζω σε πλωτό σπίτι στο ποτάμι της Λίμνης Γιούνιον, ο ορισμός μου φαίνεται εντελώς σωστός.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Оскільки я живу у плавучому будинку на озері Юніон, я це чудово розумію.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Тъй като живея върху къща-лодка по течението на езерото Юниън (Обедининие), това има дълбок смисъл за мен.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Я живу в плавучем доме на озере Юнион, так что я это отлично понимаю.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.מאחר ואני חיה בבית סירה על החלק הזורם של אגם יוניון, זה נשמע לי הגיוני מאד.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.بما أني أعيش في منزلٍ عائم على نهرٍ جارٍ في بحيرة ليك يونيون، هذا الأمر يبدو معقولا تماما بالنسبة لي.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.私には正にその通りです しかしなぜ皆さんこれを知らないのでしょうか?
Ve ardından, bu kömürü taşımaya başlasalardı, tonlarca, demiryolu araçlarına ve teknelere doldurarak,곧 그들은 석탄을 배로 운반하기 시작합니다. 1톤, 1톤.. 철도 차량과 보트로 가득 실어
Ve ardından, bu kömürü taşımaya başlasalardı, tonlarca, demiryolu araçlarına ve teknelere doldurarak,Und sehr bald hätten sie begonnen, diese Kohle abzutransportieren, Tonne um Tonne,
Ve ardından, bu kömürü taşımaya başlasalardı, tonlarca, demiryolu araçlarına ve teknelere doldurarak,ומהר מאד, הם החלו לשלוח את הפחם הזה, טון אחר טון, קרון אחר קרון, ספינה אחר ספינה,
Ve ardından, bu kömürü taşımaya başlasalardı, tonlarca, demiryolu araçlarına ve teknelere doldurarak,وبعدها بوقت بسيط ، بدأوا يشحنون الفحم ، طناً بطناً ، تحميل سيارات السكك الحديدية ، تحميل القوارب ،
Ve ardından, bu kömürü taşımaya başlasalardı, tonlarca, demiryolu araçlarına ve teknelere doldurarak,何トンも何トンも 中国にだけではなく世界中に 船や車で運んでいきます
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.A ľudí v bielych čiapkach, ktorí sa plavia po mori.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.Dan orang-orang bertopi putih berlayar.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.E marinai col cappello bianco.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.És a fehérsapkások, akik vitorláznak.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.Et les gens en chapeau blanc qui font de la voile.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.하얀모자 쓰고 배타는 사람들도 있습니다.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.Leute in weißen Hüten, die Boote segeln.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.ludzi w białych czapkach pływających po morzach.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.Mensen in witte hoeden op zeilboten.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.Och folk i vita hattar som seglar.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.Şi oamenii cu pălării albe care navighează pe mare.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.Và những người mũ trắng lái thuyền.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.Y personas con gorros blancos navegando en botes.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.И люди, которые ходят под парусом в белых фуражках.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.И хора с бели шапки, които плават с лодки.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.Там люди в білих капелюхах плавають на човнах.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.הנקודה היא שאתם יכולים למצוא רקדני עם אוקראינים.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.ومجموعة اخرى من أصحاب القبعات البيضاء يبحرون بالمراكب الشراعية
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.ポイントは「ウクライナ民族舞踊」の団体も見つかり
Ve bu yüzden, düşündüm ki, dümeni teknenin arkasından önüne alsak nasıl olur,Então, pensei: "E se simplesmente passássemos o leme da traseira "para a parte da frente do barco,
Ve bu yüzden, düşündüm ki, dümeni teknenin arkasından önüne alsak nasıl olur,그래서 저는, 만약에 배의 앞뒤로 키를 달아놓으면 조절하기 훨씬
Ve bu yüzden, düşündüm ki, dümeni teknenin arkasından önüne alsak nasıl olur,Thế là tôi nghĩ, hay là nếu lấy cái bánh lái từ đằng đuôi thuyền lên mặt trước,
Ve bu yüzden, düşündüm ki, dümeni teknenin arkasından önüne alsak nasıl olur,Y así, pensé, ¿qué pasa si tomamos el timón de la parte posterior de la embarcación a la parte delantera?
Ve bu yüzden, düşündüm ki, dümeni teknenin arkasından önüne alsak nasıl olur,לכן חשבתי, אם ניקח את הגה הכיוון שנמצא מאחור בספינה ונשימו מקדימה,
Ve bu yüzden, düşündüm ki, dümeni teknenin arkasından önüne alsak nasıl olur,وبالتالي، فكرت في ماذا لو قمنا فقط بأخذ الدفة من خلف القارب إلى المقدمة،
Ve bu yüzden, düşündüm ki, dümeni teknenin arkasından önüne alsak nasıl olur,もっとうまくコントロール できるかもしれないと考えました
Ve en son gün güneş doğarken Orkalar tam teknenin kenarına geldiler.I ostatniego dnia, słońce wschodzi, i orki przypływają, są zaraz obok łodzi.
Ve en son gün güneş doğarken Orkalar tam teknenin kenarına geldiler. Muhteşemdi.E l'ultimo giorno è venuto fuori il sole, e sono arrivate le orche, erano proprio vicino alla barca.
Ve en son gün güneş doğarken Orkalar tam teknenin kenarına geldiler. Muhteşemdi.Op de laatste dag breekt de zon door en de orka's komen tot vlakbij de boot... fantastisch.
Ve en son gün güneş doğarken Orkalar tam teknenin kenarına geldiler. Muhteşemdi.Y el último día, salió el sol, y aparecieron las orcas, justo detrás del barco.
Ve en son gün güneş doğarken Orkalar tam teknenin kenarına geldiler.Und am letzten Tag kommt die Sonne raus, die Orcas kommen, sie kommen direkt zum Boot.
Ve en son gün güneş doğarken Orkalar tam teknenin kenarına geldiler.В последний день, вышло солнце, приплыли косатки, прямо к лодке.
Ve en son gün güneş doğarken Orkalar tam teknenin kenarına geldiler.И последния ден се показа слънцето, и орките се показаха точно до кораба.
Ve yarın, bu tekneden ayrılacağım ve Kiribati'ye uçarak내일 저는 이 배를 떠나 키리바티로 돌아가서
Ve yarın, bu tekneden ayrılacağım ve Kiribati'ye uçarakומחר, אני אעזוב את הסירה ואטוס חזרה לקיריבאטי
Ve yarın, bu tekneden ayrılacağım ve Kiribati'ye uçarakو غداً , سأغادر هذا القارب للعودة إلى كيراباس بالطائرة
Ve yarın, bu tekneden ayrılacağım ve Kiribati'ye uçarakキリバスへ戻り 太平洋横断の最終区間となる
Yağmur mevsiminde nehir ağzına kadar dolduğu için insanlar tekne yarışları düzenliyor.Als in het regenseizoen het waterpeil in de rivieren flink is gestegen, worden er boot races gehouden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod