Orkalar tam teknenin kenarına geldiler.les orques viennent, elles sont juste à côté du bateau.
Orkalar tam teknenin kenarına geldiler. Muhteşemdi.범고래가 드디어 왔습니다.바로 배옆으로요. 정말 환상적이였습니다.
Orkalar tam teknenin kenarına geldiler. Muhteşemdi.הלוויתנים יצאו מהמים והיו ממש ליד הסירה שלנו.
Orkalar tam teknenin kenarına geldiler. Muhteşemdi.خرجت الدلافين، إنهم بمحازاة المُركب. أنهُ لأمرٌ خياليّ.
Orkalar tam teknenin kenarına geldiler. Muhteşemdi.こんな写真を沢山とったんだ
Örneğin 17. yüzyılda... ...Brooklyn ve Manhattan arasında... ...nehirden tekneyle geçilebiliyordu.예를 들어, 17세기에 당신은 브룩클린과 맨하탄 사이를 이동할때 나룻배를 타고 이스트강을 가로질러야 했습니다.
Örneğin 17. yüzyılda... ...Brooklyn ve Manhattan arasında... ...nehirden tekneyle geçilebiliyordu.Au XVllème siècle, pour aller de Brooklyn à Manhattan... on prenait le ferry.
Örneğin 17. yüzyılda... ...Brooklyn ve Manhattan arasında... ...nehirden tekneyle geçilebiliyordu.Por exemplo, no século XVII, viajava-se entre Brooklyn e Manhattan, atravessando o East River de barco.
Örneğin 17. yüzyılda... ...Brooklyn ve Manhattan arasında... ...nehirden tekneyle geçilebiliyordu.Z.B. Waren Brooklyn und Manhattan... ...im 1 7 Jh. Durch eine Fähre... ...über den East River verbunden.
Örneğin 17. yüzyılda... ...Brooklyn ve Manhattan arasında... ...nehirden tekneyle geçilebiliyordu.Например, през 17-ти век сте пътували между Бруклин и Манхатън през Ийст Ривър с ферибот.
Örneğin, teknenin etrafında oynar gibi yüzen yunusları görüyoruz.Je zde několik hravých delfínů, kteří jakoby plují okolo lodi.
Örneğin, teknenin etrafında oynar gibi yüzen yunusları görüyoruz.Перш за все, грайливих дельфінів, що плавають навколо човна.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.A hajó pedig immár a tenger közepén vala, a haboktól háborgattatva; mivelhogy a szél szembe fújt vala.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.A loď už bola naprostred mori, zmietaná vlnami, pretože bol odporný vietor.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.A łódź już w pośrodku morza będąc, miotana była od wałów; albowiem był wiatr przeciwny.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Båten var då redan många stadier från land och hårt ansatt av vågorna, ty vinden låg emot.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Bấy giờ, thuyền đã ra giữa biển rồi, vì gió ngược, nên bị sóng vỗ.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Bấy_giờ , thuyền đã ra giữa biển rồi , vì gió ngược , nên bị sóng vỗ .
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Entrementes, o barco já estava a muitos estádios da terra, açoitado pelas ondas; porque o vento era contrário.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.În timpul acesta, corabia era învăluită de valuri în mijlocul mării; căci vîntul era împotrivă.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.배가 이미 육지에서 수리나 떠나서 바람이 거슬리므로 물결을 인하여 고난을 당하더라
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.La barca intanto distava gia qualche miglio da terra ed era agitata dalle onde, a causa del vento contrario
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.La barca ya quedaba a gran distancia de la tierra, azotada por las olas, porque el viento era contrario
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.La barque, déjà au milieu de la mer, était battue par les flots; car le vent était contraire.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Ladja pa je plula že sredi morja, in valovi so jo premetavali, kajti veter je bil nasproten.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Lodí pak již byla uprostřed moře, zmítající se vlnami, nebo byl vítr odporný jim.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Men båten var alt midt ute på sjøen og arbeidet hårdt mot bølgene, for vinden var imot.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Men Skibet var allerede midt på Søen og led Nød af Bølgerne; thi Vinden var imod.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Mutta venhe oli jo monen vakomitan päässä maasta, aaltojen ahdistamana, sillä tuuli oli vastainen.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Und das Schiff war schon mitten auf dem Meer und litt Not von den Wellen; denn der Wind war ihnen zuwider.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Το δε πλοιον ητο ηδη εν τω μεσω της θαλασσης, βασανιζομενον υπο των κυματων διοτι ητο εναντιος ο ανεμος.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.А ладията бе вече всред езерото, блъскана от вълните, защото вятърът беше противен.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.А лодка была уже на средине моря, и ее било волнами, потому что ветер был противный.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Човен же був уже серед моря, і било його филями; бо вітер був противний.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.והאניה הלכה בתוך הים ותטרף מן הגלים כי הרוח לנגדה׃
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.واما السفينة فكانت قد صارت في وسط البحر معذبة من الامواج. لان الريح كانت مضادة.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.那 時 船 在 海 中 、 因 風 不 順 、 被 浪 搖 撼
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.那 時船 在 海中 、 因風 不 順 、 被 浪搖撼
O yaz -- tamamen Warner'daydım -- Birleşim üzerinde çalıştığım için heyecanlıydım ve sonra tekne dibe vurdu.Spędzam to lato w Warner podekscytowany pracą nad konwergencją, ale potem - dno.
O yaz -- tamamen Warner'daydım -- Birleşim üzerinde çalıştığım için heyecanlıydım ve sonra tekne dibe vurdu.Тем летом в Warner я всецело поглощён работой над слиянием средств коммуникации, а потом всё идёт прахом.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.A gumna twoje napełnione będą obfitością, i od wina nowego prasy twoje rozpadać się będą.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Alors tes greniers seront remplis d`abondance, Et tes cuves regorgeront de moût.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.A naplněny budou stodoly tvé hojností, a presové tvoji mstem oplývati budou.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Así tus graneros estarán llenos con abundancia, y tus lagares rebosarán de vino nuevo
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.assim se encherão de fartura os teus celeiros, e trasbordarão de mosto os teus lagares.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.A tak sa naplnia tvoje stodoly hojnosťou, a tvoje preše budú oplývať šťavou z hrozna.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.căci atunci grînarele îţi vor fi pline de belşug, şi teascurile tale vor geme de must.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.da fyldes dine Lader med Korn, dine Perser svømmer over af Most.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Dan zullen je schuren te klein zijn en vloeit de most over de randen van je perskuip.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Eképen megtelnek a te csûreid elégséggel, és musttal áradnak el sajtód válúi.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.i tuoi granai si riempiranno di grano e i tuoi tini traboccheranno di mosto
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.그리하면 네 창고가 가득히 차고 네 즙틀에 새 포도즙이 넘치리라
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.niin sinun jyväaittasi täyttyvät runsaudella, ja viini pursuu sinun kuurnistasi.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Så skal dine lader fylles med overflod og dine persekar flyte over av most.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.så skola dina lador fyllas med ymnighet, och av vinmust skola dina pressar flöda över.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.so werden deine Scheunen voll werden und deine Kelter mit Most übergehen.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.tako se bodo polnile z obilostjo žitnice tvoje, in mošt poteče zvrhoma iz kadi tvojih.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Vậy , các vựa lẫm con sẽ đầy dư_dật , Và những thùng của con sẽ tràn rượu mới .
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Vậy, các vựa lẫm con sẽ đầy dư dật, Và những thùng của con sẽ tràn rượu mới.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.και θελουσιν εμπλησθη αι σιτοθηκαι σου απο αφθονιας και οι ληνοι σου θελουσιν εκχειλιζει απο νεου οινου.