Ana içeriğe geç
Sözlük

tekne ile cümle

tekne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Gelirken gördüm ben seni. Tekneden iniyordunuz. Ali'nin miydi yoksa?-Πάω στοίχημα ότι είναι καπαρωμένοι.
Gelirken gördüm ben seni. Tekneden iniyordunuz. Ali'nin miydi yoksa?Има и лодка, видях ги като идваха.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.A aj, bouře veliká stala se jest na moři, takže vlny přikrývaly lodí. On pak spal.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.A hľa, veliká búrka povstala na mori, takže vlny prikrývaly loď, a on spal.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.A oto się wzruszenie wielkie stało na morzu, tak iż się łódź wałami okrywała; a on spał.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Ed ecco scatenarsi nel mare una tempesta così violenta che la barca era ricoperta dalle onde; ed egli dormiva
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.És ímé nagy háborgás lõn a tengeren, annyira, hogy a hajót elborítják vala a hullámok; õ pedig aluszik vala.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.In glej, velik vihar nastane na morju, tolik, da zagrinjajo valovi ladjo: on pa je spal.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Ja katso, järvellä nousi kova myrsky, niin että venhe peittyi aaltoihin; mutta hän nukkui.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.바다에 큰 놀이 일어나 물결이 배에 덮이게 되었으되 예수는 주무시는지라
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Och se, då uppstod en häftig storm på sjön, så att vågorna slogo över båten; men han låg och sov.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Og se, det blev en stærk Storm på Søen, så at Skibet skjultes af Bølgerne; men han sov.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Og se, det blev en stor storm på sjøen, så at båten skjultes av bølgene; men han sov.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Thình lình biển nổi bão lớn, đến nỗi sóng dậy phủ thuyền; nhưng Ngài đương ngủ.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Thình_lình biển nổi bão lớn , đến_nỗi sóng dậy phủ thuyền ; nhưng Ngài đương ngủ .
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Y de repente se levantó una tempestad tan grande en el mar que las olas cubrían la barca, pero él dormía
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Και ιδου, τρικυμια μεγαλη εγεινεν εν τη θαλασση, ωστε το πλοιον εσκεπαζετο υπο των κυματων αυτος δε εκοιματο.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Аж ось схопилась велика хуртовина на морі, така що филя заливала човна; Він же спав.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.И вот, сделалось великое волнение на море, так что лодка покрывалась волнами; а Он спал.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.И, ето, голяма буря се подигна на езерото, до толкова щото вълните покриваха ладията; а Той спеше.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.והנה סער גדול היה בים ותכסה האניה בגלים והוא ישן׃
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.واذ اضطراب عظيم قد حدث في البحر حتى غطت الامواج السفينة. وكان هو نائما.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.海 裡 忽 然 起 了 暴 風 、 甚 至 船 被 波 浪 掩 蓋 . 耶 穌 卻 睡 著 了
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.海 裡 忽然 起 了 暴風 、 甚至 船 被 波浪 掩 蓋.耶穌卻 睡 著 了
Gösterebilir misiniz lütfen? İnsanlar, bu küçük teknelerde balık tutacak.小さな船で漁に行くところです
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Aber die Augen bewegen sich im Einklang mit dem Boot, und sagen: "Ich stehe still."
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Đôi mắt của bạn, bởi nó di chuyển đồng hành cùng với con tàu, nói rằng tôi vẫn đang đứng yên.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Gli occhi, che si muovono insieme alla barca, mi dicono che sono fermo.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.배를 보고 있기 때문에 계속 서있다고 혼동을 일으키는거죠.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Los ojos, dado que se mueven en relación al bote, dicen que estoy en reposo.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Maar je ogen zien geen beweging.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Mata Anda, karena bergerak seirama dengan kapal, mengatakan, Saya tidak bergerak.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Ochii, relativ la barcă, vă spun că staţi pe loc.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Os nossos olhos, porque se movem ao mesmo tempo que o barco, dizem que estamos parados.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Vaše oči, keďže sa hýbu v súlade s loďou, vám hovoria, že stojíte bez pohnutia.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Vos yeux, parce qu'ils bougent à l'unisson avec le bateau, vous disent que vous êtes immobile.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Wasze oczy, ponieważ poruszają się razem z łódką, mówią wam, że stoicie w miejscu.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Τα μάτια σας, επειδή κινούνται σύμφωνα με τη βάρκα, λένε ότι είστε σταθεροί.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Но ваши глаза утверждают обратное — вы стоите на месте.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Оскільки ви рухаєтесь в ритм із човном, очі стверджують протилежне, що ви стоїте на місці.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Очите ви, защото движението им регистрира лодката, ще ви кажат, че стоите на едно място.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.שהן זזות בתאום לספינה, אומרות שאתה עומד מבלי לזוז.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.تتحرك مع القارب، تقول أنك تقف ساكنا.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.脳はこの情報の不確かさを処理できず 具合が悪くなるのです
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.무리가 거기 예수도 없으시고 제자들도 없음을 보고 곧 배들을 타고 예수를 찾으러 가버나움으로 가서
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.ויהי כראות המון העם כי ישוע איננו שם אף לא תלמידיו וירדו גם הם באניות ויבאו אל כפר נחום לבקש את ישוע׃
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.فلما رأى الجمع ان يسوع ليس هو هناك ولا تلاميذه دخلوا هم ايضا السفن وجاءوا الى كفرناحوم يطلبون يسوع.
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.眾 人 見 耶 穌 和 門 徒 都 不 在 那 裡 、 就 上 了 船 、 往 迦 百 農 去 找 耶 穌
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.眾人見耶穌 和 門徒 都 不 在 那 裡 、 就 上 了 船 、 往迦 百 農 去 找 耶穌
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Ariile se vor umplea de grîu, vor geme tocitoarele şi teascurile de must şi de untdelemn,
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.daß die Tenne voll Korn werden und die Keltern Überfluß von Most und Öl haben sollen.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.E as eiras se encherão de trigo, e os lagares trasbordarão de mosto e de azeite.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.És megtelnek a csûrök gabonával, és bõven öntik a sajtók a mustot és az olajat.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Humná sa naplnia obilím a preše budú oplývať vínnou šťavou a olejom.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.I będą gumna zbożem napełnione, a prasy opływać będą moszczem i oliwą.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.I budou naplněny stodoly obilím, a oplývati budou presové mstem a olejem.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.In gumna bodo polna žita in v kadeh bo preobilo vina in olja.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Ja puimatantereet tulevat jyviä täyteen, ja kuurna-altaat pursuvat viiniä ja öljyä.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.마당에는 밀이 가득하고 독에는 새 포도주와 기름이 넘치리로다
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Las eras se llenarán de trigo, y los lagares rebosarán de vino nuevo y de aceite
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod