Burada deniz ürünlerinin alım ve satımı yapılmaktadır ve 900 lisansı olan balıkçı tekneleri yer almaktadır.Er wordt brandstof en voedsel ingenomen en 299 gevangen zeelui overgedragen.
Ancak teknelere yaklaşmazlar.Hij volgt geen schepen.
Tamamen elektrikle çalışan tekneler var.Daarnaast zijn er elektrische boten die bedrijfsmatig worden ingezet.
Tüm gemiler ve yakındaki tekneler tarafından yolcular kurtarıldı.Al het personeel aan boort van de schepen werd gered.
Eyaletin başkenti ve en büyük şehri olan Macapá bir tek tekne veya uçak ile ulaşılabilir.De hoofdstad Juneau is de enige staatshoofdstad van de VS die slechts per vliegtuig of schip is te bereiken.
Küvet, yıkanmak için kullanılan tekne şeklinde bir gereçtir.Een zwembroek is een kledingstuk dat gebruikt wordt om in te zwemmen.
Aşağıdaki köyde bir tekne vardır.Hiernaast ligt een boot.
Tekne alev alır.De boot gaat in vlammen op.
Limana gittiğinde tekne uzaklaşmış olur.Maar als ze in de haven aankomen, is het schip reeds vertrokken.
En hızlı üç tekne finale kaldı.Uiteindelijk blijven de drie snelste dames en heren over.
Bu tür tekneler denizde daha uzun süre kalıp avlanmaya devam edebilir.Marineschepen moeten langere tijd onafgebroken op zee kunnen blijven.
Bu hidrojen tüplerinin tam dolu haliyle tekne tam gücünde 10 saat seyir yapabilmektedir.Het heeft batterijen aan boord die alle systemen voor tien uur van energie kunnen voorzien.
Cézanne ilk oymabaskı denemesini Guillamin'in Seine Nehri tekneleri resmini temel alarak yapmıştır.Cézanne heeft zijn eerste etspogingen gebaseerd op Guillaumins schilderijen van aken aan de Seine.
Bazı kanalların üzerinde tekne evler bulunur.Voor de grote schepen is een kanaal uitgebaggerd.
Genellikle küçük teknelerde yekpare olur.Meestal naar kleinere vloten.
Bir tekne kiralayıp atölye olarak kulandı.Ze hebben een boot gehuurd.
Erişim tarihi: 9 Ağustos 2016. ^ "Yenikapı'ya tekne çıkarması".4 april 2016: de eerste boot arriveert.
Yedi tekneden dördü battı ve bir diğeri ağır hasar gördü.Drie schepen werden tot zinken gebracht en een werd zwaar beschadigd.
Bot - Bir tür tekne.De Batboat, een boot.
Doğu limanı ise günümüzde artık yalnızca gezinti teknelerini barındırır.De Vieux-Port is tegenwoordig enkel nog een jachthaven.
Tekneye çekilen ağdaki balıklar silkelenerek dökülür.Jos Vissers bokst zichzelf naar zilver in de lichtgewichten.
Geniş apaz, bir denizcilik deyimi olup, yelkenli teknelerin seyirlerinden biridir.De high-aspectfok is een term uit de zeilvaart, waarmee een van de zeilen van een zeilschip aangeduid wordt.
Onun için yakalanan balık yoruluncaya kadar tekneyle izlenir.Daarna wordt de vis nagedroogd totdat de vis keihard is.
Hepimiz aynı teknedeyiz.We zitten in hetzelfde schuitje.
Ancak, köye ulaşmak için bir kamyon ve bir tekne almak gerekir.Om in het dorp zelf te komen, moet men echter een vrachtwagen en een boot nemen.
"Gemiler ve tekneler".Statki i Okręty."
1944 ilkbahar aylarında Arnavutluk'tan İtalya'ya ve oradan Mısır'a tekneyle kaçtı.Wiosną 1944 roku uciekł łodzią z Albanii do Włoch, a dalej do Egiptu.
Ancak teknelere yaklaşmazlar.Nie lata za statkami.
Çocuklarını teknede büyütürler.Dzieci w Łodzi. .
Geminin teknelerinden birinin çalınması üzerine yerlilerle çıkan tartışmada Cook öldürüldü (14 Şubat 1779).14 lutego 1779 roku, w trakcie potyczki z tubylcami, zginął kapitan Cook.
Daha sonra bir teknede çalıştı.Później zamieszkał w Łodzi.
Bazı kanalların üzerinde tekne evler bulunur.Nad Dąbiem zlokalizowanych jest kilka obiektów żeglarskich.
Ada sakinlerinin büyük bir bölümü adayı teknelerle terk etti.Większość ludzi opuściła wyspę w łodziach.
Bot - Bir tür tekne.Aak – rodzaj statku handlowego.
Dalış bölgelerine en fazla 30 dakikalık bir tekne yolculuğu ile varılır.Dodatkowo na pokładzie zamontowano tory minowe na 30 min.
2002 yılından sonra balık teknelerinin sayısı sınırlandırılmıştır.Ocenia się, iż od 2002 liczba państw eksportujących tzw. krwawe diamenty znacznie się zmniejszyła.
Sürat teknelerinin dubalar arasında giderken geçecekleri çizgiyi gösteren dubalar arası ise 2,5 metredir.Minimalna odległość pomiędzy liniami wyznaczającymi śluzę dla rowerów powinna wynosić 2,5 m.
Nedeni, balıkçı teknelerinin gizlice silah taşıyor olabileceğiydi.Odkrywa jednak, że przewozi ukrytą broń.
Aslında son iki tekne Japonya için özel olarak inşa edilmişti.Zbudowano dwa okręty tego typu, z których pierwszy wszedł do służby w 1998.
Tekne bu kez vurularak batırıldı.Tym razem trafiono w wyrzutnię.
Her gün bir tekne kaptanın hayaleti tarafından kaçırılıyor.Kapitan – nieumarły kapitan statku duchów.
Dalgalar, içinde genç bir adamın cesedi ile birkaç aylık bir bebeğin olduğu bir tekne getirmiştir onlara.Któregoś dnia do brzegu wyspy przybija łódź z ciałem martwego mężczyzny i żywym niemowlęciem.
Yaklaşık 1 ay süre içinde tekne suya inmeye hazır hale geldi.Okręt zatonął w ciągu minuty.
Herastrau Gölü'nde küçük teknelere izin verilmektedir.Pływanie w jeziorze Esrum jest dozwolone.
Günümüzde turistler için adaya tekne seferleri düzenlenmektedir.Współcześnie na wyspie działa kurort wypoczynkowy dla turystów.
"Gemiler ve tekneler".Fiskebåtarna och varven: .
Ada sakinlerinin büyük bir bölümü adayı teknelerle terk etti.De flesta västmannaöborna lämnade ön med båt.
Tekne hiçbir zaman denize indirilmedi.Därefter hörde man aldrig ifrån fartyget.
Ancak teknelere yaklaşmazlar.Den följer inte efter båtar.
En hızlı üç tekne finale yükseldi.Hon var det snabbaste fartyget av de tre.
Bu yunuslar sık sık teknelere yaklaşıp tekne yanında yüzerler.Ofta går resenärerna på och av båten i samma hamn.
Genellikle küçük teknelerde yekpare olur.Detta förekommer normalt endast på mindre fartyg
Her zaman akrobatiktir ve teknelerin baş dalgalarında yüzer.De utför akrobatiska hopp och rider på fartygens vågor.
Teknelerle gidilir.Vid namn på båtar.
Teknenin orijinali Oslo'daki "Kon-Tiki Müzesi"nde sergilenmektedir.En modell av fartyget finns idag på Kon-Tiki-museet i Oslo.
1997 - Irak'tan Avrupa ülkelerine gitmek isteyen 25 kişiyi taşıyan iki tekne, Ege Denizi'nde battı.En båt med cirka 250 flyktingar som försöker nå Europa förliser utanför Libyen.
Dışarı çıkan Indiana bir tekneyi çalıştırır ve babası tekneye biner.Sonen bestämmer sig för att resa till Amerika och fadern följer honom till båten.
Birçok tekne Ekim Devriminden sonra isimleri değiştirilerek hizmet verdi.Många börjar segla båten i åttaårsåldern.
Baba-oğul, tekne ile oradan ayrılırlar.Tor och Hymer far ut med båten.
Teknelerden ancak iki tanesi ığrıp düzenini denize salmayı başarabildiler.Nu lyckades bara två fartyg ta sig igenom spärren.