Ana içeriğe geç
Sözlük

teklif ile cümle

teklif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fernando, Rosario'nun balo teklifini kabul etmesine ve kendisinin de ona eşlik etmesine karar verir.Fernando bestämmer att Rosario ska gå på dansen men han ska gå med henne.
XII. Karl bu teklifi reddetti.Men Karl XII vägrade.
Bu hususta kanun teklifinde bulunacağım" diyordu.Därför har jag gått med på att underteckna lagen".
Müzeyyen hanım bu teklifi kabul eder.Museets uppgift är att möta detta behov.
Salinger tüm bu teklifleri geri çevirdi.Salome förkastar alla tre erbjudanden.
Fakat o bu teklifi reddetmiştir.På grund av detta så avslog han erbjudandet.
Kiss, Aucoin'in iki hafta içinde bir plak şirketiyle anlaşması şartıyla bu teklifi kabul etti.Aucoin blev bandets manager med löftet om att ordna ett skivkontrakt åt Kiss inom två veckor.
Her bir milletvekili ancak bir aday için teklifte bulunabildi.En ledamot kan endast stödja en av kandidaterna.
Meksika Federal Hükümeti ise teklifi reddetti.Den mexikanska regeringen avböjer dock denna allians.
Ancak bu teklifler kanton meclislerinde reddedildi.Dessa åter var indelade i kantoner.
Bebek bu teklifi kabul etti.Familjen accepterar erbjudandet.
Ebû Müslim, bu teklifi reddetti.Vad han än föreslår avböjer hon.
Ona çıkma teklif etmek için yollar düşünmeye başlar.Han beordrar dem att visa honom vägen ut.
Teklif geldiğinde çok mutlu oldum" açıklamalarında bulundu.Föreställ dig min besvikelse när du kom."
G-Man, işverenlerinin kendisinin potansiyelinin olduğunu düşündüklerini açıklar ve ona bir iş teklifi sunar.G-Man berättar sedan att han har rekommenderat Gordon till hans arbetsgivare och erbjuder honom ett jobb.
Teklife göre, ilk yıl Corleone Ailesi'ne kalacak olan para 3-4 milyon dolar civarında olacaktır.Kort sagt kan man säga att man får följa familjen Corleones vardag genom ett par omvälvande år.
Alice bir süre düşündükten sonra bu teklifi kabul eder.Efter en kort betänketid tackar hon ja.
Kont biraz tereddütten sonra bu teklifi kabul eder.Efter en viss tvekan går han med på förslaget.
İason, prensesin teklifini kabul eder.Pojken måste återfinna prinsessan.
Bu tekli diğer tekliflere göre başarısız olmuştur.Erbjudanden om andra typer av roller saknades inte.
Türkiye bu teklifi reddetti.Turkiet vägrade godkänna programmet.
Charlie'ye bir teklifte bulunmuştur.Han hade även en duo med Charlie.
Winry teklifi kabul eder ve iki tane çocukları olur.Kan Clarisse med två barn flytta in?
Fiyat: İndirimler, birkaç ürün bir arada teklifler, fiyat bilgilendirmesi ve kuponlar.Pris: prisnedsättning, mängdrabatt, prismärkning och kuponger.
Çar, Sultan Mahmut’a yardım, Mehmet Ali Paşa’ya da derhal muharebeyi durdurmasını teklif ediyordu.Tsar Nikolaj I lovade sultanen militär hjälp och varnade Muhammed Ali för att fortsätta offensiven.
Bohemund’un teklifiyle halk hayatlarının bağışlanması karşılığında haraç ödemeyi kabul etti.Detta skulle enligt Bohman återställa balansen i utrikesbetalningarna.
Aynı zamanda, Senato için yarışması teklif edildi ancak reddetti.Han föreslogs även som riksråd, men avböjde.
Bu yüzden Barcelona'nın teklifini kabul ettik.Även Barcelona uttryckte vilja att få bli Spaniens ansökan.
Ürün için para teklif edilir ve satıcılar da ürün için fiyat belirlerler.Marknaden börjar mogna och köparna får mer för sina pengar.
Peru hükümeti yardım göndermeyi teklif etti.Man sände bud till regeringen i Stockholm med bön om hjälp.
2007'de bir internet sitesinde kendi çektiği seks videolarını yayınladı ve pornografik film teklifleri aldı.Hon återvände år 2010 i ett avsnitt av How I Met Your Mother och filmen The Back-Up Plan.
Üyeliğe alınma tamamıyla, üyelerin yeni üyeleri teklif etmesine dayanır.Alla sittande ledamöter skall vara eniga om invalet av en ny ledamot.
Kont Floreski bu teklifi kabul eder.Fernández de Enciso tog till sig förslaget.
Rodalinda bu teklifi kabul etmek zorunda kalmıştır.Rodolfo går med på förslaget.
General Mardonius, Salamis'e çekilmiş olan Atinalılara barış teklifini bir kez daha yeniledi.Mardonios återerövrade då Aten, som hade blivit övergivet före slaget vid Salamis.
Anlı da teklifi kabul etti.Hon accepterade erbjudandet.
Evren bu teklife çok şaşırdı.Hela riket lyssnade bestört till deklarationen.
Hong kong dan film teklifi almış, Sammo Hung ve Jackie Chan ile çalışmıştır.God vän sedan barndomen med Jackie Chan och Sammo Hung.
Köyde Belle onun saçma evlilik teklifini reddetti Gaston sonra köylüleri teşvik eder.I byn uppmuntrar byborna Gaston efter att Belle avböjt hans absurda frieri.
Hizmetli bu teklifi kabul eder ve vereceği ifadelerde neler demesi gerektiği de anlatılır.Svaranden ska vidare uppge de bevis han åberopar.
Weinstein da Jackson'a Yüzüklerin Efendisi romanlarını uyarlamasını teklif etti.Weinstein bad Jackson att sikta in sig på att pressa fram en filmatisering av Ringarnas Herre.
Wood, bu cevap üzerine ona akşam için yemek teklif eder.Arne har köpt ett leksakslokomotiv och meddelar henne att han skall äta hemma idag.
İderno onu takip edip sahneye girer ve ona evlenme teklif eder.Shvabrin kommer in och ber henne att gifta sig med honom.
Ancak kendisine yapılan bir teklif planlarını bozar.Dock förstördes hans planer genom en knäskada.
Logan’a gücünü kendisine aktarmasını teklif eder.Loki beordrar henne att släppa vapnet.
Salih, teklifi kabul etmemizi rica etti.Muhammad accepterade storsint förslaget.
Bunun karşılığında ona hediyeler, güzel bir yaşam ve adanmışlık teklif eder.Det kan ske med fina ord, uppvaktning och gåvor.
Teklif geldiğinde havalara uçmuştum.Jag var på rampen när urvalen ägde rum.
Bu rol ona Los Angeles'a taşınmasından bir ay sonra, 18 yaşına girmesinin hemen ardından teklif edilmişti.Вона отримала цю роль через місяць після приїзду в Лос-Анджелес у вісімнадцятирічному віці.
Sanatçı teklifi hemen kabul etti.Співачка майже відразу погодилася.
Bismarck, Leopold'u teklifi kabul etmesi için cesaretlendirdi.Бісмарк закликав Леопольда прийняти пропозицію.
Fakat o bu teklifi reddetmiştir.Однак він відхилив цю пропозицію.
Elisabeth bu teklifi bir şaka olarak kabul eder.Кан'я охарактеризував цю пропозицію як жарт.
Kendisine Hollywood'dan teklifler yağıyordu.Після цього йому надходили пропозиції від голлівудських студій.
1985 yılında çıkan bir yangından sonra birkaç bira üreticisi Celis'e yardım teklif etti.Після пожежі 1985 року кілька пивоварень, як це звичайно буває в Бельгії, запропонували свою допомогу.
Görüşmeye girmeden önce kıza birlikte kahve içmeyi teklif eder.Перед співбесідою Том запрошує дівчину на каву.
Yeni içkisini test etmek için, ilk önce beğenisini bulan mağaza sahibi Wade Morrison'a teklif etti.Першим, хто скуштував новий напій був власник аптеки Вайд Соррісон, якому напій сподобався.
Fakat bu teklifi kabul etmemiş ve çalışmayı yapmamıştır.Але вона цього не зробила… або не захотіла робити.
Bana teklif verildiğinde, teklifi bile dinlemeden kabul ettim.Оскільки Оділі сам не просив про це, то вирішив погодитися на пропозицію.
John Gage Davide bir gecelik Diana ile gece geçirmek için 1 milyon dolar para teklif eder.Там Даяну помічає мільярдер Джон Гейдж та пропонує жінці мільйон доларів за ніч із ним.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod