2001 yılında NASA, Johnson Uzay Merkezi’nden gelen teklif üzerine bu bölüme geçmiştir.Przeszedł trening w należącym do NASA Johnson Space Center.
Hatta kendisine para ve mülk teklif edildi.Otrzymywał od niego finansowanie i wyposażenie.
Ratchet Megatron'un teklifini kabul eder.Tymczasem Ratchet szykuje Megatronowi kolejną niespodziankę.
Fakat Paul'un evlilik teklifini kabul etmedi.Jej ojciec odrzucił ofertę ślubu.
Rachel da aşkını kabul eder ve işi teklifini reddedip onla kalır.Ruby nie chciała być tak jak ona i odrzuciła ofertę, a ponadto rzuciła pracę.
Yasa ABD başkanı Barack Obama teklifi kanun haline getiren mevzuatı imzalamıştır.Prezydent Stanów Zjednoczonych Barack Obama obiecał podpisać tę ustawę jeśli przejdzie przez Kongres.
Lily bu teklifi kabul eder ve birlikte San Fransisko'ya yerleşmeye karar verirler.Chad ogłosił jej, że zostanie przy niej i razem wrócili do San Francisco.
Fakat Singapur Airlines Asya'ya uçuşlar teklif etti.Air Seychelles zawiesiło wszystkie loty na Madagaskar.
Ama Carlos onun teklifini kabaca reddeder.Małgorzata jednak odmówiła mu swojej ręki.
Çalıştırıcısı olmayan Rocky bu teklifi kabul eder.Roki bez wahania przyjął tę propozycję.
Sezon sonunda başka takımlardan teklif almasına rağmen Japonya'ya dönmeye karar verdi.Pomimo rad lekarzy postanowił wrócić do Japonii.
Gerçek Doktor Davros'a yardım teklif eder, ama Davros teklifi geri çevirir.Ambasada Stanów Zjednoczonych zaoferował pomoc, jednak Delgado porzucił ofertę.
Çerkez Ethem bu teklifi reddeder.Poeta z oburzeniem odrzuca jednak tę propozycję.
11 firmanın şartname aldığı ihalede 5 firma teklif vermiştir.Do przetargu na generalnego wykonawcę stanęło 5 firm.
Kendisine televizyon projeleri teklif edilmesine rağmen o film piyasası dışında çalışmaya sıcak bakmadı.Pomimo starań nie znalazła pracy w tamtejszym przemyśle filmowym.
Sanatçı teklifi hemen kabul etti.Na wybuch wojny artysta zareagował natychmiast.
Alex'in teklifiyle arkadaş olurlar.Przyjaźni się z Alexem.
Cecca ona kendiyle evlenip Ay İmparatoriçe olmasını teklif eder.Amincie obiecuje, że ją poślubi i uczyni księżną.
Normanlar başlangıçta barış için müzakere teklif ettiler.Początkowo grupa postulowała metody pokojowej walki.
Tom Cruise'ün rolü daha önce Charlie Sheen'e teklif edilmişti.Rolę Daniela LaRusso odrzucił Charlie Sheen.
Fakat bu teklifi kabul etmemiş ve çalışmayı yapmamıştır.Ten jednak odmówił i nie skorzystał z oferty.
Halen çok sayıda yabancı yayınevinden teklif almaktadır .Niektóre firmy audytów zewnętrznych są obligatoryjne.
Thérèse, Camille'i öldürmeyi teklif eder.Diane zleca zabójstwo Camilli.
Bu sırada Red Hot Chili Peppers ve What's This? yakın zamanlarda albüm teklifi alırlar.Sprzęt zespołu Red Hot Chili Peppers, w tym Frusciantego (ang.). .
Rus, bu teklifi anında kabul etti.Kongres szybko zaaprobował tę propozycję.
Bu teklif, birkaç umuma açık kaynakta tartışılmıştır.Za tą wersją przemawia kilka zdań w źródłach.
Kızın zekasından ve güzelliğinden etkilenen Ragnar ona evlenme teklif eder.Benjamin zauroczony piękną dziewczyną zapytał kim jest.
Aziz ile arkadaşları bu teklifi kabul ettiler.Stefan I Święty jednak mu ją odesłał.
Bunun üzerine ona takıma katılmasını teklif etmiş, Charmander ise bunu kabul etmiştir.Dał jej więc, aby się zbliżyć do niej; ona zaś stała się za jego sprawą brzemienna. ...
Teklif kabul edildi.Oferta została przyjęta.
Uzun süren Hac zamanında köy delikanlıları kıza evlenme teklifinde bulunurlar.W przyszłości według planu dziewczynek ma wyjść za Ollego.
Ancak Tuğrul’un oğlu Sangum kendisini daha üstün gördüğünden bu teklifi reddetti.Jednak syn Húrina odmówił, uznając swój powrót za niegodny.
Daha sonra bu teklifteki transfer ücreti $40.000'a yükseltildi.Krążą jednak pogłoski o tym, że noc w tym miejscu kosztuje 40 tys. dolarów!
Bu görüşmeden sonra Atınç teklifi kabul etti.Po tym głosowaniu Bierut zgłosił jeszcze Jóźwiaka.
Şarkı ilk önce Tom Jones'a teklif edildi.W pierwszym odcinku gościł sam Tom Jones.
15 yaşında Liverpool FC'den teklif almasına rağmen takımında kalma kararı aldı.W wieku 15 lat otrzymał ofertę dołączenia do juniorskich drużyn Liverpoolu F.C., z której nie skorzystał.
Slovik bu teklifi reddedecek ve yeni bir not yazacaktır.Sarius uderza z klipem i zapowiada nową płytę!.
Teklifimi çabucak kabul etti.Chętnie zgodziła się na moją propozycję.
Çekimlerden sonra Victoria's Secret markasından teklif almıştır.Sedan fick hon erbjudanden från Victoria's Secret.
IAU’nun ilk teklifinin taslağı gezegenler listesindeki Charon, Eris ve Ceres'i içeriyordu.IAU:s ursprungliga förslag inkluderade Charon, Eris och Ceres i listan över planeter.
Açık artırma, on gün sürdü ve 99 geçerli teklif yapıldı.Auktionen pågick i tio dagar och det lades 99 godkända bud.
Amerikan Pastası: Düğün, Jim'in Michelle'e evlilik teklif etmesiyle başlar.American Pie – The Wedding (2003) börjar med att Jim friar till Michelle.
Babası bu teklifi kabul etti.Hans pappa accepterade erbjudandet.
Bu karşı teklif ABD tarafından yetersiz olduğu gerekçesiyle hemen reddedildi.Anbudet avslogs omedelbart av USA som otillräckligt.
Universal Pictures'ın Jackson'a King Kong'un yeniden çevrimi yönetmesini teklif etmesi görüşmeler geciktirdi.Förhandlingarna strandade efter att Universal Studios erbjöd Jackson en remake av King Kong.
Fox, MacFarlane'e 15 dakikalık bir kısa film oluşturmayı teklif etti ve ona 50.000$'lık bir bütçe verdi.Fox föreslog MacFarlane att göra en 15-minuters kortfilm och gav honom en budget på 50 000 dollar.
Rachel işinden kovulur ve Paris'te başka bir iş teklifi alır.Rachel bestämmer sig för att ta ett jobb i Paris.
Jake Gyllenhaal'a Hardy'nin yerine Rick Flag rolü için teklif götürüldü fakat kabul etmedi.Jake Gyllenhaal fick då erbjudandet att ersätta Hardy som Flag, men tackade nej till rollen.
Nadia dönmüştür, ve Jim Michelle'e birlikte olmayı teklif eder.Nadia återvänder, och Jim ber Michelle att hjälpa honom att ha sex med henne.
Ancak bu teklifler reddedilmiştir.Jag avvisade dessa svar.
Kendisine bir teklif yapar.Han erbjuder henne ett arbete.
Aracın son tasarım teklifi Ghia'dan Tom Tjaarda tarafından hazırlandı.Karossen ritades av Tom Tjaarda hos Ghia.
Vali Martin O'Malley'nin teklifi imzalayıp yasalaştırması ise 2 Mayıs 2013'te mümkün olmuştur.Den förre Maryland-guvernören Martin O'Malley anmälde sin kandidatur 30 maj.
Fakat bu teklifi de geri çevirmiştir.Men denne tillbakavisade även detta anbud.
1903'te belediye elektrikli tramvay hattı için ilk kez teklif almıştır.1901 fick staden elektrisk spårväg.
Devlet sanatçılığı bana teklif edildi.Statens konstråd inrättades.
Pakistan ise bu teklifin reddedileceğine inanıyordu.Pakistan ska dock ha avslagit anbudet.
Fakat yarışmayı kazanmasına rağmen, hiçbir teklif almadı.Detta trots att han inte tagit en enda seger.
Haçlılar bu teklifleri kabul ettiler ve bir teslim antlaşması yapıldı.För korsfararna gällde följande: De skulle avlägga ett löfte.
Yeni içkisini test etmek için, ilk önce beğenisini bulan mağaza sahibi Wade Morrison'a teklif etti.Han erbjöd affärsinnehavaren Wade Morrison att pröva den nya drycken, och den föll honom i smaken.