Baturalp teklifi reddederken, Erverdi de istifa etti.Na het horen van de voorwaarden gaf Buel zich over.
Kanun teklifi veya kanun önerisi, bir yasama organı tarafından üzerinde görüşülen yasa önerisidir.Het recht van initiatief of het initiatiefrecht is het recht om een wetsvoorstel te doen.
Santorum bu teklifi kabul etmedi.Santorum ging daar niet op in.
Son yıllarda, bazen erkek külotlu çorapı olarak teklif edilmiştir.Soms wordt tevens geadviseerd nog enige tijd elastische kousen te dragen.
Bu teklif kabul edildi.Dit aanbod werd geaccepteerd.
Yeni teklifte ise tasarım ve pazarlama konularında özerklik korunmaktaydı.De nieuwe dochteronderneming hield haar autonomie op het gebied van design en marketing.
Hırvatistan'ın bu teklifi ise Rijeka şehrinin bugüne kadar verdiği dördüncü tekliftir.Het was de vierde bekerwinst in de geschiedenis van Rijeka.
Son olarak Fred, kadına Thomas'ın tarafında yer alması için 500 dolar teklif eder.Ondertussen betaalt Sam 50 dollar aan Freddie om een website te maken voor haar.
1920'lerde Louis B. Mayer'dan gelen teklifi kabul ederek çalışmalarına Amerika'da devam etti.In de jaren 20 ondertekende hij een contract bij Louis B. Mayer in Hollywood.
Biraz tereddütten sonra Pompey bu teklifi kabul eder.Na enig aarzelen aanvaardt Sonny het aanbod.
Fakat Sif onun teklifini kabul etmez.Guus komt zijn belofte echter niet na.
Diğer yandan Bingley Jane’e kız kardeşinin hoşnutsuzluğu pahasına evlenme teklif eder.Bingley vraagt Jane daarna vrijwel onmiddellijk ten huwelijk en Jane is in de wolken.
O benim teklifimi geri çevirdi.Ze heeft mijn aanbod afgeslagen.
O, benim teklifimi geri çevirdi.Ze heeft mijn aanbod afgeslagen.
Kim böyle bir teklif karşı koyabilir ki?Wie kan zo'n aanbod nou weerstaan?
Erkek kardeşim, Boston'da bir iş teklifi aldı.Mijn broer kreeg een baan aangeboden in Boston.
Size bir iş teklif etmek istiyoruz.Wij willen u een baan aanbieden.
Bana evlenme teklif ettiğin zamanı hatırlıyor musun?Weet je nog wanneer je me gevraagd hebt met je te trouwen?
Tekliflere rağmen Monaco'da kalmaya karar verdi.Mimo ofert Evra pozostał w Monaco.
López Aguilar ayrıca Katalunya'nın yerel partisi Convergència i Unió'nun iki teklifini de dile getirdi.López Aguilar przedstawił również dwie propozycje regionalnej, katalońskiej partii Konwergencja i Jedność.
Bölümde Rachel'a Paris'te iş teklif eder.Rachel przyjmuje ofertę pracy w Paryżu.
Bu teklifi reddettiği için 3 Aralık 1659'da asılmıştır.3 grudnia 1659 r. został powieszony po odmowie wyrzeczenia się wiary chrześcijańskiej.
Daha sonra, Gunnar, Starkaður adlı bir adamın at üzerine dövüş yapma teklifini kabul eder.Pewnego dnia Gunnarr przyjmuje wyzwanie od Starkadssona, który proponuje mu walkę na koniu.
Yeni üyelik teklifleri yıldan yıla düşünülür.Propozycje członkostwa nowych kandydatów są rozpatrywane corocznie.
Cena, sonraki haftalarda Rusev ile rövanş maçı yapmak istedi ve Rusev, bu teklifi reddetti.W następnych tygodniach Cena domagał się walki rewanżowej, jednak Rusev odmawiał.
Mozambik, Namibya, Zimbabve ve Senegal'in teklifleri reddedildi.W wyborze gospodarza oferty Mozambiku, Namibii oraz Senegalu zostały odrzucone.
Bundesliga kulübü SV Werder Bremen, €600.000 değerinde resmî bir teklif yaptı fakat AIK teklifi geri çevirdi.Werder Brema złożył ofertę w wysokości 600 tysięcy euro, ale została ona odrzucona.
Çekimlerden sonra Victoria's Secret markasından teklif almıştır.Niedługo potem podpisała kontrakt z Victoria’s Secret.
Her bir milletvekili ancak bir aday için teklifte bulunabildi.Poseł może poprzeć tylko jedną kandydaturę.
Parker, diğerlerinin hayatta kalabilmesi için içlerinden birini öldürüp yemeyi teklif eder.Parker sugeruje poświęcenie jednego towarzysza, aby pozostali mieli co jeść.
Stalin bu teklifi reddeder.Stalin odrzucił jednak ten pomysł.
Juliet teklifi kabul eder.Tym razem Juliet zgadza się.
Rhodes ve Manu, Orton'ın ittifak teklifini kabul ettiler.Manu i Rhodes zaakceptowali ofertę Ortona, aby się z nim sprzymierzyć w kolejnych tygodniach.
Ancak Hitler Berlin'i terk etme tekliflerini reddetti.W południe Hitler zgodził się na opuszczenie Berlina.
20 Eylül’de Çek hükümeti bu teklifi reddetmiştir.Dopiero 29 listopada Chińczycy przyjęli tą propozycję.
Ama Gabriel bu teklifi reddetmiş ve patriği de öldürtmüştür.Teutras zlekceważył jednak jego prośbę i zabił zwierzę.
Muhsin Bey ona para ile otelinde kalmasını teklif eder.Powiedziałem mu, że zostawiłem go dla niego w hotelu...
Yeteri kadar İngilizce öğrenemediği için bu teklifi kabul edemedi.Nie korzystał z innych źródeł, jako że nie znał angielskiego.
Bu teklifini bildirmiş ve o da olumlu yanıt vermiştir.Odpowiedź nadeszła jeszcze tego samego dnia i była pozytywna.
1914'te I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla radyo iletişiminin gelişmesi için orduya hizmetini teklif etti.Wraz z wybuchem I wojny światowej w 1914, zaoferował armii swoje usługi w rozwijaniu komunikacji radiowej.
Stok - Kullanıcı tarafından seçilen şirketler için grafikler ve teklifler görüntüler.Analiza ofert/warunków przedstawionych przez potencjalnych partnerów biznesowych.
L-159 alımı teklif edilmiştir.Wznowienie produkcji L-159 ALCA.
Numa, kendisine krallık görevi teklif edildiğinde yaklaşık kırk yaşındaydı.Gdy miał ok. czterdziestu lat, sława o nim dotarła na dwór królewski.
Daha sonra yapılan 20 yıl teklifi de kabul edilmedi.Podobna prośba została odrzucona 20 lat wcześniej.
Grup teklifi kabul etti.Zespół propozycję przyjął.
Rudess'in teklifi kabul etmesiyle birlikte mevcut klavyeci Derek Sherinian'ı gruptan çıkardılar.Gościnnie z zespołem wystąpił Derek Sherinian.
Önce Dido ona soğuk davranır ama sonra onun evlenme teklifini kabul eder.Alma początkowo się waha, ale zgadza się wyjść za mąż.
Yaşamı boyunca ona birçok kez teklif edilen Sihir Bakanı koltuğunu her seferinde reddetmiştir.Wielokrotnie odmawiał propozycji przyjęcia posady Ministra Magii.
Böyle bir şey yapamayacaklarını söyleyerek oğlanın teklifini reddeder.Chłopak oświadcza jej, że jego ojciec się na to nie zgodzi.
Peru hükümeti yardım göndermeyi teklif etti.Maharadża prosi o pomoc Indie.
Müzikal tarzı çok farklı olmasına rağmen, Ses teklifi kabul etti.Pomimo kolejnej zmiany stylu muzycznego, album został bardzo dobrze przyjęty.
Ç.↑ Turnuva adaylık teklifini geri çekti.Partia odrzuciła propozycję Kaplanskiego.
Ancak bu teklifler kanton meclislerinde reddedildi.Są jednak nadal używane przez władze kantonu.
Bu yüzden Barcelona'nın teklifini kabul ettik.Ja wybrałem Barcelonę.
Şöhreti arttıkça Brian Laudrup'a transfer teklifleri yağmaya başladı.Od tego czasu poparcie dla Briana Lenihana zaczęło spadać.
Bradbury altı aylık geçici çalışma teklifini kabul etti.Poszukiwania zajęły Siddharcie 6 lat.
Ancak bu teklifler reddedilmiştir.Te propozycje zostały jednak odrzucone.
Sasha Lamson'a yardım teklif eder.Udaje mu się uciec dzięki pomocy Samsona.
İçinden yüzük çıkınca Rachel Joey'nin ona evlenme teklif ettiğini düşünür ve teklifi kabul eder.Gdy klęka by go podnieść, Rachel, myśląc, że Joey się jej oświadcza, odpowiada „tak”.
Ona çıkma teklif etmek için yollar düşünmeye başlar.Postanawiają więc wyruszyć na jej poszukiwania.