Her üç aktör tekliflerini kabul edilmemesine karar verdi.Todos os três atores decidiram não aceitar as ofertas.
Poliakoff çok etkilendi ve Skype yoluyla ona iş teklif etti.Poliakoff ficou impressionado e a ofereceu o trabalho por Skype.
Canio ve Beppe bu teklifi kabul edip giderler ama Tonio geride kalır.Canio e Beppe aceitam, mas Tonio recusa.
Rahibe ona geri kalan altı kitabı yine aynı fiyattan vermeyi teklif etti.Em seguida, ofereceu os seis livros restantes pelo mesmo preço.
Aynı zamanda Bulgarlar Trakya'ya vurmaya devam ettiler fakat 812 yılının sonbaharında barış teklif ettiler.Neste ínterim os búlgaros continuaram seus ataques até que no outono de 812 foi-lhes oferecida a paz.
Bismarck, Leopold'u teklifi kabul etmesi için cesaretlendirdi.Bismarck encorajou Leopoldo a aceitar a oferta.
Ancak Emily, 1823'ün baharında Irving'in evlenme teklifini reddetti.Emily recusou a proposta de casamento na primavera de 1823.
Pakistan ise bu teklifin reddedileceğine inanıyordu.Assume-se que o Paquistão rejeitou a oferta.
SFB'ler sonradan bir yıl daha okula devam etmesi için Schull'a burs teklif etti.SFBS posteriormente ofereceu a Schull uma bolsa para continuar seus estudos por mais um ano.
Bingley ve Darcy Netherfield’a döndüğü zaman, Jane Bingley’nin evlenme teklifini kabul eder.Quando Bingley e Darcy voltam para Netherfield, Jane aceita a proposta de Bingley de casamento.
Sezar Galyalıların teslim olma teklifini kabul etti.César aceitou a rendição gaulesa.
Ancak CBS yöneticileri Harris'in performansını beğendiler ve rolü ona hemen teklif ettiler.Os executivos da CBS gostaram da sua performance, e o papel foi oferecido rapidamente a Harris.
Sunumda, Justinianus ilk teklifi reddetti ve ikincisini öğrendiğinde çok memnun oldu.No evento, Justiniano rejeitou a primeira proposta, e ficou muito contente ao saber da segunda.
Glenn daha sonra Maggie'ye evlenme teklif eder ve Maggie kabul eder.Mais tarde, Glenn propõe um noivado, e Maggie aceita.
Chandler Monica'ya evlenme teklifi eder.Chandler planeja pedir Monica em casamento.
Orlando, konferansta Japonya tarafından tanıtılan Irk Eşitliği Teklifi'ni destekledi.Orlando apoiou a proposta da Igualdade Racial introduzido pelo Japão na conferência.
Van Gogh, kuzenine aşkını açıklayarak ve ona evlenme teklif ederek herkesi şaşırttı.Van Gogh surpreendeu todos ao declarar seu amor e pedi-la em casamento.
Evlilik teklif etti ama "hayır, yok, asla" ("nooit, neen, nimmer") şeklinde reddedildi.Pediu sua mão em casamento, mas foi rejeitado com um duro "não, nunca" ("nooit, neen, nimmer").
Amerikan Pastası: Düğün, Jim'in Michelle'e evlilik teklif etmesiyle başlar.O American Wedding (2003) começa com Jim pedindo Michelle em casamento.
Maçtan sonra Cena, Nikki'ye evlenme teklifi etti ve o da evlenme teklifini kabul etti.Depois da luta, Cena pediu Nikki em casamento, que ela aceitou.
Nisan ayında Steven Seagal, üçüncü film için bir rol teklifi aldığını söyledi.Em abril de 2012, Steven Seagal disse que ele foi oferecido à fazer um papel em um terceiro filme.
Yale de acilen teklifi eşitleyerek $3,000 asistan profesörlük teklifinde bulundu.Yale prontamente combinou a oferta do cargo de professor assistente, mas com um salário de 3 000 dólares.
Ağustos 1921'de kendisine, İngiliz mandasındaki Irak'ın krallığı teklif edildi.Em Agosto de 1921, ele recebeu a coroa do Iraque sob o Mandato Britânico do Iraque.
Bir dişi dağ trollü, bir şövalye olan Bay Mannelig'e (İsveççe: Herr Mannelig) evlenme teklif eder.A troll da montanha está tentando convencer o senhor Mannelig (em sueco: Herr Mannelig) a casar-se com ela.
Kıyafet değiştirerek Aminta yanına gelir ve onu Alessandro'nun huzuruna götürmeyi teklif eder.Ele entra a Aminta em disfarce e lhe se oferece para o levar a Alessandro.
Spielberg bunun yerine ona Cape Fear'ın 1991'de yeniden çekimini yönetmeyi teklif etti.Spielberg ofereceu a Scorsese a chance de dirigir o remake de Cape Fear no lugar.
Mozambik, Namibya, Zimbabve ve Senegal'in teklifleri reddedildi.Propostas de Moçambique, Namíbia, Zimbabwe e Senegal foram rejeitadas.
Nisan ayında Styles'a WWF tarafından gelişim sözleşmesi teklif eildi.Foi oferecido um contrato de desenvolvimento para Styles pela WWF em abril de 2002.
Bu derslerden birisi esnasında Laura' ya evlenme teklifi yaptı.Em algum momento destas lições, ele a pediu em casamento.
Peru hükümeti yardım göndermeyi teklif etti.O governo do estado do Rio de Janeiro ofereceu o auxílio de sua força policial.
Her bir milletvekili ancak bir aday için teklifte bulunabildi.Cada cidadão apenas pode assinar para uma candidatura.
Cena, The Rock'ı partneri olarak seçti ve Rock, bu teklifi kabul etti.Cena escolheu The Rock, que, na semana seguinte, aceitou a parceria.
1989 yılında ISO 3602 standardı olarak teklif edildiyse de Kunrei-shiki tercih edildi.Foi proposto então em 1989 como um substitutivo para o ISO 3602, mas rejeitado em favor do sistema Kunrei.
Burada Nathan, Haley'e yeniden evlenme teklif eder.Tomi aconselha Noriko a se casar novamente.
Emily, David'in bu teklifini kabul eder.David, portanto, compreende a decisão de Joan.
Aynı yıl Stockholmde profösör olması üzerine bir teklif alıp reddetti.No mesmo ano recebeu um convite para um cargo de professor em Estocolmo, que rejeitou.
Nadia dönmüştür, ve Jim Michelle'e birlikte olmayı teklif eder.Nadia retorna, e Jim pede a Michelle para ajudá-lo a finalmente fazer sexo com ela.
Buna sinirlenen Jericho, Styles'ın maç teklifini bu sefer kabul etti.Irritado com isso, Jericho aceitou o desafio de Styles.
Bunun üzerine Edge, "DX'ten kurtulmak" için Randy Orton'a yaklaştı ve ona güçlerini birleştirmeyi teklif etti.Isso levou a Edge a oferecer a Randy Orton uma aliança para "se livrar da DX".
Rob Donnan (Chris Isaak): Rob Phoebe'ye kütüphande çocuklar için şarkı söylemeyi teklif eder.Chris Isaak - Rob Donnen, que contrata Phoebe para cantar para crianças.
Ancak bu teklifler reddedilmiştir.Essas propostas são recusadas.
Fox, MacFarlane'e 15 dakikalık bir kısa film oluşturmayı teklif etti ve ona 50.000$'lık bir bütçe verdi.A Fox propôs que MacFarlane concluísse um curta de quinze minutos e deu-lhe um orçamento de US$ 50 mil.
Yalnız bu iş teklifleri Berlin dışından gelmekteydi.Este foi o seu único projeto deste género fora de Florença.
Avusturya'nın yerine İngiltere'ye teklif yapılsa da kabul edilmedi.A decisão não é aceite pela Inglaterra, nem pela Áustria.
1960larda Ubangi'den, Çad Gölü'ne dökülen Chari Nehri'ne su aktarma projesi teklif edildi.Na década de 1960, foi proposto um projeto para fazer transvases de água do Ubangi para o lago Chade.
Osmanlılar bu teklifi reddetti.Os iranianos rejeitaram a oferta.
Son olarak yanında Kharitler ve Horalar olan Afrodit dünyanın en güzel kadınının aşkını vermeyi teklif etti.E Afrodite por sua vez, garantiu subornou) mais uma vez a ele o amor da mais bela mulher do mundo.
Birçok ekonomist finansal krizlerin nasıl geliştiği ve onların nasıl önlenebileceğine dair teklifler sundu.Há várias teorias acerca do desenvolvimento das crises financeiras e como evitá-las.
Weinstein da Jackson'a Yüzüklerin Efendisi romanlarını uyarlamasını teklif etti.Então Weinstein pediu que Jackson continuasse com a adaptação de O Senhor dos Anéis sem The Hobbit.
Hong kong dan film teklifi almış, Sammo Hung ve Jackie Chan ile çalışmıştır.Estudou Kung Fu com os seu grandes amigos Sammo Hung e Jackie Chan.
Anna teklifi kabul eder.Maria concordou com a ideia.
Kavad hemen Herakleios'a barış teklifleri gönderdi.Cavades imediatamente enviou ofertas de paz.
Yolun kaldırılması için teklifler sunulmuş fakat hiçbiri işleme alınmamıştır.Chegou a ser sondada a sua saída, mas nenhuma negociação foi concretizada.
Darcy, Elizabeth’e onu hala sevdiğini söyler ve Elizabeth, Darcy’nin evlenme teklifini kabul eder.Ele admite que ainda a ama, e Elizabeth aceita sua segunda proposta de casamento.
Fakat o bu teklifi reddetmiştir.Mas ela recusou esta oferta.
Rus, bu teklifi anında kabul etti.Taj imediatamente aceitou a oferta.
Santa Cruz, 28 Temmuz 2007 tarihinde Blackburn Rovers'ın dört yıllık sözleşme teklifini kabul etti.Santa Cruz assinou contrato com a equipe do Blackburn Rovers Football Club em 28 de julho de 2007.
Burton, bir çizgi roman hayranı olan Sam Hamm'e senaryoyu yazmasını teklif etti.Burton se aproximou de Sam Hamm, um fã de quadrinhos, para escrever o roteiro.
Attila’ya sözde evlilik teklifinin varlığını şiddetle reddettiğini yazdı.Escreveu a Átila negando categoricamente a legitimidade da suposta oferta de matrimónio.
Sony Kore, tazminat ödemeden G-Dragon'un şarkılarını çalamama teklifini reddetti.Apesar disso, a Sony Music Korea negou a G-Dragon a possibilidade de promover a faixa sem pagar reparações.