Ana içeriğe geç
Sözlük

teklif ile cümle

teklif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Maçtan sonra Cena, Nikki'ye evlenme teklifi etti ve o da evlenme teklifini kabul etti.Después de la lucha, Cena le propuso matrimonio a Nikki.
Planlar, Mars'a inmek, kolonileştirmek ve gezegeni dünyalaştırma tekliflerini içermektedir.Narra la llegada a Marte y la colonización del planeta por parte de los humanos.
Curiate Meclisine teklif edine isim, Roma halkı tarafından kabul ya da reddedilebilirdi.Una vez propuesto a la Asamblea curiada, el pueblo romano podía aceptar o rechazar al candidato.
Kont biraz tereddütten sonra bu teklifi kabul eder.Duke, a regañadientes, acepta la propuesta.
Boone kibarca teklifi reddetti çünkü eşiyle yeni bir hayata başlamak istiyordu.Ella respetuosamente rechazó la oferta porque quería pasar más tiempo con su familia.
Erişim tarihi: 2007-05-27. ^ "Maryland Wal-Mart mağazaları Evanescence albümünü ger almayı teklif etti".Consultado el 27 de mayo de 2007. «Maryland Wal-Mart shoppers offered refunds on Evanescence album».
Ertesi gece Raw'da Bryan, AJ'e evlenme teklifi etti ve AJ, evlenme teklifini kabul etti.Después de la lucha, Bryan le pidió matrimonio a AJ y esta aceptó.
Her bir milletvekili ancak bir aday için teklifte bulunabildi.Cada ciudadano solo puede firmar para una candidatura.
David yine isteksizce bu teklifi kabul eder.Parece ser que David aceptó este hecho de manera resignada.
Bu teklifi Juárez reddetti.Con tal remedio, Juárez reaccionó.
Fiyat: İndirimler, birkaç ürün bir arada teklifler, fiyat bilgilendirmesi ve kuponlar.Precio: descuentos, ofertas de pack, comunicación de precios y cupones.
Yolun kaldırılması için teklifler sunulmuş fakat hiçbiri işleme alınmamıştır.Ha habido ideas para expandir la estación, pero ninguna de ellas ha sido aceptada.
Teklifinin kabul edilmesiyle birlikte, oyun üzerinde çalışmaya başlarlar.Tras discutir el tema, deciden ponerse manos a la obra.
590 yılında Kral Authari'nin ölümünden sonra, Lombard dükü Theodelinda ile tekrar evlenebilmeyi teklif etti.Autario murió el año 590 y los duques lombardos le pidieron a Teodolinda que se volviera a casar.
Ardından konuyu tartıştılar ve Hood teklifi kabul etti.Lee estuvo de acuerdo y la división de Hood fue enviada hacia adelante.
Bebek bu teklifi kabul etti.La banda aceptó esta oferta.
Jeff Bridges'ın oynadığı rol, daha önce Harrison Ford'a teklif edilmiş.El papel de Butch Coolidge inicialmente iba a ser protagonizado por Harrison Ford.
Onun bu teklifi reddedildi.Su proposición fue rechazada.
Fakat Singapur Airlines Asya'ya uçuşlar teklif etti.Turkish Airlines ofrece vuelos a Estambul.
Sayid, bu teklifi reddeder.Sorprendentemente Sayid sí acepta esta oferta de escape.
Antlaşmada kabul edilen metin, Mussolini’nin teklif ettiği metindir.Aquí llega la forma de hongo de la que nos habló el capitán Parsons.
Haçlılar bu teklifleri kabul ettiler ve bir teslim antlaşması yapıldı.El rey aceptó estas condiciones y se firmó un tratado.
Tekliften memnun kalan Hussarlar içki fıçılarını satın alırlar.El grupo de indigentes compra la bebida.
Matkap durunca Doktor, Ida ile beraber gezegenin içine inmeyi teklif eder.Cuando la perforación termina, el Doctor se ofrece a ir con Ida a las profundidades del planeta.
Her üç aktör tekliflerini kabul edilmemesine karar verdi.Ninguna de las tres propuestas fue aceptada por la activista.
1921 yılında, Ljubljana Üniversitesi'nden gelen profesörlük teklifini reddetti.En 1921 rechazó la invitación para convertirse en profesor en la Universidad de Ljubljana.
Geraldine ona dans öğretmeyi teklif etti.Basil le pide a Zorba que le enseñe a bailar.
Atinalılara yeniden barış teklif edildi, bu kez Salamis'ten reddedildi.Se celebraron nuevas negociaciones de paz con la UNITA, que en esta ocasión condujeron a elecciones.
Charlie'ye bir teklifte bulunmuştur.Susan organiza una reunión.
Bu sıkıntıdan bir an önce kurtulmak için teklifi kabul ettiler.Entonces se arrepiente de haber aceptado tan rápidamente.
Bir süre sonra Phoebe'ye beraber yaşamayı teklif eder. and asks Phoebe to move in with him.Roger se mantuvo saliendo con Phoebe secretamente para después afirmar que Phoebe andaba detrás de él.
Doktor teklifi ilk başta reddeder.Cole al principio rechazo su oferta.
Kendisine bir teklif yapar.Te haré una oferta justa.
Çeşitli Master Bölümleri Uluslararası Çalışmalara yöneltme, İngilizce teklifler yapmaktadır.Un sinnúmero de carreras en el nivel de Master están orientadas internacionalmente y son ofrecidas en inglés.
İnsanlar paralarını ve mallarını, mülklerini, yaşam ve bedenlerini vermeyi teklif ettiler.Buscaban venganza, su dinero y sus bienes.
Fakat Prens onun ağlamayı bırakmasını ister; Prenses'e bir yeni teklifi vardır.(A) La princesa está triste… ¿Qué tendrá la princesa?
Sanatçının menajeriyle görüşüp, onunla birlikte şarkı yazmayı teklif etti.La admiradora de un cantor hace lo posible por verlo y estar con él.
Ama Richard bu teklifinde ciddi idi.Peter Scott influyó en este ofrecimiento.
Onu yakalayan güvenlik görevlisi ona bir genelevde çalışması için teklifte bulunur.El asistente social encargado de su vigilancia le consigue un trabajo en una imprenta.
Anlı da teklifi kabul etti.También acepta la invitación.
Teklifleri değerlendiriyoruz.Valoración de soluciones.
Ancak bu teklifler reddedilmiştir.Estas afirmaciones fueron refutadas.
Baturalp teklifi reddederken, Erverdi de istifa etti.Por orden de Dorrego, también Oribe se retiró.
Memlüklerin himaye tekliflerini reddetti ve mücadeleye başladı.Se niegan a sus propuestas de rendición y continúan la lucha.
Kassandra bu teklifi kabul etti.Tsushima aceptó la oferta.
Bu tekli diğer tekliflere göre başarısız olmuştur.La cadena eligió situarse de manera completamente complementaria de las otras ofertas.
Ona çıkma teklif etmeyi planlamaktadır ancak Joey ondan önce davranır ve Charlie'yle sevgili olur.También le pide salir con ella, pero Jody lo rechaza en favor de Charlie.
Kendisine birçok teklif gelen Bilić, kulüp takımı çalıştırmaya karar karar verdi.Para poder cumplir con los numerosos encargos, fundó un taller.
Portekiz de kupaya davet edilse de, bu teklifi reddetti.Costa Rica, que fue invitada a adherirse al pacto, se abstuvo de hacerlo.
Yasaları bakanlar kurulu ve milletvekilleri teklif edebilir.Y los encargados de poner el proyecto en práctica serían las diputaciones y los ayuntamientos.
Kendisi güzel bir teklif yaptı.Realizar una buena oferta.
Ekim ayında St. Mirren'den teklif gelmesi nedeniyle East Stirlingshire'den ayırılıp St.Mirren'in başına geçti.Después vino una prueba con St Mirren en Escocia.
Bir yaz sonra NCAA, Hawaii Üniversitesi'nin burs teklifini kabul etmiştir.Tras esto, Mack recibió una beca para la Universidad de Búfalo.
Ancak teklifin ne kadar olduğu kamuoyuna açıklanmadı.En vida, no se le reconoció la importancia que actualmente se le da.
O, yirmi yaşına kadar beş kez evlenme teklifi aldı.Ha ricevuto cinque proposte di matrimonio prima di compiere vent'anni.
Jane biz dışarıda iken bizim çocuklarımıza bakmayı teklif etti.Jane si è offerta di badare ai nostri bambini mentre siamo fuori.
Bu teklif beş gün için geçerlidir.Quest'offerta è valida per cinque giorni.
Tom bana hiç para vermeyi teklif etmedi, bu düşüncelere nereden kapılıyorsun?Tom non si è mai offerto di darmi dei soldi, da dove prendi queste idee?
Biraz tereddütten sonra Pompey bu teklifi kabul eder.Dopo qualche esitazione, Pompeo accetta.
Büyükelçi Nomura Kichisaburo Amerikan hükümetine iki teklif götürdü.L'ambasciatore giapponese a Washington Nomura Kichisaburo presentò due proposte al governo Americano.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod