tek başına ile cümle

tek başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
17 yaşında tek başına New York'a gitti.All'età di 17 anni si è trasferito a New York.
Ancak bu tek başına yeterli olmayabilirdi.Ma da solo non sarei bastato, certamente.
Kane de tek başına devam etti.Dean chiede se avrebbe dovuto continuare da solo.
Genel olarak tek başına ya da küçük gruplar hâlinde yüzerler.Solitamente nuotano da soli o in piccoli gruppi.
Ama bir süre sonra, babası gibi tek başına dolaşmaya başladı.Poi tornerà a vagabondare da solo, come ha sempre fatto.
Onun için, ÖVP tek başına iktidardı.Fortunatamente, Jack riesce a farcela da solo.
Beyin fırtınası, tek başına veya bir grupla yapılabilir.Il cacciamine può operare da solo o in gruppo.
Günümüzde isim olarak tek başına çok nadir kullanılmakdadır.Ad oggi, il nome è assai raro in tutte le sue forme.
Philip Hitti nerdeyse tek başına ABD'de bir Arap araştırmaları disiplini yarattı.Philip Hitti ebbe un ruolo fondamentale per consolidare gli studi arabistici negli Stati Uniti d'America.
Symi kasabası tek başına on üç küçük kilise ve düzinelerce şapele sahiptir.In totale esistevano solo undici fra chiese e cappelle.
Ancak bilgisayardan bağımsız olarak, tek başına kullanılabilen bir aygıt değildir.Questa procedura non può essere ancora eseguita in automatico da un computer.
Norma Bates ise Norman'la tek başına uğraşmak zorunda kalıyor.Gilbert Burns avrebbe dovuto affrontare Norman Parke.
Sonunda 1328 yılında III. Andronikos büyükbabasını tahttan indirip tek başına imparator oldu.Nel 1328, Andronico III rovesciò il nonno e divenne unico imperatore.
1998 yılında ilk uzun metrajlı filmi olan Seul contre tous'yu (Herkese Karşı Tek Başına) çekti.Nel 1998 incide il suo primo singolo Ooh Yeah.
( Tek başına yürüyen kişi bir dostluk kurar. )"Chi si vanta da solo è un fagiolo.")
Tek başına, bu optik amplifikatör yapar.In questa configurazione il transistor è un amplificatore.
Tek başına bir bütün olabilir.Non puoi essere tutto solo.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türkiye'de kâğıt para basma hakkını tek başına elinde bulundurmaktadır.La Banca è stata investita del privilegio esclusivo di emettere banconote in Turchia.
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.È stato sferrato un colpo alla dirigenza politica del Paese, alla sua autorevolezza.
Motion 5 artık tek başına bir ürün olarak satılıyor.BiF5 è disponibile in commercio.
Bu mekanizmalar birlikte veya tek başına seyredebilir.Possono essere eseguiti da soli oppure assieme.
O tek başına oturdu.Он сидел в одиночестве.
Tom işi tek başına yapamaz. Ona yardım eder misiniz?Фома не может сделать работу самостоятельно. Вы бы не могли ему помочь?
Boston'a gerçekten tek başına gitmek mi istiyorsun?Ты действительно хочешь ехать в Бостон один?
O'dur tek başına gökleri geren, denizin dalgaları üzerinde yürüyen.Он один распростирает небеса и ходит по высотам моря.
Onları tek bir HP ile tek başına yendiğinin farkında mısın?Ты понимаешь, что победил их в одиночку всего с одним ХП?
Bütün kararları tek başına kendisi vermiştir.Все решения он принимал в одиночку.
Ama Mickey tek başına boşluğu dolduramıyordu.Но Микки не мог быть один.
Free For All: Herkes tek başına.Free For All — «Сам за себя».
Tek başına bir düşman subayını esir almak.Лично захватил в плен вражеского офицера.
Lois, Meg'i dansa tek başına gitmesi konusunda teşvik eder.Лоис ободряет Мег и советует ей пойти на танцы одной.
Tek başına onlara karşı cihad etmeye koyuldu.И бой пришлось принимать им одним.
Kane de tek başına devam etti.Ким также работал и сам.
Giunia tek başına kalmıştır.Лола остаётся одна.
Yarışmacı ise sahnede tek başınadır.Игрок оказывается один на трассе.
Unu tek başına ekmek yapımına uygun değildir.Не хлебом единым.
Dana Reston ise tek başına bir senaryo yazmıştır.Дана Рестон также написала сценарий одного эпизода.
Bu nedenle tek başına gidecektir.Поэтому он решил прийти сам.
Herkes tek başınadır, yani takım yoktur.Одиночный — отсутствие команды.
Tek başına yaşadı ve ot ve meşe palamudu yiyerek bütün vakti ibadet için harcadı.Жил уединённо, питался травами и дубовыми желудями, всё время проводил в молитвах.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Доктор решает отправится один.
Daha sonra bu işi tek başına sürdürdü.С тех пор он правил сам.
Ancak 16 yaşındaki Beethoven tek başına yaşamaya hazır değildir.Только 16-летний Бад никак себя не показывал.
Bu amplifikatörün kendisi çıkışı tek başına etkileyemez.Пусть в этой плоскости ДН одиночного излучателя — ненаправленная.
Bazıları tek başınaydı.Ребята остались одни.
Bunu tek başına yapabilme olasılığı çok saçma.Соответственно, в одиночку выполнить задачу не представляется возможным.
Fakat bu, tek başına başarabileceği bir şey değildir.Но делает она это не в одиночку.
Bir küçük Kızılderili tek başına kaldı.Молодая женщина осталась одна.
Victor ise tek başına jetiyle oradan uzaklaşır.Хаус решает самостоятельно спуститься вниз.
Kızını tek başına büyütmüştür.Сына воспитывала одна.
Big Show tek başına devam etmen zorunda kaldı ama yenildi.Он сразился с Биг Шоу, но проиграл.
Bu faziletlerin tek başına yaşayan bir insanda değil de toplumda oluşabileceğini öne sürdü.«Очевидно, что запрещать будет кто-то, а не общество в целом.
Bay Yengeç'in annesi tek başına burada kalır.Один лишь отец Тао Хоа остаётся с ней.
Motion 5 artık tek başına bir ürün olarak satılıyor.Дебютная книга теперь продается как отдельный продукт.
Oyuncular NPC lerle savaşmak için klanlar oluşturabilir, ayrıca tek başına oynayıp seviye atlayabilir.Такие игроки могут нанять сильных NPC и позволить им сражаться, в то время как они будут следить за полем боя.
Ayrılığın ardından Ann oğluna tek başına bakmak zorunda kaldı.После развода она жила только с сыном Филиппом.
Simintov tek başına ibadet etmenin zor olduğuunu söylüyor.Как утверждает Симинтов, ему нелегко практиковать свою религию в одиночестве.
"Siz" şarkısının sözlerini ise Aylin Aslım tek başına yazdı.Дебютная сольная песня «Твои слова» была написана самой певицей.
Hiçbir elit, tek başına güç olamaz.По-видимому, ни одна из рас не способна выжить самостоятельно.
O, B612 Asteroidinde tek başına yaşayan bir prenstir.Таким образом, астероид B612 действительно есть на небе.

İlgili Sayfalar