tek başına ile cümle

tek başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece Voldemort tek başına kalır.Alors Corniot reste seul.
Kızını tek başına büyütmüştür.Elle élève toute seule son fils.
Bu mekanizmalar birlikte veya tek başına seyredebilir.Ces caractéristiques unifiantes peuvent apparaître seules ou en combinaison.
Sazlıklarda tek başına yuvalanır.Elle y danse des solos.
Kimse tek başına iktidar olamadı.Personne n'a le droit d’être seul.
Başkan, tek başına yabancı ülkelerle antlaşmalar imzalayabilir.Les États peuvent même signer des accords avec des puissances étrangères.
Kedilerin çoğunluğu gibi, anne-yavru gruplarının dışında jaguar tek başına dolaşır.Comme la plupart des félins, le jaguar est solitaire dès qu'il quitte sa mère.
Bu savaş modlarının özellikleri şunlardır: Free For All: Herkes tek başına.Le principe de jeu est simple : seul contre tous.
17 yaşında tek başına New York'a gitti.À 17 ans, il s'établit à New York.
Tek başına bilinçlilik yeterli değildir.Mais le relief seul n'est pas déterminant.
Yuna, 18 yaşına geldiğinde ailesinin rızasını aldıktan sonra, tek başına Busan'dan Seul'e gitti.À 18 ans, elle voyage seule de Séoul à Busan après avoir eu la permission de ses parents.
Örneklem 2'deki her bir veri tek başına alınır.Chaque échantillon peut être testé seul.
Çok sayıda firma, tek başına komple binalarda faaliyet göstermektedir.De nombreux hackers choisissent cependant d’opérer en solo.
Ancak Nazizm tek başına Hristiyanlığın kaçınılmaz bir sonucu değildir."Le christianisme historique n'en est pas l'unique source.
Fakat Siebel onu unutmamıştır ve onu tek başına bırakmak istememetedir.Sylla, lui, est décidé à ne pas se laisser faire.
Antonio, beraber yaşamış oldukları evde artık tek başına oturmaktadır.Maria reste seule à la maison avec son fils.
Bir mirket toprakta tek başına 10 dakikada 2 metrelik bir tünel kazabilir.Un krill peut nettoyer une aire de 90 cm2 en 10 minutes.
Atlas Okyanusu'nu uçakla tek başına geçen ilk kadın pilot Amelia Earhart'tır.Connu pour être le premier avion qu'acheta Amelia Earhart.
Oyuncular NPC lerle savaşmak için klanlar oluşturabilir, ayrıca tek başına oynayıp seviye atlayabilir.Les joueurs peuvent former des clans de façon à lutter contre les NPCs ou les autres clans.
Direkteki biri kırmızı renkli türbanı sallayayarak tek başına yüzen kişiye gayret vermeye çalışmaktadır.Les habitants essaient, en vain, d'alerter la Croix-Rouge.
Yüksek tansiyon: Uyku apnesi yüksek tansiyon için tek başına bağımsız bir risk faktörüdür.Le manque de sommeil peut être un facteur de risque indépendant de la dépression.
Genellikle infinitive marker'ı "to" ile birlikte kullanılır ancak tek başına da olabilir.Certains objets sont marqués "lore" ce qui veut dire qu'on ne peut en posséder qu'un seul à la fois.
Zirvede Tek Başına.Le cavalier seul.
Shock the Monkey hem tek başına hem de video klip olarak ses getirmiştir.Le single Le Miracle fait l'objet d'un clip vidéo.
Bir gün tek başına kullandığı arabasıyla kaza yaparak ölür.Un jour, il est accidentellement tué par une voiture dans un accident de la route.
Bazıları tek başınaydı.Il était nombreux et il était seul.
Ormanda tek başına yaşıyor.Vive solo en el bosque.
Oraya tek başına gitmeni istemiyorum.No quiero que vayas ahí solo.
Bizim için sürpriz oldu, o Brezilya'ya tek başına gitti.Para nuestra sorpresa, se fue solo a Brasil.
O tek başına gitmemeli.Ella no debería ir sola.
Tom tek başına gitmeyecek.Tom no irá solo.
Tom tek başına yaşamayı sevdiğini söylüyor.Tom dice que le gusta vivir solo.
Tom'un tek başına oraya gitmeye niyeti yoktu.Tom no tenía intención de ir allí solo.
Tom, neden Mary'nin tek başına buraya geldiğini merak ediyor.Tom se pregunta por qué Mary vino aquí sola.
O, ormanda tek başına yaşar.Él vive solo en el bosque.
O, ona, oraya tek başına gitmemesini tavsiye etti.Él le aconsejó que no fuera allí solo.
Tom tek başına yürüyüş yapmayı sever.A Tom le gusta caminar solo.
Yaşlı adam orada tek başına yaşadı.El anciano vivía allí solo.
Tek başına alışverişe gitmeye karar verdi.Decidió irse de compras solo.
Tek başına mı yoksa bir grupla birlikte mi egzersiz yapmayı seversin?¿Te gusta hacer ejercicio solo o en grupo?
Tek başınasın.Estás solo.
Mary tek başına geldi.Mary vino sola.
Tom evde tek başınaydı.Tom estaba solo en casa.
Onu tek başına yapabilir misin?¿Puedes hacerlo tú solo?
Tom tek başına barda oturdu.Tom se sentó solo en el bar.
Gerçekten Tom'un onu tek başına yapmak istediğini mi düşünüyorsun?¿Crees que Tom realmente quería hacerlo sin ayuda?
Tom tek başına dağlarda yaşıyor, yıllardır gören yok.Tom vive solo en las montañas, hace años que nadie le ha visto.
Korkunç kazada ailesini kaybedip tek başına kalmıştı.Tras el horrible accidente se quedó sola y sin familia.
Tom tek başına ders çalışıyor.Tom está estudiando solo.
J tek başına dj yerine veya ny nj yerinede kullanılabilir.La J por sí sola también puede ser utilizada en lugar de dj, y se puede utilizar ny en lugar de nj.
Ancak 16 yaşındaki Beethoven tek başına yaşamaya hazır değildir.Sin embargo, Beethoven, con 16 años de edad, aún no estaba preparado para estar solo.
Ancak Nazizm tek başına Hristiyanlığın kaçınılmaz bir sonucu değildir."Pero sí el nazismo no fue una consecuencia inevitable del cristianismo."
Eserlerinin anlatım gücü tek başına 20. yüzyıl başı sanatının ana hatlarını özetler.La fuerza expresiva de su obra resume sólo los principales aspectos del arte a principios del siglo XX.
Bu mücadelede tek başınadır.En esta lucha está prácticamente sola.
Tanrım, tek başına ilham kaynağı oldun, Togo'dan refahımız için.Gran Dios, sólo tú nos ha encumbrado Togo para la prosperidad.
Goyer ve Snyder hikâyeyi ortak yazarken, Goyer senaryoyu tek başına yazdı.Goyer y Snyder co-escriben la historia, con Goyer escribiendo el guion.
O, B612 Asteroidinde tek başına yaşayan bir prenstir.El Principito vive en el pequeño asteroide B612.
Tek başına kalan Sachs düşüncelerini önceki geceki şamata üzerine çeker.A solas, Sachs piensa sobre la rebelión de la noche anterior.
Bütün kararları tek başına kendisi vermiştir.Hizo todas las partes él mismo.
Bleda 445 yılında ölünce, Attila tek başına Hun hükümdarı olmuştur.Bleda murió en el año 445, dejando a Atila solo en el cargo de rey de los hunos.

İlgili Sayfalar