Tehlikeli bir yolcuğa çıkacaklarını tahmin ediyorlardı.Bekend was dat Wilde een beroerd ruiter was.
Onun planı tehlikeli.Zijn plan is gevaarlijk!
Radyoaktif maddeler tehlikelidir.Radioactieve stoffen zijn gevaarlijk.
Ateş etrafında oynamak tehlikelidir.Het is gevaarlijk dicht bij het vuur te spelen.
Kim çok tehdit ederse, tehlikeli değildir.Wie veel dreigt, is niet gevaarlijk.
Çok tehdit eden tehlikeli değildir.Wie veel dreigt, is niet gevaarlijk.
Çocukların bu gölde yüzmesini tehlikeli buluyorum.Ik vind het gevaarlijk voor kinderen om in dit meer te zwemmen.
Akrepler tehlikelidir.Schorpioenen zijn gevaarlijk.
Çoğu yabancılar, burada sokaklarda yürümenin tehlikeli olduğunu düşünüyorlar.De meeste buitenlanders denken dat het gevaarlijk is om hier in de straten te lopen.
Küçük çocuklarda tehlikeli olabilir.Potencjalnie niebezpieczna dla małych dzieci.
Yarışma son derece tehlikelidir.Wyścig był bardzo niebezpieczny.
Zehirleri insan için tehlikeli olabilir.Trucizna może być niebezpieczna dla człowieka.
Şxd7 22. Ff5+ Çifte şahlar tehlikeli çünkü Şahı oynamaya zorluyor.Gf5+ Podwójny szach jest zawsze groźny, bo wymusza posunięcie królem.
Tehlikeli bir yer olabilir.To niebezpieczne miejsce.
Sovyet birlikleri oldukça tehlikeli bir durumda kaldılar.Sowieci znaleźli się w ciężkim położeniu.
Aşk'ın yok olması var olmasından daha tehlikelidir.Lepiej budzić strach niż miłość.
UV-C: Sağlık için en tehlikeli ışınlardır.Kurek J.: Światło jest najważniejsze.
Bu nedenle uygun bir koruma olmaksızın dışarı çıkmak için tehlikeli bir zamandır.Z tego powodu wymagana jest odpowiednia izolacja chroniąca przed zwarciem układu.
Ve bir insan için genellikle tehlikeli olmazlar.Prawdopodobnie nie jest bardzo groźny dla człowieka.
Çok tehlikelidirler.Są bardzo niebezpieczne.
Bu, patlamaya ve çok tehlikeli yanıklara yol açabilir.Prowadzi to do przegrzania i potencjalnej eksplozji.
Apandisit, tehlikeli bir hastalık olduğundan ve ölüme yol açtığından, hasta hemen ameliyat edilmelidir.Psiak jak najszybciej musi przejść kosztowną operację, w przeciwnym razie umrze.
İnsanlar için tehlikelidir.Niebezpieczna dla człowieka.
Çok tehlikeli bir suçlu olarak görülmektedir.Traktowany był jako więzień niebezpieczny.
Ayrıca tabanı daha alçakta bulanan kümülonimbuslar yıldırım açısında daha tehlikelidir.Nawet światło padające z okien karczmy jest bardziej groźne, niż podnoszące na duchu.
Dünyanın en tehlikeli işçiliği olarak kabul edilmektedir.Wszyscy uważają go za najgorsze dziecko na świecie.
Uygunsuz kullanılmaları halinde tehlikeli olabilirler.Niewłaściwe ich wykorzystanie może stanowić zagrożenie.
İnsanlar için henüz tehlikeli olabildiğine dair bir kayıt bulunamamıştır.Nie ma też informacji o ich potencjalnym niebezpieczeństwie dla człowieka.
Sporda tehlikeli olacak teknikleri de barındırır.Zabronione są natomiast techniki stwarzające znaczne niebezpieczeństwo dla zdrowia zawodników.
Bu yüzden büyü sanatı çok tehlikeli bir sanattır.Magia świąt jest jednak w wielkim niebezpieczeństwie!
Fakat tehlikeli bir hayvan olarak bilinir.Wtedy staje się niebezpieczną bestią.
Bu da tehlikeli ve oyalayıcı bir işti.Było to zadanie wyczerpujące i niebezpieczne.
Oldukça tehlikelidir.Jest dość niebezpieczna.
Şekilsiz Askerlerin büyükleridir.Çok tehlikelidirler.Więzieni bohaterowie – Żołnierze Niezłomni.
Ve oldukça tehlikeli bir yoldur.Był to sposób ryzykowny.
Bu olaydan sonra grup "Dünya'nın En Tehlikeli Grubu" unvanını almıştır.Po wydaniu tej płyty N.W.A. zyskało od FBI przydomek "Najniebezpieczniejszej Grupy Świata" (ang.
Uzun ve tehlikeli bir yolcuktan sonra efsanenin yaşandığı yere gitmeyi başarır.Po długiej i uciążliwej podróży przybywają do swego majątku.
Ahtapot ısırığı tehlikelidir.Ukąszenie moringi cętkowanej jest bardzo niebezpieczne.
O dönemde bu gayet aci verici, tehlikeli ve rizikolu bir tip proseduru idi.W owym czasie w Rosji było to zachowanie niezwykle odważne i ryzykowne.
Kullanım esnasında tehlikeli dumanlar ortaya çıkar.Podczas termicznego rozkładu tworzy się gryzący dym.
Bu nehir içinde yüzmek için tehlikelidir.Niebezpiecznie jest pływać w tej rzece.
Atom enerjisi pahalı ve tehlikeli.Energia jądrowa jest droga i niebezpieczna.
Bu çok tehlikeli bir ilimdir.Det är farligt, tycker jag.
Test sırasında bir kaza olur ve Banner, tehlikeli Gama ışınlarına maruz kalır.Vid en olycka på laboratoriet bestrålas Bruce med farlig gammastrålning.
Tehlikeli Oyun ya da Almanca adıyla Die Welle, Dennis Gansel tarafından yönetilen 2008 yapımı Alman filmi.Die Welle är en tysk thrillerfilm från 2008 i regi av Dennis Gansel.
Fakat içlerinden biri çok tehlikeli bir sırrı da taşımaktadır.Men även ett paradis döljer farliga hemligheter.
"Çok tehlikeli bir gelişme".Att det är extremt farligt."
Gaston tehlikeli ve onlar Beast kale fırtına ve öldürmek için bir araya iddia ederek onları kenarları.Gaston eggar upp dem genom att hävda att han är farlig och de samlas för att storma slottet och döda Odjuret.
Isırığı tehlikeli değildir.Ett stick är inte farligt.
UV-B: Oldukça tehlikelidir.Person B: Vilken löjlig idé!
Ve oldukça tehlikeli bir yoldur.En riskfylld ansats!
Bu Filistinlilerin daha tehlikeli taktikler edinmelerine sebep oldu.Det gjorde det lätt för pilgrimer att nå den.
Potomani tehlikeli sonuçlara yol açabilir.ECMO kan medföra riskabla komplikationer.
Çok tehlikeli ve hızlıdırlar.De är mycket starka och snabba.
Tehlikeli İlişkiler (Les Liaisons Dangereuses), Choderlos de Laclos'un romanıdır.Filmen är baserad på romanen Farliga förbindelser av den franske författaren Choderlos de Laclos.
İnsanlar için tehlikeli değildir.Den är inte aggressiv mot människor.
Tehlikeli işler hariç tüm işçiler için sağlanan gıda miktarı eşit olmalıdır.Jämlika ransoner för alla arbetare med undantag för dem som arbetar inom de hälsovådliga industrierna.
Bu hareketin bariz bir karşıtı ise onu “dünyanın en tehlikeli fikri” olarak tanımlamıştır.Vägen var ökänd för att vara mycket riskabel och kallades "världens farligaste väg".
Bu yüzden desibel ile ifade edilen sayılarla, aritmetik işlemler yapmak tehlikelidir.Med hjälp av aritmetiska operatorer kan man beskriva tal med önskvärd precision.
Bu da tehlikeli ve oyalayıcı bir işti.Det kunde vara ett tungt och farligt jobb.