Tehlikeli akrepler olsa da zehri ölümcül değildir.Несмотря на свой исцеляющий фактор, X-23 не бессмертна.
Az bilmek tehlikelidir.Знать слишком много было опасно.
Çok tehlikeli bir suçlu olarak görülmektedir.Я — особо опасный преступник.
Fakat tehlikeli bir hayvan olarak bilinir.Кашалот считается весьма опасным животным.
Ancak aslında buzul duvarlara çok yaklaşmak tehlikeli olabilir.Вести его сквозь тяжёлые льды — истинное наслаждение.
Flapjack çok saf ve tehlikeden habersizdir, böylece o tehlikeli durumlarda kolaylıkla yakalanır.Флэпджек очень наивен и не замечает опасностей, поэтому легко попадает в неприятности.
Şekilsiz Askerlerin büyükleridir.Çok tehlikelidirler.Безработный самурай: вооружен и очень опасен.
Göl içinde yüzmek oldukça tehlikelidir.В озеро Ельно реки не впадают.
Sovyet birlikleri oldukça tehlikeli bir durumda kaldılar.Советский десант оказался в тяжелейшем положении.
Mayın bu hassas yapısından ötürü tehlikeli bulunmuş ve yerini TM-41 tanksavar mayınına bırakmıştır.Оказалась сложной в производстве и обращении, поэтому со временем была заменена противотанковой миной ТМ-41.
Hepsi birbirinden belalı, hepsi birbirinden tehlikeli iki bin adam.Каждый там силён, как тысяча человек.
Tersanelerde Ağır ve Tehlikeli İşkolu Yönetmeliği uygulansın.Увеличилось круг тяжелых и опасных для человека профессий.
"Türkiye-Suriye: 80 yıllık tehlikeli ilişki".Россия и Саудовская Аравия: 20 лет новых отношений.
Tek kitabı olan insan tehlikelidir.Единственный источник опасности — человек.
Biz bu tehlikeli girişim hakkında Muhammad Salih'i bilgilendirdik.Мы без твоего повеления взяли Азов и убили изменника турецкого посла».
Ateşli silah yaralanmaları bıçak yaralanmalarına kıyasla daha tehlikelidir.Однако они предпочтительны, если ножом приходится много резать.
İnsan nüfusu için büyük bir tehlike yoktur fakat çiftlik hayvanları için tehlikelidirler.Для человека малоопасен, но укус может быть смертелен для домашних животных.
O yüzden iktidar açısından "çokluk" tehlikelidir.Для власти „Артподготовка“, безусловно, представляет опасность.
Ayrıca bu hava alığı uçak üzerinde çalışan personel için son derece tehlikelidir.Впрочем, данный метод был опасен и для атакующего самолета.
Patlama tehlikeli yanıklara yol açabilir.Благодаря ловкости может увернуться от опасных ударов.
Mahallede ilköğretim okulu vardır yalnız okul yolu çocuklar için oldukça tehlikelidir .Правление семинарии решило, что оставаться в городе воспитанникам просто опасно.
İnsanlar için henüz tehlikeli olabildiğine dair bir kayıt bulunamamıştır.Мы не считаем, что есть какой-либо риск в том, чтобы нашелся лишний народ.
Sirenlerin tehlikeli olduğunu biliyordu.Город признан сейсмоопасным.
Özellikle Stalingrad yöneliminde ve özellikle de sağ (kuzey) kanat tehlikeli biçimde uzamıştır.На северной линии хорошо укрепленными оказались станции и особенно село Голышманово.
Toksin, insan ve bütün hayvanlar için oldukça tehlikelidir.Фенол довольно токсичен для животных и человека.
Denizde en tehlikeli misyonları yüklenir ve hayatı pahasına başarır.Экипаж самоотверженно устранил в море наиболее опасные из них, продолжив поход.
Kasım 2007'de, Knut 90 kg ağırlığa ulaşmıştı ve yakından kendisine hizmet verilmesi oldukça tehlikeliydi.وفي نوفمبر 2007 وصل وزن كنوت إلى 90 كيلوجرام وأصبحت العناية به عن قرب خطيرةً جداً.
Transfer edilen bu potansiyeller insanlara, hayvanlara ve elektronik eşyalar için tehlikelidir.هذه الإمكانات نقل تشكل خطرا على الناس والماشية، وأجهزة إلكترونية.
Bir yılanla karşılaşmak her zaman için tehlikeli kabul edilir ve o civardan uzaklaşılması önerilir.عند مواجهة الثعبان يعتبر دائما خطير ويوصى لمغادرة المنطقة المجاورة.
2008 yılına gelindiğinde kulüp mali açıdan tehlikeli bir konumdaydı.بحلول عام 2008، كان النادي في موقف حرج ماليأ.
Toprağa gömülü kabloları kazmak da kazı alanındaki çalışanlara tehlikeli olabilir.يمكن حفر في برقية دفن أيضا أن تشكل خطرا على العمال في موقع الحفر.
Yasaların konmaya başlamasına rağmen otomobil bazıları için hâlâ tehlikeli olarak görülmektedir.وعلى الرغم من وضع القوانين إلا أنهم يرون أنها تشكل خطراً على بعض السيارات.
Ayrıca aşkın en tehlikeli büyü olacağını da keşfedecektir.وأن الحب من الممكن أن يكون أخطر انواع السحر على الإطلاق.
Bir dönem Takrir-i Sükun Kanunu'yla sindirilen bu muhalefet zaman zaman tehlikeli boyutlara ulaşıyordu.في فترة ما فان هذه المعارضة التي استوعبت بقانون تقرير الهدوء قد وصلت لأبعاد خطيرة من حين لاخر.
Çoğu Protestan Reformcu Servet'i tehlikeli bir köktenci olarak görmekteydi ve dini özgürlük fikri henüz yoktu.رأى أغلب المصلحين البروتستانت سيرفيتوس كشخص ثوري خطير، ولم يكن مفهوم الحرية الدينية موجوداً في ذلك الوقت.
Otomobil ile yola çıkabilmek oldukça zahmetli olduğu kadar tehlikelidir de.وعند السفر بالسيارة فهو خطر بقدر مشقتها أيضاً.
Kontrol dışı elektrik kaynaklı ısınmalar da tehlikeli sonuçlar doğurabilir.هذا، وقد يكون التسخين الكهربي غير المقصود خطيرًا أيضًا.
Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek.تقوم المؤسسة باستبدال المواد الكيماوية الخطرة بأخرى غير خطرة أو أقل خطورة ما أمكن ذلك.
Film, Premiere dergisinin düzenlediği "En Tehlikeli 25 Film" listesine girdi.تم تصنيف الفيلم كأحد "أفلام 25 الأكثر خطورة" من قبل مجلة بريمير.
Bu da kendisi için tehlikeli olabilirdi.لان ربما كان ذلك خطرا عليه.
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.بيد أن المراقبين وجدوا أرضاً خطرة مليئة بالأسود وغيرها من المخلوقات.
Sıvı kaybına genellikle elektrolit dengesizlikleri eşlik eder ve bu her zaman tehlikelidir.الإختلالات المنحلة بالكهرباء شائعة أيضًا ودائمًا ما تكون خطيرة.
Kablosuz transfer kabloların bağlantısının uygunsuz, tehlikeli ve imkânsız olduğu durumlarda kullanışlıdır.يصلح نقل الطاقة لاسلكيًا في الحالات التي يكون فيها الاتصال الفيزيائي غير ملائم أو ضار أو غير ممكن.
Patlama tehlikeli yanıklara yol açabilir.يجب أن يؤدي الانفجار إلى أضرار فعلية.
Günde 1000 ft'ten (300 m) fazla tırmanıp orada uyumak tehlikelidir.وتقضي القاعدة العامة بعدم الصعود أكثر من 300 متر (1000 قدم) في اليوم الواحد حتى النوم.
Ahtapot ısırığı tehlikelidir.مشعب الدخينة قابل للانكماش.
Böylelikle Osmanlı cephesi tehlikeli bir duruma girmişti.وذلك في الوقت الذي كان فيه الغزاة في وضع خطير.
Bu varlıklarla uğraşmak tehlikelidir.صعوبة التعامل مع الاكساء.
Düşmanlarının sayısını ve ne denli tehlikeli olduklarını bilmemektedirler.لا يعرف بالضبط عدد أطفالهم أو ما حدث لهم جميعا.
Toksin, insan ve bütün hayvanlar için oldukça tehlikelidir.درجة السمية بالنسبة للإنسان والكائنات الحية الأخرى.
Bu da tehlikeli ve oyalayıcı bir işti.على أية حال هذه العملية خطيرة ومحفوفة بالمخاطر.
Meksika'nın tehlikeli olduğu düşüncesi ile büyüyen çocuklar tedirgindirler.نظر الإسبان إلى الجماعات التي أسسها المكسيكيون بريبة فربما تكون مجهزة لتحقيق استقلال المكسيك.
Bazı yılanlar tehlikelidir.بعض الأفاعي خطرة.
Burada koşmak tehlikeli mi?هل الركض هنا خطر ؟ .
Bekle Mary, o çok tehlikeli!ماري تمهلي هذا خطر جداً.
"Laboratuvar Güvenliği El Kitabı" CRC'ye göre perklorik asit son derece tehlikelidir.De acordo com "Handbook of Laboratory Safety" da CRC, o ácido perclórico é extremamente perigoso.
Şxd7 22. Ff5+ Çifte şahlar tehlikeli çünkü Şahı oynamaya zorluyor.Bf5+ Xeques duplos são perigosos pois forçam o rei a se mover.
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .Tempestades menos graves ocorreram em 1921 e 1960, quando foi relatado a interrupção de transmissões de rádio.
Film, Premiere dergisinin düzenlediği "En Tehlikeli 25 Film" listesine girdi.O filme foi incluído na lista de "25 filmes mais perigosos" compilada pela revista Premiere.
Zehirleri İnsanlar için tehlikeli olabilir.O veneno é perigoso para os seres humanos.