Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Utfri mig og redd mig ved din rettferdighet! Bøi ditt øre til mig og frels mig!
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Vedlé spravedlnosti své vytrhni mne, a vyprosť mne; nakloň ke mně ucha svého, a spas mne.
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Verlos mij door Uw rechtvaardigheid. Luister naar mij en bevrijd mij.
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Vytrhni ma vo svojej spravedlivosti a vysloboď ma! Nakloň svoje ucho ku mne a zachráň ma!
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Według sprawiedliwości twej wybaw mię, i wyrwij mię; nakłoó ku mnie ucha twego, i zachowaj mię.
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Xin hãy lấy công bình Chúa giải cứu tôi, và làm tôi được thoát khỏi; Hãy nghiêng tai qua tôi, và cứu tôi.
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Xin hãy lấy công_bình Chúa giải_cứu tôi , và làm tôi được thoát khỏi ; Hãy nghiêng tai qua tôi , và cứu tôi .
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Δια την δικαιοσυνην σου λυτρωσον με και ελευθερωσον με Κλινον προς εμε το ωτιον σου και σωσον με.
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Избави ме в правдата Си и освободи ме; Приклони към мене ухото Си и спаси ме.
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!בצדקתך תצילני ותפלטני הטה אלי אזנך והושיעני׃
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!بعدلك نجني وانقذني امل اليّ اذنك وخلّصني.
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!求 你 憑 你 的 公 義 搭 救 我 、 救 拔 我 、 側 耳 聽 我 、 拯 救 我
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!求 你 憑 你 的 公義 搭救 我 、 救拔 我 、 側耳聽 我 、 拯救 我
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.A teraz sułtan jest w niebezpieczeństwie.
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.Dan sekarang sultan dalam bahaya.
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.El sultán está en peligro...
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.E ora il sultano è in pericolo.
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.Giờ thì ông vua đó đang gặp nguy hiểm.
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.Iar acum sultanul e în pericol.
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.헉! 근데 이제 술탄이 위험에 쳐했어요
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.Nu is de sultan in gevaar.
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.Sultán je nyní v nebezpečí!
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.Teraz je v nebezpečí sultán.
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.Und jetzt ist der Sultan in Gefahr.
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.А сейчас султан в опасности.
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.Сега пък султанът е в опасност.
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.Султан у небезпеці.
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.הא! ועכשיו הסולטאן בסכנה.
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.هه! والآن السلطان في خطر.
Ahh! Şu an sultanın hayatı tehlikede.さあもう 本を取り出して 次に何が起こるのか
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.Altfel o să dai de probleme.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.Altrimenti sarete nei guai.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.Andernfalls wird es Probleme geben.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.Anders zit je in de problemen.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.Bằng không thì bạn sẽ gặp khó khăn.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.De otro modo tendrán problemas.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.Jeśli nie - to macie kłopot.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.그렇지 않은 경우라면 문제가 발생합니다.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.Sinon, vous allez avoir des problèmes.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.В противном случае это будет тяжело.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.Иначе си в беда.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.אחרת אתם בצרות.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.عدا ذلك أنت في مشكلة.
Aksi halde tehlikedesiniz demektir.では 皆さんの質問にお答えします
Ama ufak bir kısmına bulaştı, ve onların çoğu zaten hastaydı -- bağışıklık sistemleri muhtemelen tehlikedeydi.하지만 일부 소수의 사람들에게서는 암이 발전했는데, 그들은 대부분은 병든, 다시 말하면 면역 체계가 제대로 작동을 안하는 사람들이었습니다
Ama ufak bir kısmına bulaştı, ve onların çoğu zaten hastaydı -- bağışıklık sistemleri muhtemelen tehlikedeydi.אבל כמות קטנה מתוכם כן, ואלו היו ברובם אנשים שהיו חולים באופן אחר -- אשר מערכות החיסון שלהם עמדו בסכנה.
Ama ufak bir kısmına bulaştı, ve onların çoğu zaten hastaydı -- bağışıklık sistemleri muhtemelen tehlikedeydi.ﻟﻜﻦ ﻋﺪﻳﺪ ﺻﻐﻴﺮ ﻣﻨﻬﻢ ﺃُﺻﻴﺐ ﻭﻗﺪ ﻛﺎﻧﻮﺍ ﻓﻲ ﺍﻟﻐﺎﻟﺐ ﻣﺮﺿﻲ ﻭ ﺃﺟﻬﺰﺗﻬﻢ ﺍﻟﻤﻨﺎﻋﻴﺔ ﻛﺎﻧﺖ ﻏﺎﻟﺒﺎً ﺿﻌﻴﻔﺔ
Ama ufak bir kısmına bulaştı, ve onların çoğu zaten hastaydı -- bağışıklık sistemleri muhtemelen tehlikedeydi.低下しておりいずれにせよ 近々何か病気を患ったことでしょう この実験からわかるのは
Amazon elektrikli yılan balığı. Büyük oranda nesli tehlikede.Elektryczne węgorze z Amazonki.
Amazon elektrikli yılan balığı. Büyük oranda nesli tehlikede.아마존 전기 뱀장어- 극심한 멸종 위기에 처해 있는 종입니다.
Amazon elektrikli yılan balığı. Büyük oranda nesli tehlikede.צלופח חשמלי מהאמזונס. בסכנת הכחדה,
Amazon elektrikli yılan balığı. Büyük oranda nesli tehlikede.سمك الإنقليس الذي يعيش في الأمازون، مهدد الآن بخطورة،
Amazon elektrikli yılan balığı. Büyük oranda nesli tehlikede.種族のひとつで
Aşırıcılığın Arttığı Suriye'de Kadınların Özgürlüğü TehlikedeCom a onda crescente de extremismo na Síria, a liberdade das mulheres está comprometida
Aşırıcılığın Arttığı Suriye'de Kadınların Özgürlüğü TehlikedeEn creciente ola de extremismo en Siria, libertades de las mujeres penden de un hilo
Aşırıcılığın Arttığı Suriye'de Kadınların Özgürlüğü TehlikedeLa crescente ondata di estremismo in Siria mette in pericolo la libertà delle donne
Bazı diller ciddi derecede tehlikedeyken, bir kısmı hâlen iyi durumda.Enquanto algumas línguas estão em perigo de extinção, muitas outras estão vivas e bem.
Bazı diller ciddi derecede tehlikedeyken, bir kısmı hâlen iyi durumda.În timp ce multe dintre aceste limbi sunt aproape pe cale de dispariție, altele prosperă.
Bazı diller ciddi derecede tehlikedeyken, bir kısmı hâlen iyi durumda.Mientras algunos están en peligro crítico, muchos otros están vivos y bien.
Bazı diller ciddi derecede tehlikedeyken, bir kısmı hâlen iyi durumda.Ενώ κάποιες γλώσσες βρίσκονται σε μεγάλο κίνδυνο εξαφάνισης, πολλές άλλες παραμένουν ζωντανές και ακμαίες.