Ancak hala tehlikededirler.目前已经濒危。
"The Lost Children" tehlikedeki çocuklar hakkındadır.“艾滋孤儿”是父母死于艾滋病的孩子们。
CR: (Kritik tehlikede): Vahşi yaşamda soyu tükenme tehlikesi had safhada (extreme) olan türler.极危(Critically Endangered, CR):野生种群即将面临绝灭的机率非常高。
O sadece Diu, Hindistan ve Bahadur Shah of Gujarat tehlikede değildi.在卫拉特联盟,他和准噶尔的巴图尔珲台吉不和,备受排斥。
Babasının ölümünden sonra can güvenliğinin tehlikede olduğunu düşünerek Karamanoğulları'na sığındı.司馬雄,司馬釋之子,父親死後繼嗣,後因蘇峻之亂而被誅殺。
Security (güvenlik, emniyet) Riskten, tehlikeden ve kuşkudan uzak olma derecesini belirler.보안(保安)은 위험, 손실 및 범죄가 발생하지 않도록 방지하는 상태를 가리킨다.
Cumhuriyet tehlikede.네덜란드는 본국이 위험에 처했다.
"The Lost Children" tehlikedeki çocuklar hakkındadır.“아이들의 위태로운 ‘줄타기’ 멈추고파”.
Babasının ölümünden sonra can güvenliğinin tehlikede olduğunu düşünerek Karamanoğulları'na sığındı.그리고 얼마 뒤 늙은 부모를 돌보기 위해서 귀향하였으나, 아버지가 사망하면서 충격을 받아 사망하였다.
Cumhuriyetimiz Tehlikede 15 Mart 2008 Sürpriz!3월 15일 대한민국의 전 가수 유경.
İmdat, tehlikede olan birine yapılan yardım.그 때 그녀를 위험에서 구제해 주는 한 남자.
Kritik tehlikedeki türler (CR), neslinin tükenme riski had safhada olan türlerdir.절멸 위급(CR, Critically Endangered) - 야생에서 절멸할 가능성이 대단히 높음.
Bilgisayar kullanıcıları bu tehlikeden haberdar olmalıdır.사용자가 문제에 대한 기술을 한다.
"The Lost Children" tehlikedeki çocuklar hakkındadır.בערוץ הילדים בתוכנית "הנפילים".
Yine de türün tümü tehlikede değildir.עם זאת לא נראה שהמין בסכנה.
Bunun sonucunda, Charlie bebeğin tehlikede olduğu ile ilgili rüyalar görür.רוברט לבסוף חושד שמשהו לא בסדר עם בנו.
Bu tamimin önemli maddeleri: Vatanın bütünlüğü ulusun bağımsızlığı tehlikededir.עיקריו של החוזר היו כדלקמן: אחדותה ועצמאותה של המולדת נתונות בסכנה.
Ancak hala tehlikededirler.אנו בסכנה.
Bazı boynuzgagaların nesli tehlikededir.ישנן תשע קבוצות סיכון בחומרים מסוכנים.
Kendisinin korkak bir tavuk olmadığını göstermek için tehlikeden uzak kalamaz."כדי להוכיח שהוא לא תרנגולת".
Hirolanın nesli kritik tehlikededir ve 500 ila 1200 adet kaldığı tahmin edilmektedir.Самият автор е по-скромен и оценява, че е написал около 1500 драми.
İmdat, tehlikede olan birine yapılan yardım.Той използва способностите си, за да помага на другите в опасност.
Ancak hala tehlikededirler.Напротив, те били под непрекъсната опасност.
Kürk için avlanmadan dolayı nesli tehlikededir.Ugrožena je, jer je love zbog krzna.
Yine de türün tümü tehlikede değildir.Nijedna vrsta nije u opasnosti.
35:12 Birinin hayatı tehlikedeyse boş boş durma Lev.5:12; 6:23 Ljudska duša prestaje postojati prilikom smrti: Ezeh.
O sadece Diu, Hindistan ve Bahadur Shah of Gujarat tehlikede değildi.Napomena: Bahram Čobin i Šahrabaraz nisu potjecali iz dinastije Sasanida.
Mizaçgır ve hayırsever olması, kendisini birçok tehlikeden kurtarmıştır.No, osjeća se sretnim i ispunjenim, jer su Jack i on spasili duše mnogih dobrih ljudi.
Birinci Bölük’ü defalarca tehlikeden kurtarmıştır.Tak ako v prvej časti tiahne s početným sprievodom proti nebezpečenstvu.
Aynı zaman artık tüm Rusya yaklaşan tehlikeden ve Napolyon ile olacak savaştan konuşmaya başlamıştı.Dúfali, že sa tu spoja s prichádzajúcimi Rusmi a budú pokračovať v odpore Napoleonovi.
Luke eğitimini yarıda keser çünkü Leia ile Han'ın tehlikede olduğunu hisseder.Na Millenium Falcon ucíti Leia vďaka Sile, že Luke je v nebezpečenstve.
Frankfurt Hayvanat Bahçesi ise nesli tehlikedeki türlere ev sahipliği yapması ile ünlemiştir.Národný park Hortobágy je domovom viacerých ohrozených druhov živočíchov.
Tehlikedeki türler, neslinin tükenme riski çok yüksek olan türlerdir.Ohrozené druhy čelia vysokému riziku vyhynutia v blízkej budúcnosti.
Döllenmeden sonra ebeveynler yumurtaların yanında dolaşıp onları tehlikeden korurlar.Keď sa z vajec vyliahli mláďatá, starajú sa rodičia o mláďa, chránia ho a kŕmia ho.
Diğer amaçları, dini törenlerde bolluğa sahip olmak, tehlikeden uzak olmak veya düşmanları elemek içindir.Vlogo pa imajo tudi v verskih obredih za pridobitev bogastva, izognitev nevarnosti ali odstranitev sovražnika.
Nesli tehlikedeki türler IUCN Kırmızı ListesiNovice o novo odkritih vrstah IUCN rdeči seznam
Tükenme tehlikesindeki Çukçice, UNESCO'nun Tehlikedeki Diller Kırmızı Kitabında yer almaktadır.Jezik je v Unescovi rdeči knjigi uvrščen na seznam ogroženih jezikov.
Bu hayvanların nesli tehlikededir.Šių gyvūnų gyvenimo ciklas sudėtingas.
Birinci Bölük’ü defalarca tehlikeden kurtarmıştır.Komanda keletą kartų žaidė Primera divizione.
Tehlikedeki türler, neslinin tükenme riski çok yüksek olan türlerdir.Šalyse, kuriose ligos rizika maža, rekomenduojama skiepyti didelės rizikos grupių asmenis.
IUCN Tehlikedeki Türlerin Kırmızı Listesinde bulunur ve soyları tükenmek üzeredir.Abi rūšys įrašytos į Tarptautinė raudonąją knygą ir joms gresia išnykimas.
Cumhuriyet tehlikede.Riik oli hädaohus.
Yine de türün tümü tehlikede değildir.Liik ei ole ohustatud.
Apollo kelebeğinin nesli tehlikededir.Näiteks balti risla säilimine on sattunud tõsiselt ohtu.
Acil yardım numarasını yalnızca can, sağlık, mal varlığı ve çevre tehlikede olduğu zaman arayabilirsiniz.Du ska ringa nödnumret endast i brådskande fall där livet, hälsan, egendomen eller miljön är i fara.
Acil yardım numarasını yalnızca can, sağlık, mal varlığı ve çevre tehlikede olduğu zaman arayabilirsiniz.危机状况。
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!(70:2) По правде Твоей избавь меня и освободи меня; приклони ухо Твое ко мне и спаси меня.
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!A te igazságod szerint ments meg és szabadíts meg engem; hajtsd hozzám füledet és tarts meg engem.
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Bebaskanlah aku, sebab Engkau adil, dengarlah dan selamatkan aku
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Dans ta justice, sauve-moi et délivre-moi! Incline vers moi ton oreille, et secours-moi!
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Errette mich durch deine Gerechtigkeit und hilf mir aus; neige deine Ohren zu mir und hilf mir!
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Frels mig og udfri mig i din Retfærdighed, du bøjede dit Øre til mig;
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!주의 의로 나를 건지시며 나를 풀어주시며 주의 귀를 내게 기울이사 나를 구원하소서
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Liberami, difendimi per la tua giustizia, porgimi ascolto e salvami
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Na tua justiça socorre-me e livra-me; inclina os teus ouvidos para mim, e salva-me.
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Pelasta minut, vapahda minut vanhurskaudessasi, kallista korvasi minun puoleeni ja auta minua.
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Po pravičnosti svoji me otmi in oprosti, nagni k meni uho svoje in reši me!
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Rädda mig och befria mig genom din rättfärdighet; böj ditt öra till mig och fräls mig.
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Scapă-mă, în dreptatea Ta, şi izbăveşte-mă! Pleacă-Ţi urechea spre mine, şi ajută-mi.
Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni!Socórreme y líbrame en tu justicia. Inclina a mí tu oído y sálvame