Dikkatli kullanılırlarsa oldukça tehlikelidirler.Проте при обережному поводженні досить лежкі.
Bu, patlamaya ve çok tehlikeli yanıklara yol açabilir.Відбувається зіткнення, що призводить до вибухів та жахливих руйнувань.
Roma Senatosu birden tehlikenin farkına vardı.Римський командувач занадто пізно зрозумів задум ворогів.
Fakat, padişahların aşırı iltifatları daima tehlikeli olmuştur.Особисті потреби Мюнцера завжди залишалися дуже скромними.
Ahtapot ısırığı tehlikelidir.Укус великих Аспідових дуже небезпечний.
Ve köprünün patlatılma tehlikesi ortadan kaldırılmış oldu.Однак задачу з руйнування мостів виконано не було.
Şekilsiz Askerlerin büyükleridir.Çok tehlikelidirler.Але їх опікують Великі Татусі, які дуже небезпечні.
1) Tehlike veya tehlike kaynaklarının ortadan kaldırılması.Необхідно знайти та знищити джерело загрози.
Hayatınızı tehlikeye atmayın.Втім для життя не становить небезпеки.
Ne tehlikelerle yüzleşeceklerdir?До чого призведе небезпечна гра?
Henry'nin krallığı için tehlikeli olduğu açığa çıkmıştı.Це була явна загроза королівству Томонд.
Tehlikeli bir yer olabilir.Можуть бути небезпечними.
Türlerin sayısı, avlanma ve yaşam alanı yok olması sebebiyle tehlike altındadır.Багатьом видам загрожує зникнення через полювання й втрату життєвого простору.
Ancak kısa zamanda söndürülerek tehlike önlendi.Однак спочатку зовнішні загрози вважалися більш небезпечними.
Gözüne çimento kaçması nedeniyle birkaç ay hastanede kaldı ve kör olma tehlikesi geçirdi.Пролежавши в лікарні більше місяця, Клара втратила голос.
Bu yüzden bu vakitler tehlikeli sayılır.У сутінках вони дуже небезпечні.
Impractra: Çok tehlikeli bir lanettir.І, боже мій, яке недорікуватість!
Kırmızı listede soyları tehlikede olmayan hayvanlar statüsündedir.Червонокнижні тварини на території озера не було помічено.
Görünmez olabilme yetenekleri, onları iyice tehlikeli bir hale getirmektedir.Має здатність ставати невидимою, що робить її надзвичайно корисною для розвідки.
Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır.Життю сироти загрожує небезпека.
Fakat Osmanlı İmparatorluğu için en vahim tehlike Rusya'nın durumuydu.На Чорному морі основним противником Росії була Османська імперія.
Bu tehlikeyi göze alırlar.Це дозволяє їм завчасно помічати небезпеку.
Bu tehlikeli ve zarar vericidir.Пам'ятайте, це небезпечно і незручно.
El terlemesinin hayati tehlikesi yoktur. ^ "Excessive Sweating (Hyperhidrosis)".«Краще втекти, чим погано фехтувати» (швед.
Sultan yalnız bu ikinci tehlike ile uğraştı.Плем'я старається самостійно впоратися з цією загрозою.
Tüm kalpazanları çeşitli tehlikeler atlatıp yakalar.Різні підвиди стикаються з різними загрозами.
Bunun dışında bu durumun başka tehlikesi yoktur.Крім цього ніяких конкретних загроз виявлено не було.
Bu tür şimdi resmi olarak kritik tehlike sınırındadır.Цей вид знаходиться під загрозою серйозного збезлісення.
Bir köpek bazen tehlikeli bir hayvandır.Собака може бути іноді небезпечною твариною.
Tom tehlikelidir.Том небезпечний.
Tehlike yok.Небезпеки немає.
Yatakta sigara içmek tehlikelidir.Палити у ліжку небезпечно.
Dünya tehlikeli.Світ небезпечний.
Tom tehlikeli değil.Том не небезпечний.
Çok tehlikeliler.Вони занадто небезпечні.
Katil balinalar güzel ama tehlikelidirler.Косатки гарні, але небезпечні.
Onun planı tehlikelidir.Її план небезпечний.
Büyük tehlike var.Існує велика небезпека.
Tom hayatının tehlikede olduğuna inanıyor.Том вважає, що його життя в небезпеці.
(T) nesli tehlikede olanları göstermektedir.Позначки Теги, що використовуються у списку: (Т) види, яким загрожує зникнення.
(T) Nesli tehlikedeki türler (E) Endemik türler (A) Av balıkları (Y) Yabancı türler(T) Вимираючі види (Е) Ендемічні види (А) Промислова риба (Y) Чужорідні види
Bu gezegende dünyayı bekleyen büyük tehlikeyi öğrenirler.Вони дізнаються про велику небезпеку, яка загрожує світу на цій планеті.
"The Lost Children" tehlikedeki çocuklar hakkındadır.The Lost Children je o ohrožených dětech.
Hiçbiri, bu genç ve güzel kadının ne kadar tehlikeli olduğunun farkında değil.Nikdo z nich však neví, jak nebezpečná může žena být.
Oysa Almanya tehlike içindeydi.Německo ohrožený (gefährdet).
Tehlike altındaki diller arasındadır.Patří mezi ohrožené jazyky.
Ancak hala tehlikededirler.Zároveň jsou v ohrožení.
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .Méně významné bouře se odehrály v letech 1921 a 1960, kdy bylo zarušeno rádiové spojení v celé šíři spektra.
Ancak ameliyat kaynaklı olarak kısa vadede %1’den düşük bir ölüm tehlikesi mevcuttur.U chirurgického zákroku však existuje riziko krátkodobé úmrtnosti, které je ale nižší než 1%.
Arazide çölleşme tehlikesi bulunmaktadır.Zemi silně ohrožuje dezertifikace.
Hayatınızı tehlikeye atmayın.Nijak to neopomeň na tvé nebezpečí.
Film, Premiere dergisinin düzenlediği "En Tehlikeli 25 Film" listesine girdi.Magazín Premiere zařadil film ve svém hlasování mezi "25 nejnebezpečnějších snímků".
İnsanlar için tehlikeli değildir.Lidem nejsou nebezpeční.
Çok tehlikeli bir suçlu olarak görülmektedir.Je považována za velmi nebezpečnou.
Zararlı ve tehlikelidirler.Ozbrojené a nebezpečné.
Buzdağları gemiler için büyük tehlikedir.I menší kusy ledu mohou být velkým problémem pro lodě.
Geçiş yolunun tehlike altında olmaması gerekir.Zjistíme, zda nám nehrozí nebezpečí.
Aynı zamanda ateşleme tehlikesi olmaksızın patlayıcı gazların bulunduğu ortamlarda da kullanılabilirler.Mohou být také použity v prostředích, kde jsou přítomny výbušné výpary, bez nebezpečí vznícení.
Isırığı tehlikeli değildir.Bodnutí není příliš nebezpečné.
Fakat şimdi bu durum kendisinin aslında bir pop şarkıcısı olduğu gerçeğini gölgeleme tehlikesi doğurdu." dedi.Ale nyní hrozí nebezpečí, že zastíní to, čím doopravdy je, tedy popovou zpěvačkou“.