Ana içeriğe geç
Sözlük

tehlike ile cümle

tehlike kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çeşitli güçlükler ve tehlikelerle dolu bir yaşam geçirdi.أنا بدأت في أخذ الكثير من المخاطر والفرص.
İşe başlar fakat bir anda kendisini gizli bir tehlikenin içerisinde bulur.في البداية تجده مزعجاً، لكن سرعان ما تقع في حبه وتكتشف أن يخفي سراً.
Film, Premiere dergisinin düzenlediği "En Tehlikeli 25 Film" listesine girdi.تم تصنيف الفيلم كأحد "أفلام 25 الأكثر خطورة" من قبل مجلة بريمير.
Eğer drenaj uzun süre tehlikeye atılırsa böbrek zarar görebilir.إذا ترك الانسان المسبب لفترة أطول قد يتطور الصداع.
Bu da kendisi için tehlikeli olabilirdi.لان ربما كان ذلك خطرا عليه.
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.بيد أن المراقبين وجدوا أرضاً خطرة مليئة بالأسود وغيرها من المخلوقات.
"The Lost Children" tehlikedeki çocuklar hakkındadır.شحاتة يهون من الخسارة أمام "الأولاد"..
Sıvı kaybına genellikle elektrolit dengesizlikleri eşlik eder ve bu her zaman tehlikelidir.الإختلالات المنحلة بالكهرباء شائعة أيضًا ودائمًا ما تكون خطيرة.
Risk kıymetlendirmesi, tehlike ve riskleri ilişkilendiren bir işlemdir.إنّ الطريقة المثلى هو أن يحصل توازن بين المخاطر والفوائد.
Kablosuz transfer kabloların bağlantısının uygunsuz, tehlikeli ve imkânsız olduğu durumlarda kullanışlıdır.يصلح نقل الطاقة لاسلكيًا في الحالات التي يكون فيها الاتصال الفيزيائي غير ملائم أو ضار أو غير ممكن.
Patlama tehlikeli yanıklara yol açabilir.يجب أن يؤدي الانفجار إلى أضرار فعلية.
Günde 1000 ft'ten (300 m) fazla tırmanıp orada uyumak tehlikelidir.وتقضي القاعدة العامة بعدم الصعود أكثر من 300 متر (1000 قدم) في اليوم الواحد حتى النوم.
Ahtapot ısırığı tehlikelidir.مشعب الدخينة قابل للانكماش.
Böylelikle Osmanlı cephesi tehlikeli bir duruma girmişti.وذلك في الوقت الذي كان فيه الغزاة في وضع خطير.
Birçok harbe katılmış, hatırı sayılır tehlikeler atlatmıştır.وبعد ذلك ظهرت في لم الكثير من الأدوار التي كانت جريئة.
Bu varlıklarla uğraşmak tehlikelidir.صعوبة التعامل مع الاكساء.
"Sadece Facebook ve Twitter değil tüm dünya için tehlikeyiz!".لقد زاد من الخطر في العالم العربي ٬ كما أنه يمثل تهديد ليس فقط لأمن المنطقة ٬ بل لأمن العالم كله . " .
Bu durum onu çok tehlikeye sokar.لكن هذه السرقة تضعهما في خطر.
Bazen hayvanat bahçeleri, nesli tehlikedeki türlerin korunmasına yardımcı olur.وأحيانًا تحذِّر الحيوانات الأخرى الظباء من الخطر.
Düşmanlarının sayısını ve ne denli tehlikeli olduklarını bilmemektedirler.لا يعرف بالضبط عدد أطفالهم أو ما حدث لهم جميعا.
Kara ayaklı gelincik, nesli tehlikedeki türlerdendir.واللحن الخفي يكون في أنواع الغنة.
Tehlike altındaki diller arasındadır.تعتبر من ضمن اللغات الرومانسية.
İnsanlar için tehlike teşkil ederler.مساعدة الناس في الخطر.
Dölüt, gebeliğin ilk aylarında kolayca ve tehlikesizce alınabilir.عودة الأشياء المقترضة في الوقت المناسب و دون عناء .
Toksin, insan ve bütün hayvanlar için oldukça tehlikelidir.درجة السمية بالنسبة للإنسان والكائنات الحية الأخرى.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.كما يكون شجاعاً بإمكانه التغلب على مخاوفه ..
Adadaki birçok tür enderdir ve özellikle lemurlar ve diğer primatlar tehlike altındadır. ^ Organization.العديد من حيوانات الجزيرة نادرة ومهددة بالانقراض، خاصة الليمور ورئيسيات أخرى.
Bu da tehlikeli ve oyalayıcı bir işti.على أية حال هذه العملية خطيرة ومحفوفة بالمخاطر.
Biyolojik tehlikeler: İnsan vücuduna zarar verebilir biyolojik ajanlardır.تمييز الوكلاء عن الكائنات: الوكلاء أكثر استقلالاً من الكائنات.
Meksika'nın tehlikeli olduğu düşüncesi ile büyüyen çocuklar tedirgindirler.نظر الإسبان إلى الجماعات التي أسسها المكسيكيون بريبة فربما تكون مجهزة لتحقيق استقلال المكسيك.
Hastanın hayatı tehlike altında idi.حياة المريض كانت بخطر
Bazı yılanlar tehlikelidir.بعض الأفاعي خطرة.
Burada koşmak tehlikeli mi?هل الركض هنا خطر ؟ .
Bekle Mary, o çok tehlikeli!ماري تمهلي هذا خطر جداً.
Ark Royal birkaç batma tehlikesi geçirdi ve 'şanslı gemi' olarak ün kazandı.O Ark Royal sobreviveu a vários ataques e ganhou a reputação de "navio de sorte".
"Laboratuvar Güvenliği El Kitabı" CRC'ye göre perklorik asit son derece tehlikelidir.De acordo com "Handbook of Laboratory Safety" da CRC, o ácido perclórico é extremamente perigoso.
Bunun sonucunda, Charlie bebeğin tehlikede olduğu ile ilgili rüyalar görür.Depois de um tempo, Charlie começa a ter sonhos sobre o bebê estar em perigo.
Bir enfeksiyon geçirmiş ve bir süre sonra görme yetisini kaybetme tehlikesi vardı.Sofreu de uma infecção e, por algum tempo, esteve em perigo de perder a sua vista.
Omurtag ve II. Mihail ayrıca tehlike durumunda birbirlerine yardım etmeyi kabul etti.Omortague e Miguel II adicionalmente concordaram em providenciar ajuda um ao outro em caso de perigo.
İnsancıl olmayan hükümdarın "Gök aldığı yetki"yi, yâni hükmetme yetkisini kaybetme tehlikesi vardır.Um governante desumano corre o risco de perder o "Mandato dos Céus", o direito de governar.
Şxd7 22. Ff5+ Çifte şahlar tehlikeli çünkü Şahı oynamaya zorluyor.Bf5+ Xeques duplos são perigosos pois forçam o rei a se mover.
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .Tempestades menos graves ocorreram em 1921 e 1960, quando foi relatado a interrupção de transmissões de rádio.
Film, Premiere dergisinin düzenlediği "En Tehlikeli 25 Film" listesine girdi.O filme foi incluído na lista de "25 filmes mais perigosos" compilada pela revista Premiere.
Zehirleri İnsanlar için tehlikeli olabilir.O veneno é perigoso para os seres humanos.
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.No entanto, os observadores encontraram um terreno perigoso, repleto de leões e outras criaturas.
Kablosuz transfer kabloların bağlantısının uygunsuz, tehlikeli ve imkânsız olduğu durumlarda kullanışlıdır.Transmissão sem fio é útil em casos onde interconectar fios metálicos é inconveniente, perigoso ou impossível.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, en tehlikeli durumlarda Dünya'nın Başkanı olan Doktor'un yardımını ister.O secretário-geral das Nações Unidas recruta o Doutor, como presidente da Terra, para ajudar.
Ancak ameliyat kaynaklı olarak kısa vadede %1’den düşük bir ölüm tehlikesi mevcuttur.A intervenção apresenta, no entanto, um risco menor de mortalidade a curto prazo inferior a 1%.
Bildirildiğine göre CCI'nin Apple ürünlerini tehlikeye atmaya adanmış bir birimi var.O CCI supostamente tem toda uma unidade dedicada a comprometer produtos da Apple.
Bu olaydan sonra grup "Dünya'nın En Tehlikeli Grubu" unvanını almıştır.Por este acidente, a banda ganhou o título de "a banda mais perigosa do mundo".
Zira aşırılık kesinlikle yoksunluktan daha tehlikelidir.Excesso de confiança é mais perigoso do que a falta dela.
Göl alanında 318 yaşayan kuş türü kayıtlıdır fakat bunların 22 tanesi nesli tükenmek tehlikesinde olan türdür.Das 33 ordens de aves que ocorrem no Brasil, 22 possuem espécies ameaçadas de extinção.
Acımasız ve tehlikeli bir Moğol savaşçısıdır.Possui monstros assustadores e perigosos.
İnsanlar kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlar.As pessoas estavam fugindo da fome.
Tehlikeli değildir, çok güçlü de değildir ama sıkıştırıldığına kendini bir mandadan bile koruyabilir.Não é apenas desrespeitoso, mas você sente como se estivesse pronto.
Kısa bir sure içinde, Yunanistan’ın bağımsızlığı tehlikeye düştü.Em pouco tempo, no entanto, a própria independência de Grécia seria um desafio.
Boumeddiene "silahlı ve aşırı tehlikeli" olarak tanımlanıyor ve hâlâ kaçak.Ela é descrita como "armada e extremamente perigosa" e ainda está foragida.
Yenilik ve heyecan arzularından dolayı kendilerini tehlikeli durumlara sokarlar.Por costumarem ansiar por novidades e excitação, podem colocar-se em situações de risco.
Avrupa Tehlikedeki Türler Programı'nı (EEP) yürütmektedir.Programas de Reprodução para Espécies Ameaçadas de Extinção (EEP).
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Muitas vezes é corajoso ao ponto de arriscar a si mesmo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod