Ana içeriğe geç
Sözlük

tehlike ile cümle

tehlike kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu hasar tehlikeli olarak kabul edilmemişti.Non furono identificati rischi ambientali inaccettabili.
Kazanağız: Çok tehlikelidirler.Sta' attento: vi è grande pericolo.
Olaylar karışık ve tehlikeli bir hal alacaktır.Il bambino si rivelerà essere qualcosa di pericoloso ed inquietante.
Tehlike hem mutantlardan hem de her şeyi yok etmeye kararlı askerlerden gelmektedir.Contro di loro si lanciano i "fuoriusciti", violenti mutanti che cercano di uccidere tutti quelli che possono.
Dünyanın en güzel ama aynı zamanda en faal ve en tehlikeli yanardağlarından biri olarak geçer.È probabilmente la danza più bella, ma al tempo stesso più dura di tutte.
Zararlı ve tehlikelidirler.È sinistro e pericoloso.
Çünkü güneş arabasını kullanmak oldukça tehlikeli bir iştir.Guidare questo veicolo era un lavoro piuttosto arduo.
Bu, 2015 filmi Görevimiz Tehlike 5'in devamı ve Mission: Impossible film serisinin altıncı filmidir.È noto anche per aver diretto il quinto e sesto capitolo della serie cinematografica di Mission: Impossible.
Tehlike bertaraf edildikten sonra her şey normale döner” dedi.Dopo la sfilata, torno normale!».
Yine de türün tümü tehlikede değildir.La specie non è a rischio.
İnsan nüfusu için büyük bir tehlike yoktur fakat çiftlik hayvanları için tehlikelidirler.È considerata generalmente innocua per gli esseri umani, ma può essere pericolosa per gli animali domestici.
Hayati tehlikeyi atlatmış, İzmir'de yaşamaktadır.E si scopre che è sopravvissuto alla rivoluzione, vivendo in Svizzera.
Ama bu türlerin bazıları tamamen tükenmek üzeredir, bazıları da tehlike altında bulunmaktadır.Alcune di queste specie sono attualmente estinte, mentre molte altre sono già in via di estinzione.
Oyunun yazılışı Atina’nın tehlikenin eşiğinde bulunduğu bir döneme rastlar.La prima parte della sfida ha ancora una volta come oggetto la pericolosa situazione di Atene.
Halkı bu tehlikeye karşı yanında olmamıştır.I responsabili non erano però a conoscenza di questo pericolo.
Görünmez olabilme yetenekleri, onları iyice tehlikeli bir hale getirmektedir.Sono anche in grado di occultarsi, e ciò li rende tremendamente pericolosi.
Sultan yalnız bu ikinci tehlike ile uğraştı.Mainardo II si ritrovò quindi solo ad affrontare la minaccia bellica.
Tehlikeden muaf olma olarak da ifade edilebilir.A questo punto si può considerare fuori pericolo.
Endemik bir bitki olup nesli yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.Quattro sono endemiche e a rischio di estinzione.
Birinci Bölük’ü defalarca tehlikeden kurtarmıştır.In tutte le occasioni venne eliminato al primo turno.
Bu çok tehlikeli bir ilimdir.E questo è molto pericoloso.
ECC sistemleri için bir başka endişe, özellikle akıllı kartlarda çalışırken, arıza saldırıları tehlikesidir.Un altro problema del gioco via internet, specialmente per giochi d'azione rapida, può essere la latenza.
Bir görüşe göre Küba bunalımının ortaya çıkardığı tehlike gerçek olmaktan çok görünüşteydi.Quando Secondotto si accorse del grave pericolo che rappresentava il cognato era ormai troppo tardi.
Bir yılanın tehlikeli olduğunu gösterecek dört önemli faktör vardır.Si tratta di un serpente gigante i cui attacchi sono di elemento oscuro.
(Bu tehlikeli ve riskli!)("Oscenità e furore!").
Fakat içlerinden biri çok tehlikeli bir sırrı da taşımaktadır.Uno dei tre frati nasconde un pericoloso segreto.
Günümüzde nesli çok büyük tehlike altındadır hatta tükenmiştir.Questa ara è gravemente minacciata e potrebbe essere già estinta.
Bir dönem Takrir-i Sükun Kanunu'yla sindirilen bu muhalefet zaman zaman tehlikeli boyutlara ulaşıyordu.È evidente che una polizia di questo tipo in tempi di confusione era aperta ad abusi pericolosi.
Kısa bir sure içinde, Yunanistan’ın bağımsızlığı tehlikeye düştü.Non molto più tardi, però, l'indipendenza della Grecia venne messa alla prova.
Bu da kendisi için tehlikeli olabilirdi.Forse è qualcosa proprio per lui.
Son seferinde tutsak düşme tehlikesiyle bile karşılaştı.Rischiò una volta la vita in un incidente di caccia.
Günde 1000 ft'ten (300 m) fazla tırmanıp orada uyumak tehlikelidir.La regola generale è quella di non salire più di 300 metri al giorno per dormire.
Bölgedeki iki site tehlike altında olarak listelenmiştir.Questi due laboratori si trovano in due punti del sito.
Tehlike zamanlarında yavrular dişi bireyin ağzına girerler.In caso di pericolo gli avannotti si rifugiano nella bocca dei genitori.
Doktor ve Steven tehlikeli bir durumla karşı karşıyadır.Tom e Semir si occupano del caso...
O tehlikeden korkacak bir adam değil.Он не такой человек, чтобы вздрагивать от опасности.
GDO'lu ürünler insan hayatı için tehlikelidir.Продукты с ГМО являются опасными для человеческой жизни.
Tehlikenin karşısında cesaretini gösterdi.Она показала свою смелость перед лицом опасности.
O, çok tehlikeli bir adam.Он очень опасный человек.
Tehlike yok.Опасности нет.
Tom korkunç tehlikede.Том в ужасной опасности.
Bunun ne kadar tehlikeli olacağı hakkında seni uyardım.Я тебя предупреждал, насколько это будет опасно.
O böyle bir yolla tehlikeden kaçınıyordu.Таким образом он избежал опасности.
Tehlikeli olduklarından emin misin?Вы считаете их опасными?
Tüm örümcekler insan için tehlikeli değildir.Не все пауки опасны для человека.
Bu konuşma dili yakında yeryüzünden silinme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir dildir.Это язык, находящийся под угрозой исчезновения.
Kriz, Dünya Ekonomisi'nin gelişimi açısından büyük tehlike arz ediyor.Кризис представляет собой большую опасность для роста мировой экономики.
Boşuna anlam arayıp tehlikeli sularda yüzmenize gerek yok.Вам не нужно искать смысла и плавать в опасных водах.
Bu tehlikeler nedeniyle Avustralya hükümeti tarafından koruma altına alınmışlardır.В связи с этой опасностью вид взят под защиту австралийским правительством.
İşte örenlerin (harabe ve viranelerin) en tehlikeli olanları da bunlardır.Они и есть самые несчастные.
Tehlikeli bir hayvan sanıldıkları için güvenlik amaçlı olarak da öldürülürler.За нападение на позвоночное животное тоже могут признать опасной.
Günümüzde en tehlikeli Antisemitizm Yahudi devletine izin verilmeyen dünya isteyenlerin olabilir.”Сегодня самые опасные антисемиты — те, кто хочет сделать мир без еврейского государства».
Buzdağları gemiler için büyük tehlikedir.Айсберги представляют большую опасность для судоходства.
Bu havanın kendisinden daha da tehlikeli olan gerçek, bu kötü durumu görmemeleri olmuştur.Об этой опасности вы сами знаете не хуже меня.
Ana madde: Tiberius Tiberius'un yönetiminin ilk yılları huzurlu ve nispeten tehlikesizdi.Первые годы правления Тиберия были мирными и относительно благополучными.
Yoğun kış koşullarının getirdiği tehlikelerle karşı karşıyayız."Мы столкнемся с опасностями глубокой зимой».
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, en tehlikeli durumlarda Dünya'nın Başkanı olan Doktor'un yardımını ister.Генеральный секретарь ООН обращается за помощью к Доктору как к президенту Земли.
Hong Kong'da etorfin, "Hong Kong Tehlikeli Uyuşturucular Yönetmeliği" 134. bölümde liste I'de düzenlenmiştir.В Гонконге использование коки регулируется согласно Списку 1 Постановления Опасных наркотиков, Глава 134.
Artık kendisi Pentagon için tehlike teşkil etmektedir.Теперь Пилоту грозит трибунал.
Kayıtlı tarihlerde volkanların patlaması uygarlıklara büyük tehlike arz etmiştir.Взрывные извержения вулканов всегда представляли большую опасность для человека.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod