Ana içeriğe geç
Sözlük

tehlike ile cümle

tehlike kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Daha çok çalışmazsa pozisyonunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.He is in danger of losing his position unless he works harder.
O beni tehlikeden kurtardı.He saved me from danger.
O, tehlikeye maruz kaldı.He was exposed to danger.
O tehlikenin farkındaydı.He was aware of the danger.
O, tehlikenin farkında olmalı.He must be aware of the danger.
O, kendini tehlikeye attı.He exposed himself to danger.
Tehlike karşısında cesurlaştı.He became brave in the face of danger.
O, tehlike karşısında cesaret gösterdi.He showed courage in the face of danger.
Tehlike olduğunda bile sakin kaldı.He remained calm even in the presence of danger.
Bu, tehlikeyi göze almak anlamına gelse bile, o oraya gitmeye karar verdi.Even though it meant risking danger, he decided to go there.
Bilerek onu tehlikeye maruz bıraktı.He deliberately exposed her to danger.
O, tehlike ile ilgili uyardı.He warned me of the danger.
O, toplum için bir tehlikedir.He is a danger to society.
Birçok tehlikelere maruz kaldı.He was exposed to many dangers.
O, hava yolculuğunun tehlikeli olduğunun düşünüldüğü günlerde yaşadı.He lived in the days when air travel was considered dangerous.
Onun hayatı tehlikede.His life is in danger.
Hayatı tehlikede.His life is in danger.
Kendi canını tehlikeye atarak çocuğu kurtardı.He saved the child at the risk of his own life.
Onlar beni uyarıncaya kadar tehlikenin farkında değildim.I was not aware of the danger until they warned me.
Adamı toplum için bir tehlike olarak gördüler.They regarded the man as a danger to society.
Onlar onu tehlikeden kurtardılar.They rescued him from danger.
Onun güzelliği onu birçok tehlikeye maruz bıraktı.Her beauty exposed her to many dangers.
O şimdi tehlikeyi atlattı.She was now out of danger.
O tehlikede değil.She is out of danger.
O, tehlikenin farkında olmayabilir.She may not be aware of the danger.
Tehlikenin karşısında cesaretini gösterdi.She showed her courage in the face of danger.
O şimdi tehlikede.She is now in danger.
Onu tehlikeden koru.Defend her from danger.
Hasta şu anda tehlikeyi atlattı.The patient is now out of danger.
Askerler tehlikeye alışıktırlar.Soldiers are used to danger.
Bir asker sık sık tehlikeyle yüzleşmek zorundadır.A soldier often has to confront danger.
Gangasterlerle ilgili casusluk yapmak tehlikeli bir girişimdi.Spying on gangsters was a dangerous venture.
Çok tehlikeliyim.I am very dangerous.
Kız kardeşinin ameliyatından sonra tehlikede olmadığını duymaktan memnuniyet duyuyorum.I'm glad to hear that your sister is out of danger after her operation.
Gece yüzmek tehlikelidir.Swimming at night is dangerous.
Düşen kayalar dağcılar için tehlike oluşturabilir.Falling rocks present a danger to climbers.
Fırtına tehlikesi var.There is a threat of a storm.
Bence fırtınalı bir havada dağa tırmanmak tehlikelidir.I think it's dangerous to climb a mountain on a day when it's stormy.
Bu hafif bir hatanın ciddi yaralanmalara yol açabileceği çok tehlikeli bir spor.It's a very dangerous sport, where a slight mistake can lead to serious injury.
Tehlikeli bir madde yuttuğun zaman, yapman gereken şey ne yuttuğuna bağlıdır.When you swallow a dangerous substance, what you need to do depends on what you swallowed.
Hareket eden trene atlamak çok tehlikelidir.It is very dangerous to jump aboard the train when it is moving.
Onun planı tehlikeli.His plan is dangerous!
Gerçek dövüşte, duraksamanın çok tehlikeli bir şey olduğunu unutmamalısın.In real combat, you must not forget that hesitation is a very dangerous thing.
Bir bisiklete iki kişi binmesi tehlikelidir.Riding double on a bicycle is dangerous.
Savaş sırasında Bob birçok tehlikeli maceralar yaşadı.Bob had had many dangerous adventures during the war.
O tehlikelidir.It's dangerous!
İnternetin tehlikelerinden nasıl kaçınabilirsin?How can you avoid the dangers of the Internet?
Dikkat edin! Sarhoşken araba sürmek tehlikelidir.Take care! It's dangerous to drive drunk.
Apaçık ortadadır ki, insan davranışları çevre için radyasyondan daha tehlikelidir.It's evident that human behaviour is more dangerous for the environment than radiation.
Radyoaktif maddeler tehlikelidir.Radioactive matter is dangerous.
GDO'lu ürünler insan hayatı için tehlikelidir.Products with GMO are dangerous to human life.
Tufts, dünyanın en tehlikeli üniversitesidir.Tufts is the most dangerous university in the world.
Bazen büyükanneler, KGB'den daha tehlikelidir.Sometimes, Grandma is more dangerous than the KGB.
Temmuzda bu nehirde yüzmek tehlikelidir.This river is dangerous to swim in July.
O hasta kişinin hayatı tehlikede.That sick person's life is in danger.
Aynı anda telefonda konuşmak ve araç kullanmak tehlikelidir.It's dangerous to talk on the phone and drive at the same time.
Sosyal ağ siteleri, 13 yaşından küçük insanlar için tehlikelidir.Social networking sites are dangerous for people under 13.
Bu tehlikeli deneye katılmak ister misiniz?Would you like to take part in this risky experiment?
Bu hastanın hayatı tehlikede.This patient's life is in danger.
Bir hayvan yaralandığında çok daha tehlikeli olabilir.An animal can be much more dangerous when wounded.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod