Ana içeriğe geç
Sözlük

tehlike ile cümle

tehlike kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu sadece çok fazla tehlikeli.It's just way too dangerous.
O akıl almaz derecede tehlikeliydi.It was incredibly dangerous.
Çok tehlikeli olduğu söylenir.It's said to be very dangerous.
Şu anda tehlikeli bir bölgedeyiz.We're in a dangerous area right now.
Tehlikeli bir şekilde yaşamaktan hoşlanıyorsun.You do like living dangerously.
Burası tehlikeli bölge.This is dangerous territory.
Tom toplum için bir tehlikedir.Tom is a danger to society.
Tom tehlikeli, değil mi?Tom's dangerous, isn't he?
Tehlikeli bir şekilde yaşamaktan zevk alır mısın?Do you enjoy living dangerously?
Taparcasına hayranlık duymak tehlikeli bir şey.Hero worship is a dangerous thing.
Tehlikede olduğunu düşünüyoruz.We think you're in danger.
Gerçekten tehlikedeyiz.We're really in danger.
Ayılar oldukça tehlikelidir.Bears are quite dangerous.
Şu adam tehlikeli.That man is dangerous.
Ayılar çok tehlikeli.Bears are very dangerous.
Artık hiçbir tehlike yok.There's no danger now.
O tehlikeli olmaz mı?Wouldn't that be dangerous?
Onların tehlikeli olabileceğini düşünüyor musun?Do you think they might be dangerous?
Biz korkunç bir tehlike içindeyiz.We are all in terrible danger.
Dünya turistler için tehlikeli bir yer oldu.The world has become a dangerous place for tourists.
Neden onlar bizim için bu kadar tehlikeli?Why are they so mean to us?
Tehlike geçti.The danger has passed.
Şu anda dışarı gitmek tehlikeli.It's dangerous to go outside right now.
Tom tehlikeli bir adam.Tom is a dangerous man.
Bu tehlikeli bir oyun .This is a rough game.
İtibarım tehlikede.My reputation is at stake.
Bu tehlikeli olgu hakkında çok az şey bilinmektedir.Very little is known about this dangerous phenomenon.
Bütün yolcular ölümcül tehlikedeler.All the passengers are in mortal danger.
Biz o gemiden bir tehlike sinyali aldık.We've got a distress signal from that ship.
O büyük bir tehlikede.She is in great danger.
Hiç kimse Tom'un tehlikeli bir çocuk tacizcisi olduğunu bilmiyordu.Nobody knew that Tom was a dangerous child molester.
O tehlikelerin farkında olmalı.He needs to be aware of the dangers.
Uçağımız tehlikeli bir biçimde Türk Hava Yolları uçağına yaklaşıyordu.Our plane was dangerously approaching the Turkish Airlines airliner.
Tehlikeli ve aptalca olduğu için onu yapmak istemiyorum.I don't want to do it because it's dangerous and foolish.
Tom çok tehlikeli bir adam.Tom is a very dangerous man.
Çete temel olarak uyuşturucu satıcıları ve tehlikeli eski hükümlülerden oluşur.The gang was mainly composed of drug dealers and dangerous ex-convicts.
Köpekler trafik için ciddi bir tehlikedir.Dogs are a serious danger to traffic.
Burada yüzmek çok tehlikelidir.Swimming here is very dangerous.
Bir astronot olmak çok zor, bazen çok tehlikelidir.It is very hard, and sometimes very dangerous, to be an astronaut.
Enerji içecekleri ile karışık bir alkol tehlikeli bir kombinasyon olabilir.Alcohol mixed with energy drinks can be a dangerous combination.
Dan tehlikeli bir uyuşturucu satıcısı için uyuşturucu sattı.Dan sold drugs for a dangerous drug dealer.
Yol geçerken mesaj atmak tehlikelidir.It's dangerous to text while crossing the road.
Dan tehlikeli suçluların hedefi oldu.Dan became the target of dangerous criminals.
O, göründüğünden daha tehlikeli.It's more dangerous than it looks.
Bugün dünyamızda konuşulan dillerin yarıdan fazlası tehlike altındadır..More than half of the languages spoken in our world today are endangered.
Bir ulusun hayatı tehlikede değilse, savaş cinayettir.Unless a nation's existence is in peril, war is murder.
Onun tehlikeli olduğundan kuşkulandım.I suspected she was dangerous.
Mor köpek balıkları tehlikeli hayvanlardır.Purple sharks are dangerous animals.
Bu günler otostop yapmak iyi bir fikir değil. Tehlikeli olabilir.These days it is not a good idea to hitchhike. It can be dangerous.
Şöhreti tehlikedeydi.His reputation was at stake.
Katil balinalar güzel ama tehlikelidirler.Killer whales are beautiful but dangerous.
Herhangi bir tehlikede değiliz, değil mi?We aren't in any danger, are we?
Biz tehlikede değiliz, değil mi?We aren't in danger, are we?
O, tehlikeden kaçındı.He avoided danger.
Bu lambanın perdeleri yakma tehlikesi yok.There's no danger of this lamp setting fire to the curtains.
Tehlike her köşede pusuda bekliyor.Danger lurks around every corner.
Tom tehlikeli sporları sever.Tom likes extreme sports.
Bence yaptığın tehlikeli.I think what you're doing is dangerous.
Annem sezaryen ameliyatlarının tehlikeli olduğunu düşünüyor.My mother thinks that caesarian sections are dangerous.
Geceleyin yüzmek tehlikelidir.It's dangerous to swim at night.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod