Tom çok tehlikeki bir adam.Tom is a very dangerous man.
En tehlikeli mahkum kaçtı.The most dangerous inmate escaped.
Hayır, Tom, o çok tehlikeli.No, Tom, that's too dangerous!
Tehlike geçti alarmını beklemek zorundayız.We have to wait for the all clear.
O nehir tehlikeli.That river is dangerous.
O yapmak için aptalca ve tehlikeli bir şeydi.That was a stupid and dangerous thing to do.
İfade özgürlüğü hâlâ bazı devletlerde tehlikelidir.Free speech is still dangerous in some countries.
Tehlikenin farkındayım.I'm aware of the danger.
Futbolun böylesine tehlikeli bir spor olduğunu bilmiyordum.I didn't know that soccer was such a dangerous sport.
Tehlikedesin, bayım.You're on thin ice, mister.
Ben tehlikeyi göze alıyorsam bunu yapıp yapmamam sana niye dert oluyor, anlamıyorum.If I'm willing to take the risk, I don't see why you should care whether I do it or not.
Almanya tehlikeli midir?Is Germany dangerous?
Finlandiya tehlikeli midir?Is Finland dangerous?
Sokakta oynamak tehlikeli!It's dangerous to play in the street!
Caddede oynama-bu tehlikeli.Don't play in the street—it's dangerous.
"Apaçık" matematikteki en tehlikeli sözcüktür."Obvious" is the most dangerous word in mathematics.
O çok ciddi tehlikede olabilir.She may be in very serious danger.
Tom çok ciddi tehlikede olabilir.Tom may be in very serious danger.
İç barış tehlikeye girer mi?Would domestic peace be plunged into jeopardy?
Şehrin 1940'larda yapılmış çok katlı yapıları çökme tehlikesindeler.The city's multi-story buildings built in the 1940's are in danger of collapse.
Tehlikeli bir şey yapmadığından emin olmak istiyorum.I want to make sure you don't do anything dangerous.
Lav tehlikelidir.Lava is dangerous.
Onu tehlikeye atabileceğimizi sanmıyorum.I don't think we can risk that.
Atom bombaları insanlık için bir tehlikedir.Atom bombs are a danger to mankind.
Bu olasılık, her iki taraf için de çok tehlikeli olur.That would be a highly dangerous option for both sides.
Onlar için tehlike çanları ağır ağır çalmaktadır.The bells of danger toll for them.
En tehlikeli şeytan paradır.The most dangerous demon is money.
Tom deli ve belki tehlikeli.Tom is crazy, and possibly dangerous.
Aralarında karıştırma tehlikesi var.There is danger of confusion between them.
Araba sürerken mesaj yazmak çok tehlikelidir.Texting while driving is very dangerous.
Kurşun zehirlenmesi dünya genelinde milyonlarca çocuğun sağlığını tehlikeye atar.Lead poisoning endangers the health of millions of children around the world.
Bu tehlikeli bir bölge olabilir.This could be a dangerous area.
Tom tahliye edilme tehlikesiyle karşı karşıya.Tom is in danger of being evicted.
Neyin tehlikede olduğunu sana söylemek zorunda değilim.I don't have to tell you what's at stake.
Burada kalırsanız hayatlarınız tehlikededir.Your lives are in danger if you stay here.
Uçurumun kenarına çok yaklaşmak tehlikeli olurdu.It would be dangerous to go too near the edge of the cliff.
Bunlar tehlikeli adamlar.These are dangerous men.
Bu tehlikeli bir görev olabilir.It could be a dangerous mission.
Korkaklar tehlikenin ilk işaretinde koşarlar.Cowards run at the first sign of danger.
Bir korkak, ilk tehlike belirtisinde kaçar.A coward runs at the first sign of danger.
Sen hayatını tehlikeye atıyorsun.You're putting your life in danger.
Bu çocuklar tehlikede.These kids are in danger.
Arkadaşlarım tehlikede.My friends are in danger.
Tom benim her zaman kendimi tehlikeye atıyor olduğumu düşünür.Tom thinks I'm always putting myself in danger.
Tom'un yaşamı tehlike içinde.Tom's life's in danger.
Tom bana hayatımın tehlikede olduğunu söyledi.Tom told me my life's in danger.
Tom hayatının tehlikede olduğunu düşündü.Tom thought his life was in danger.
Tom hayatının tehlikede olduğunu kesinlikle biliyordu.Tom certainly knew his life was in danger.
Tom hayatının tehlikede olduğuna inanıyor.Tom believes his life is in danger.
Bütün şehir tehlikede.The entire city is in danger.
Hayatımız sürekli olarak tehlike içinde.Our lives are constantly in danger.
Tom şu anda tehlikede.Tom is currently in danger.
Tahminime göre onlar tehlikede değiller.It's my guess they're in no danger.
Tom tehlikeyle karşı karşıya geldi.Tom was exposed to danger.
Sen büyük bir tehlike içindesin.You're in great danger.
Sizin yaşamlarınız büyük tehlikede.Your lives are in great danger.
Büyük tehlike var.There's great danger.
Tom'un yakın tehlikede olabileceğini düşünüyoruz.We think Tom might be in imminent danger.
Tom kuruntulu ve tehlikelidir.Tom is delusional and dangerous.
Bu çok tehlikeli oluyor.It's becoming too dangerous.