Ana içeriğe geç
Sözlük

tehdit ile cümle

tehdit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Arjantin'deki askeri cuntaların çeteleri tarafından tehdit edildiği zaman döndü ve dedi ki "Ah, hadi ama,"عندما هدده سفاحو المجلس العسكري الأرجنتيني، عاد وقال، "أوه، هيا،
Arjantin'deki askeri cuntaların çeteleri tarafından tehdit edildiği zaman döndü ve dedi ki "Ah, hadi ama,"軍団に脅された時- こう言いました 「死を持って以外 何人も脅すことはできない」
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Cei săraci și vulnerabili n-ar mai trebui să fie amenințați de boli infecțioase, de fapt, nimeni.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Die Armen und Verwundbaren müssen nicht länger durch Infektionskrankheiten bedroht werden, niemand muss das.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.I poveri e i più deboli non devono più essere minacciati da malattie infettive anzi: nessuno deve più esserlo.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.이젠 더 이상 가난하고 약한 자들이 전염성 병들에 의해 위협을 받지 않아도 됩니다. 혹은 물론 모두가 그럴 것 입니다.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Nalezljive bolezni ne bodo več ogrožale revnejših slojev prebivalstva. Nikogar, pravzaprav.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Niet langer zullen de armen en kwetsbaren bedreigd worden door besmettelijke ziekten en, ja, ook iedereen.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Не трябва вече бедните и уязвимите да бъдат заплашвани от заразни болести, нито пък който и да било.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.אין יותר סיבה שהעניים והפגיעים יחיו תחת איום של מחלות מדבקות או, בעצם, כל אחד.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.لم يعد الفقراء و الضعفاء في خطر الإصابة بالأمراض المعدية أو أي أحد.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.伝染病におびえる必要はないのです -もちろん他の人たちもです バーツラフ・スミルが言っている
Asla doğrudan tehditler savurmadım.Ich habe niemanden direkt bedroht.
Asla doğrudan tehditler savurmadım.Ik heb nooit directe bedreigingen geuit.
Asla doğrudan tehditler savurmadım.Jag gjorde aldrig några direkta hot.
Asla doğrudan tehditler savurmadım.J'ai jamais fait des menaces directes.
Asla doğrudan tehditler savurmadım.Nikdy jsem přímo nevyhrožovala.
Asla doğrudan tehditler savurmadım.Nikomu bezpośrednio nie groziłam.
Asla doğrudan tehditler savurmadım.Non ho mai minacciato direttamente nessuno.
Asla doğrudan tehditler savurmadım.Nunca fiz ameaças directas.
Asla doğrudan tehditler savurmadım.Sosem fenyegettem meg senkit közvetlenül.
Asla doğrudan tehditler savurmadım.Tôi cũng chưa từng gây ra bất cứ sự đe dọa nào.
Asla doğrudan tehditler savurmadım.Ποτέ δεν απείλησα κανέναν άμεσα.
Asla doğrudan tehditler savurmadım.Никога не съм направила каквито и да е директни заплахи.
Asla doğrudan tehditler savurmadım.Я никому не угрожала.
Bana tehditkâr olanı. "Bu benim işim" dedi.날 menacingly. "그건 내 소관이야,"라고 말했다.
Bana tehditkâr olanı. "Bu benim işim" dedi."Це моя справа", сказав він.
Bana tehditkâr olanı. "Bu benim işim" dedi."Это мое дело", сказал он.
Bana tehditkâr olanı. "Bu benim işim" dedi.אלי באיום. "זה העסק שלי", הוא אמר.
Bana tehditkâr olanı. "Bu benim işim" dedi.مهددا في وجهي. واضاف "هذا عملي" ، قال.
Bana tehditkâr olanı. "Bu benim işim" dedi.不屈の解像度の空気が来て、無駄のような彼の顔に行き、通過
Bana tehditkâr olanı.la mine ameninţător.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.Aber sie sind auch bedroht, weil sie den Planeten mit Leuten wie uns teilen.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.A jsou v ohrožení také proto, že sdílí planetu s lidmi jako jsme my.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.A sú ohrozené, pretože sa delia o planétu s ľuďmi ako sme my.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.En ze worden ook bedreigd omdat ze een planeet delen met mensen zoals wij.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.E sono a rischio anche perchè condividono il pianeta con esseri come noi.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.És veszély fenyegeti őket, mert velünk, emberekkel osztoznak ezen a bolygón.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.E também estão ameaçadas porque partilham um planeta com pessoas como nós.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.Et elles sont également menacées parce qu'elles partagent une planète avec des gens comme nous.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.또한 우리 인간들과 지구를 공유하고 있기 때문에 식물들은 위협에 직면해 있죠.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.Mà cũng bởi vì chúng phải sống chung trên một hành tinh với loài người chúng ta.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.Și mai sunt în pericol din cauză că împart o planetă cu oameni ca noi.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.Επίσης απειλούνται γιατί μοιράζονται τον πλανήτη με ανθρώπους σαν εμάς.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.А также они под угрозой из-за того, что они делят планету с людьми вроде нас с вами.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.Също така са застрашени, защото споделят планетата с хора като нас.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.והם תחת איום גם משום שהם חולקים כוכב לכת עם אנשים כמונו.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.وهي أيضاً مهددة لأنها تتشارك الأرض مع أناس مثلنا.
Ayrıca bizim gibi insanlarla aynı dünyayı paylaştıkları için tehdit altındalar.危機に瀕しているのです 私たちのような者は植物やその生息環境を
Ayrıca işverenim beni şiddet kullanmak ile tehdit ediyor.Mi empleador me amenaza también con violencia.
Ayrıca işverenim beni şiddet kullanmak ile tehdit ediyor.Min arbetsgivare hotar mig dessutom med våld.
Ayrıca işverenim beni şiddet kullanmak ile tehdit ediyor.Mon employeur me menace aussi par des violences.
Ayrıca işverenim beni şiddet kullanmak ile tehdit ediyor.Työnantajani myös uhkailee minua väkivallalla.
Ayrıca işverenim beni şiddet kullanmak ile tehdit ediyor.Работодатель также угрожает мне насилием.
Ayrıca işverenim beni şiddet kullanmak ile tehdit ediyor.كما أن رب العمل لدي يهددني بالعنف.
Ayrımcılık aznı zamanda, tehdit edici, düşmanca, aşağılayıcı ya da onur kırıcı bir ortamın yaratılmasıdır.Créer un climat menaçant, hostile, dégradant, humiliant ou offensant est aussi un acte discriminatoire.
Ayrımcılık aznı zamanda, tehdit edici, düşmanca, aşağılayıcı ya da onur kırıcı bir ortamın yaratılmasıdır.Det är även diskriminering att skapa en hotfull, fientlig, nedsättande eller förödmjukande atmosfär.
Ayrımcılık aznı zamanda, tehdit edici, düşmanca, aşağılayıcı ya da onur kırıcı bir ortamın yaratılmasıdır.Syrjintää on myös uhkaavan, vihamielisen, halventavan tai nöyryyttävän ilmapiirin luominen.
Ayrımcılık aznı zamanda, tehdit edici, düşmanca, aşağılayıcı ya da onur kırıcı bir ortamın yaratılmasıdır.Дискриминацией также является нагнетание угрожающей, враждебной, оскорбляющей или унижающей атмосферы.
Ayrımcılık aznı zamanda, tehdit edici, düşmanca, aşağılayıcı ya da onur kırıcı bir ortamın yaratılmasıdır.كذلك يعتبر التهديد أو خلق جو من العدائية والتحقير أو الإذلال تمييزاً.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod