Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.Įsigijo pagalbinės gamybos padalinius, kurie padeda mažinti gamybos savikainą.
White, ciddi tehditler alıyordu.J. Balčius taip pat sulaukė grasinimų.
Bu kez Roma kuşatması tehdit altındaydı.Kita grėsmė Romai buvo rimtesnė.
Bu hâkimiyet Floransalıların kendi topraklarını tehdit niteliği taşımaktaydı.Seda aga nägi Veneetsia ohuna oma maismaavaldustega seotud huvidele.
Sualtı petrol ve gaz boru hatları potansiyeli artan çevresel tehditleri ileri sürülmüştür.Läbipaistvad gaasi/auru läbilaskvuse barjäärid.
Ölüm tehditleri bile almıştır.Tähelepanuga kaasnesid tapmisähvardused.
Koalalar için insanoğlu kaynaklı en büyük tehditler yaşam alanı yok olması ve parçalanmasıdır.Tuntumad väljasuremise põhjustajad on elupaikade killustamine ja hävitamine .
Sağlıklı yaşam için yapılan spor insan sağlığını tehdit etmemelidir.Kiire arstiabi saamisel ei ole haigus eluohtlik.
Fakat ne olursa olsun, King ölüm tehditlerine karşın gösterilere başarıyla liderlik yaptı.Vaatamata komisjoni esimehe kartustele kulgesid katsetused edukalt.
Şu an bu tür doğal yaşam alanının yok olması sebebiyle tehdit altındadır.Praeguseks on see liik elupaikade hävitamise tõttu peaaegu välja surnud.
Jako türü 2007 yılında Tehdit Altındaki Türler Listesi'ne girmiştir.Neist 24 kuulub 1992. aastal koostatud Leedu ohustatud liikide nimekirja.
Adam kaçırma, tehdit, terör, suikast.Hogy elraboljon, megfenyegessen, terrorizáljon és megfélemlítsen.
Adam kaçırma, tehdit, terör, suikast.Pour kidnapper, menacer, intimider et terroriser.
Adam kaçırma, tehdit, terör, suikast.Απαγωγή, απειλή, τρόμος, δολοφονία.
Adam kaçırma, tehdit, terör, suikast.خطف, تهديد, ارهاب, واغتيال
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Afganistan nepredstavuje existenciálnu hrozbu globálnej bezpečnosti.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Afganistan nie stanowi śmiertelnego zagrożenia dla światowego bezpieczeństwa.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Afganistán no representa una amenaza existencial para la seguridad mundial.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Afganistan tidak menimbulkan ancaman pada keamanan global.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Afganistanul nu reprezintă o amenințare majoră pentru siguranța globală.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Afganisztán nem fenyegeti a globális biztonság létét.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Afghanistan không hề đưa ra một đe dọa tồn tại tới an ninh toàn cầu.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Afghánistán nepředstavuje existenční hrozbu světové bezpečnosti.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Afghanistan stellt keine existentielle Bedrohung für die globale Sicherheit dar.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Afghanistan utgör inte något existentiellt hot mot den globala säkerheten.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Afghanistan vormt geen existentiële dreiging voor de internationale veiligheid.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.아프가니스탄은 세계 안보에 실제적인 위협을 끼치지 않습니다.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.L'Afghanistan ne représente pas une menace existentielle pour la sécurité mondiale.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.L'Afghanistan non rappresenta una minaccia esistenziale alla sicurezza globale.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.O Afeganistão não representa nenhuma ameaça existencial à segurança global.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Το Αφγανιστάν δεν αποτελεί υπαρξιακή απειλή για την παγκόσμια ασφάλεια.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Афганистан не оказывает существенной угрозы всемирной безопасности.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.Афганистан не представлява огромна заплаха за международната сигурност.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.אפגניסטן איננה מהווה איום קיומי על בטחון העולם.
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.فأفغانستان لا تمثل اي خطر على الامن العالمي
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.世界平和を脅かすような 潜在的な危険はありません。 タリバンがカブールを制圧し、
Afganistan küresel güvenliğe karşı varoluşsal bir tehdit teşkil etmiyor.故事中的每一句话都错了。 阿富汗并没有
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.Afrikkaa kohtaa nyt ennenkokematon uhka ihmisarvolle ja tasa-arvolle.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.A w Afryce stajemy w obliczu bezprecedensowego zagrożenia ludzkiej godności i równości.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.E aquilo com que lidamos em África é uma ameaça sem precedentes à dignidade e igualdade humana.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.Et en Afrique, nous faisons face à une menace nouvelle à la dignité et à l'égalité des hommes.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.Und was wir in Afrika sehen ist eine unvergleichliche Bedrohung der Menschenwürde und der Gleichberechtigung.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.Wat we in Afrika aantreffen is een ongekende dreiging voor menselijke waardigheid en gelijkheid.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.А то, что происходит в Африке -- это беспрецедентная угроза человеческому достоинству и равентсву.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.Това, което наблюдаваме в Африка, е безпрецедентна опасност за човешкото достойнство и равенство.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.A családját kirakták a bérelt lakásból, és a szociális rendszer azzal fenyegette, hogy elveszik a gyerekeit.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Expulsaron a su familia de su hogar y Bienestar Social amenazaba con quitarle a sus hijos.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Familia lui a fost dată afară din apartament, iar sistemul de asistență socială amenința să-i ia copiii.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Gia đình anh bị đuổi khỏi căn hộ, và Hệ thống phúc lợi xã hội đang đe doạ giành quyền nuôi dưỡng các đứa trẻ.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Han familie blev sparket ud af deres lejlighed, og velfærdssystemet truede med at tage hans børn fra ham.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Jego rodzinę wyrzucono z mieszkania, a system opieki społecznej groził odebraniem dzieci.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.그의 가족은 아파트에서 쫓겨나고, 복지국에서는 아이들을 부모로부터 떼어내려고 위협했습니다.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Rodinu vykopli z ich bytu, a úrady sa im vyhrážali, že mu zoberú jeho deti.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Rodinu vykopli z jejich bytu a úřad na ochranu dětí vyhrožoval odebráním jejich dětí.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Sa famille a été expulsée de leur appartement, et l'assistance sociale menaçait de prendre ses enfants.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Seine Familie wurde aus ihrer Wohnung geworfen und das Sozialsystem drohte damit, die Kinder wegzunehmen.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Zijn familie werd uit hun appartement gezet, en de jeugdzorg dreigde met het weghalen van de kinderen.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Έδιωξαν την οικογένειά του από το διαμέρισμά τους, και το σύστημα πρόνοιας απειλούσε να του πάρει τα παιδιά.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Семейството му било изгонено от апартамента им и системата за социална защита заплашвала да отнеме децата му.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Семью выселили из квартиры, и система социального обеспечения грозилась отнять у него детей.