Ana içeriğe geç
Sözlük

tehdit ile cümle

tehdit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sıfır-gün saldırıları ciddi bir tehdittir.Snæver sikkerhedspolitik er militære trusler.
İnsanlarca yapılan tehdit ise ormanın yok edilmesidir.En trussel mod arten er ødelæggelse af levesteder på grund af skovhugst.
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.De skulle også betale erstatninger og indstille støtten til udenlandske oppositionsgrupper.
Onu öldürmek ile tehdit eder.En kamp, der truer med at ødelægge ham.
Tehdit edip onu Summersların evine götürür.De får Ham fri og flyver mod Weasley'ernes hjem.
Bölgede sıklıkla meydana gelen depremler de yapıyı tehdit eden bir diğer ögedir.En anden trussel er jordskælvene som ofte ryster regionen.
Çalışmaları yetkililer tarafından onaylanmadı ve kovulmakla tehdit edildi.Klagede de, blev de truet med deportation.
Ailesinin ölüm tehditlerinde bulunduğunu birlikte savcılığa giderek bildirmiştik.Som journalist var hun jævnlig blevet truet af sin far med, at folk kunne sagsøge hende for injurier.
Roma'daki imparator ise, iç tehditler ve İtalya ve Balkanların savunmasıyla meşuldü.I Roma var keiseren opptatt med de indre truslene til hans makt og med forsvaret av Italia og Balkan.
Bazıları Dünyaya çok yaklaşabilir ve potansiyel tehdit oluştururlar.Noen av dem kommer svært nær jorden, og utgjør en potensiell trussel mot planeten.
Piso mahkemeye çıkartıldı ve Tacitus'a göre Tiberius'u da bu işe karıştırmakla tehdit etmişti.Piso ble tiltalt og i henhold til Tacitus, truet til å blande inn Tiberius.
Parti büyükleri, uzun süren gösterilerin ülke istikrarını tehdit ettiğine inanıyordu.De eldste i partiet anså at langvarige demonstrasjoner var en fare for landets stabilitet.
Bu tek taraflı ön olaylar, İsveç'in savaş tehditleriyle devam etti.Denne ensidige handlingen ble møtt med svenske trusler om krig.
Bu zırh, aracı ve personelini çeşitli tehditlerden korumak için tasarlanmıştır.Pansringen er laget for å beskytte vognen og mannskapet mot mange forskjellige typer trusler.
Timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu.Farlig dyreliv som krokodiller og flodhester var også en vanlig trussel.
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.De har også truet med å trekke tilbake økonomisk støtte.
Sığınmacıların çoğu Yahudi karşıtı tehditlerden dolayı Almanya'yı terk etti.Mange jøder forlot Tyskland på grunn av jødeforfølgelsene.
Sextus Pompeius Octavianus'u Akdeniz'deki hububat sevkiyatından İtalya'yı mahrum bırakmakla tehdit etti.Sextus Pompeius truet Octavius i Italia ved å nekte halvøya innførsel av korn gjennom Middelhavet.
Her ikisi de yaşamı tehdit edici olabilir.Begge tilfeller kan medføre livstruende situasjoner.
Eğer Sparta yardım etmeyecek olursa Pers taleplerini kabul etmekle tehdit ediyorlardı.Sparta truet med krig dersom kravene ikke ble møtt.
Bazı türleri yerli balıkların neslini tehdit eder.Den kan fortrenge innfødte arter av marihøner.
Eğer tekrar birleşmezlerse bu sırrı açıklamakla da tehdit ediyordu.Først da disse var klare besluttet man seg for å angipe på nytt.
Nevvablığa 1843'te yeni bir tehdit çıktı.En ny gjenoppbygging tok til i 1843.
Ta ki yeni bir tehdit belirene kadar.Det var en overhengende fare for ytterligere skred.
Çoğu türlerin soyu tehdit altındadır.Flere av artene er truet.
Bu durum Türkiye sınır güvenliği için bir tehdit unsurudur.Det er utvilsomt at området forblir et risikofelt for regional sikkerhet.
"Irak o dönemde herhangi bir tehdit teşkil etmiyordu.Australia ble ikke regnet som en egen verdensdel på den tiden.
"Ölüme karşı yürüyüş şiddetle tehdit ediliyor".Trusselen om salg til utlandet er tydeligvis blitt tatt på alvor.»
Aşırı avlanma nedeniyle tehdit altındadır.Arten er truet av ulovlig jakt.
Tehdit karşısında ise saldırmadan kafalarını sallayarak gagalarını tehdide karşı uzatırlar.I praksis beskytter disse mot angrep mot hodet.
2006 IUCN Tehdit Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi.2006 IUCNs Røde liste Verdens naturvernunions nasjonale rødliste over truede arter 2006.
Gece Filippikos'u yaklaşan tehditle uyarıda bulunmak için bir elçi gönderdi.Pada malam hari, dia mengirim utusan untuk memperingatkan Philippikos ancaman mendekat.
(Akyuvarların, enfeksiyonlar gibi tehditlere karşı savaşarak vücudun korunmasına yardımcı olmaları gerekir.)(Sel darah putihnya seharusnya membantu pertahanan tubuh dengan memerangi ancaman, seperti infeksi.)
Tehditler arasında balıkçılık ve köpekbalıklarına karşı kullanılan ağlar sayılabilir.Mereka dapat berubah bentuk antara hiu dan manusia pada waktu-waktu yang mereka inginkan.
5 Mart 2009 günü Brown saldırı ile suçlandı ve ceza tehditleri almaya başladı.Pada tanggal 5 Maret 2009, Brown dituntut atas penyerangan dan membuat ancaman kriminal.
Mihail ve Prokopia sarayda Stavrakios'u tehdit edecek yeterli desteği topladılar.Namun Mikhael dan Prokopia telah mengumpulkan cukup dukungan di istana untuk mengancam Stavrakos sendiri.
Ölüm tehditleri bile almıştır.Tapi ancaman kematian juga mengancam nyawanya.
2006 IUCN Tehdit Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi.2006 Daftar Merah IUCN Spesies yang Terancam punah.
Fırsat mı, Tehdit mi?Janji dan ancaman.
İsrail'in ufak bir tehdit yaratabileceği düşünülüyordu.Hal ini dipandang sebagai ancaman bagi Israel.
Bu tek taraflı ön olaylar, İsveç'in savaş tehditleriyle devam etti.Aksi unilateral ini mengalami ancaman perang Swedia.
Bunun dışındaki tüm tehditler ve katliamlar hep dışarıdan yönlendirilir.Usaha dan ancaman merusakan dari pihak-pihak luar selalu diawasi.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Gajah menunjukkan ancaman dengan mengangkat kepalanya dan membentangkan telinganya.
Bir zamanlar iki eski arkadaşına muhbirlik yapmıştır, şimdi ise bu sebeple olarak tehdit edilmektedir.Dia menunggu kedua temannya (Sojoyo dan Mbah Kuryo), yang terlambat datang.
Egzotik evcil hayvan ticareti de büyük kediler için bir tehdit oluşturmaktadır.Perdagangan satwa satwa ilegal juga merupakan ancaman bagi kelestarian hewan hewan itu.
Hükümdar, onları çağırıp tehdit eder, onlarsa inançlarından ayrılmak istemezler.Maka tanpa adanya amalan, meskipun ada keyakinan dan ucapan, tidaklah disebut beriman.
Hayaletleri yumrukla tehdit ederken tutmayın beni diye bağırır.Maka jawab pencuri itu dengan ketakutan, benar.
Diğer tehditler arasında doğal yaşam alanı kaybı ve yerel halk ile olan çıkar çatışmaları sayılabilir.Ancaman lain adalah kehancuran habitat dan konflik dengan penduduk setempat.
Sonunda Güney ve Merkez kuvvetlerdeki tehditler bu olaylar sırasında tamamen temizlendi.Dominasi kaum Hun di Eropa Tengah dan timur hancur berantakan sebagai hasil akhir dari pertempuran ini.
Bu tür suçlar bir ulusun güvenlik ve ekonomik bütünlüğüne yönelik bir tehdit de oluşturabilir.Perbatasan terbuka bisa menjadi ancaman keselamatan dan keamanan publik.
Timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu.Binatang berbahaya seperti buaya dan kuda nil juga menjadi ancaman.
Bilgibankası girişinde bu türün neden tehdit altında olduğu açıklanmaktadır.Data dalam database termasuk juga menerangkan mengapa jenis hewan ini terancam punah
Her ikisi de yaşamı tehdit edici olabilir.Kehidupan keduanya terancam.
Ölüm tehditleri üzerine Peiper ailesini Almanya'ya geri gönderdi.Atas ancaman ini, Peiper, yang bertahan di Traves, mengirim keluarganya kembali ke Jerman.
Çünkü, bu onun daha az tehditkâr hale getirirdi.Akibatnya kemanannya kurang terjamin .
Onu öldürmek ile tehdit eder.Dia terancam hukuman mati karena membunuh.
Tehdit olarak gördüğü kimse uzun süre yaşayamaz.Orang yang berwatak rendah, pasti tidak akan hidup lama.
Bölgedeki baraj inşaatları bu canlıların yaşamlarına tehdit oluşturmaktadır.Kuda nil ini juga membahayakan kehidupan penduduk di wilayah tersebut.
Dünyanın soyu ciddi tehdit altında bulunan 25 primat türünden biridir.Hewan tersebut sekarang menjadi salah satu dari "25 Primata Paling Terancam Punah di Dunia."
Saldırı ağaçları, eğer aynısı değilse, tehdit ağaçları ile çok benzerdir.Sepintas, pohon cerme bukan tidak mirip dengan pohon belimbing wuluh.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tehdit ile cümle - Sayfa 25 - tehdit kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App