Şimdi biraz tedirgin oldumCreo que estoy nervioso.
Şimdi biraz tedirgin oldumIch glaube, jetzt bin ich nervös.
Şimdi biraz tedirgin oldumIk ben nu heel nerveus.
Şimdi biraz tedirgin oldumJe me sens confus.
Şimdi biraz tedirgin oldum지금 생각해보니까 긴장되는 것 같네요
Şimdi biraz tedirgin oldumPenso di essere nervoso, ora.
Şimdi biraz tedirgin oldumДумаю, что сейчас я нервничаю.
Şimdi biraz tedirgin oldumМисля, че сега се чувствам нервен.
Şimdi biraz tedirgin oldumאני חושב שעכשיו אני מרגיש נבוך.
Şimdi biraz tedirgin oldumاشعر حاليا بالتوتر
Şimdi biraz tedirgin oldum私たちへの支援ですが、人々は時々何も知らずに行動します
Şimdi de yapıyorum. Bunu görebilirsiniz. Tedirgin oluyorum..저는 지금 그러고 있어요. 여러분은 제가 초조해지는 것을 볼 수 있을 거에요.
Şimdi de yapıyorum. Bunu görebilirsiniz. Tedirgin oluyorum..אני עושה את זה ברגע זה ממש. תראו אותי. אני נהיה עצבני.
Şimdi de yapıyorum. Bunu görebilirsiniz. Tedirgin oluyorum..أنا أقوم بذلك الآن. أنتم تنظرون إلي. أنا أشعر بالتوتر.
Şimdi de yapıyorum. Bunu görebilirsiniz. Tedirgin oluyorum..言うべきこと すべきことがわからず 撮影所に行くのが嫌になります
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.Các bạn hẳn đã từng nghe rằng, đứng gần cây súng này thì chẳng dễ chịu chút nào
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.For jer, og som i allerede hørte, kan det at være så tæt på dette våben gøre jer dårligt tilpas.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.Für Sie, und das haben Sie mitbekommen, könnte das Gefühl so nah an einer Waffe zu sein Unbehagen bereiten.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir. Hatta korkunç bile olabilir.Para Uds., y lo que han oído, estar tan cerca de esta arma puede incomodarlos o incluso infundirles temor.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.Jak już słyszeliście, bliskość broni może wzbudzać w was niepokój.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.여러분에게, 여러분들이 이미 들었다 싶이, 이 총과 가까이 하는 것은 아마도 여러분들의 마음을 불편하게 할겁니다.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.Önöknek, és már hallották, ilyen közel lenni egy puskához talán kellemetlen érzés.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.Para vocês, e vocês já notaram, estar tão perto desta arma pode ser desconfortável.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.Pe dvs., o armă aflată atât de aproape vă poate neliniști.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.Per voi, e lo avete già sentito, stare così vicini a quest'arma non rende tranquilli.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.Pour vous, et vous l'avez déjà entendu, être si proche de ce fusil peut vous mettre mal à l'aise.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.Pro vás, a to jste již slyšeli, může být nepříjemné, být tak blízko této pušce.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.Voor jullie, en je hoorde het al, kan de nabijheid van dit wapen jullie een onbehaaglijk gevoel bezorgen.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.Εσείς, και μόλις το ακούσατε, μπορεί να νοιώθετε άβολα τόσο κοντά σε αυτό το όπλο.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.За вас, и вие вече чухте, стоейки толкова близо до това оръжие, може би ви кара да се чувствате неудобно.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.У вас, как только что стало понятно, такая близость оружия вызывает беспокойство.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.У вас, як ви щойно почули, така близькість до цієї зброї може викликати неспокій.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.עבורכם, כפי שכבר שמעתם, להיות כה קרוב לרובה גורם לכם חוסר נוחות.
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.لأجلكم .. وقد سمعتم مسبقاً إن الاقتراب من البندقية لا يجعلكم تشعرون بالارتياح
Sizin için bu silaha yakın olmak tedirgin edici olabilir.銃が こんなに近くにあることに 不安を覚えるかもしれません 恐怖さえ感じるでしょう
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.Alors il est apparu comme troublé, et m'a demandé da faire un compromis.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.Daraufhin war er in ziemlichen Schwierigkeiten und bat mich um einen Kompromiss.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.Ekkor kissé zavart lett, és megkért, kössünk kompromisszumot.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.Entonces se preocupó un poco, y me pidió un compromiso.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.Hij werd wat onzeker en stelde een compromis voor.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.그러자 그는 곤란해하는 것처럼 보였습니다. 그리고 제게 타협안을 제시했지요.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.Lúc đó ông ta nhìn cũng hoang mang, và hỏi tôi có thể thỏa hiệp được không.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.S-a tulburat un pic, și a cerut să facem un compromis.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.Zaskočilo ho to a požiadal ma o kompromis.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.Zmieszał się trochę i zaproponował kompromis.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.Φάνηκε τότε κάπως ενοχλημένος, και μου ζήτησε συμβιβασμό.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.Тут он вроде встревожился и попросил меня пойти на компромисс.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.Чиновник занепокоївся і попросив мене піти на компроміс.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.הוא קצת הוטרד מזה, וביקש ממני להתפשר.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.بعد ذلك، بدا مضطربا بعض الشيء و طلب آن نتوصل إلى حل وسط
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.妥協案を求めました でも私はこう断りました
- Tedirgin miydim?Aveam emoţii?
- Tedirgin miydim?¿Estaba nerviosa?
- Tedirgin miydim?Estava nervosa?
- Tedirgin miydim?Feszült voltam?
- Tedirgin miydim?J'étais nerveuse?
- Tedirgin miydim?Was ik nerveus?
- Tedirgin miydim?هل كنت متوترة ؟
- Tedirgin olmadın mı?N-ai avut emoţii?
- Tedirgin olmadın mı?- Não estavas nervosa?