Ana içeriğe geç
Sözlük

tedirgin ile cümle

tedirgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.希律王 聽見 了 、 就 心裡不安 . 耶路撒冷 合城 的 人 、 也 都 不安
Merak ediyorlar, beni bu kadar tedirgin eden ne, delirdim mi?Ils se demandent ce qui ne va pas, ce qui lui prend, est-il fou ?
Merak ediyorlar, beni bu kadar tedirgin eden ne, delirdim mi?La gente se pregunta, qué le pasa, está loco?
Merak ediyorlar, beni bu kadar tedirgin eden ne, delirdim mi?Ze vragen zich af wat er mis is, wat is er met hem, is hij gek?
Merak ediyorlar, beni bu kadar tedirgin eden ne, delirdim mi?بدموعي يقولو خيره أخوي* مهبول؟
Mısırı ateşe vereceğim, Sin acıdan kıvranacak, No Kentinin surları yarılacak, Noffü sürekli tedirgin olacak.In zanetim ogenj v Egiptu; Sin bo trepetal v strahu in Tebe bodo predrte, Nof pa dobi sovražnike po dne.
Mısırı ateşe vereceğim, Sin acıdan kıvranacak, No Kentinin surları yarılacak, Noffü sürekli tedirgin olacak.ja sytytän Egyptin tuleen. Siin kierii tuskassa, Noo valloitetaan, ja Noof - ahdistajia selvällä päivällä!
Mısırı ateşe vereceğim, Sin acıdan kıvranacak, No Kentinin surları yarılacak, Noffü sürekli tedirgin olacak.Jeg sætter Ild på Ægypten, Syene skal skælve af Angst, der skal brydes Hul på No, og dets Mure skal nedrives.
Mısırı ateşe vereceğim, Sin acıdan kıvranacak, No Kentinin surları yarılacak, Noffü sürekli tedirgin olacak.내가 애굽에 불을 일으키리니 신이 심히 근심할 것이며 노는 찢어 나뉠 것이며 놉은 날로 대적이 있을 것이며
Mısırı ateşe vereceğim, Sin acıdan kıvranacak, No Kentinin surları yarılacak, Noffü sürekli tedirgin olacak.vetek tüzet Égyiptomra, kínok közt vergõdik Sin, és Nó megtörik és Nófba betörnek [fényes] nappal.
Mısırı ateşe vereceğim, Sin acıdan kıvranacak, No Kentinin surları yarılacak, Noffü sürekli tedirgin olacak.И пошлю огонь на Египет; вострепещет Син, и Но рушится, и на Мемфис нападут враги среди дня.
Mısırı ateşe vereceğim, Sin acıdan kıvranacak, No Kentinin surları yarılacak, Noffü sürekli tedirgin olacak.ונתתי אש במצרים חול תחיל סין ונא תהיה להבקע ונף צרי יומם׃
Mısırı ateşe vereceğim, Sin acıdan kıvranacak, No Kentinin surları yarılacak, Noffü sürekli tedirgin olacak.واضرم نارا في مصر. سين تتوجع توجعا ونو تكون للتمزيق ولنوف ضيقات كل يوم.
Mısırı ateşe vereceğim, Sin acıdan kıvranacak, No Kentinin surları yarılacak, Noffü sürekli tedirgin olacak.我 必 在 埃 及 中 使 火 覂 起 、 訓 必 大 大 痛 苦 . 挪 必 被 攻 破 . 挪 弗 白 日 見 仇 敵 。 〔 白 日 或 作 終 日
Mısırı ateşe vereceğim, Sin acıdan kıvranacak, No Kentinin surları yarılacak, Noffü sürekli tedirgin olacak.我 必 在 埃及 中 使 火覂起 、 訓必 大大 痛苦 . 挪 必被 攻破 . 挪弗 白日見仇敵 。 〔 白日 或 作終日
Neden? bunun nedeni baek seung jo ile birlikteyken tedirgin olman mı? iyi,De ce? E din cauza ca atunci cand esti cu Baek Seung Jo, esti emotionata? Ei bine.
Neden? bunun nedeni baek seung jo ile birlikteyken tedirgin olman mı? iyi,Et pourquoi ? C'est parce que tu es nerveuse quand tu es avec Baek Seung Jo ? Bien.
Neden? bunun nedeni baek seung jo ile birlikteyken tedirgin olman mı? iyi,Kenapa begitu? Itu karena saat kau bersama Baek Seung Jo, kau merasa gugup? Benar.
Neden? bunun nedeni baek seung jo ile birlikteyken tedirgin olman mı? iyi,Miksi? Onk ose koska, kun olet Baek Seong Jon kanssa... olet ollut hermostunut? No...
Neden? bunun nedeni baek seung jo ile birlikteyken tedirgin olman mı? iyi,Perchè? E' perchè quando sei con Baek Seung Jo, sei nervosa? Bene...
Neden? bunun nedeni baek seung jo ile birlikteyken tedirgin olman mı? iyi,Sao lại vậy? Là vì khi ở bên Baek Seung Jo, em thấy căng thẳng phải không? À vâng.
Neden? bunun nedeni baek seung jo ile birlikteyken tedirgin olman mı? iyi,Varför det? Är det för att när du var tillsammans med Baek Seung Jo så var du nervös? Nå
Neden? bunun nedeni baek seung jo ile birlikteyken tedirgin olman mı? iyi,Waarom is dat? Komt het doordat je nerveus bent, als je bij Baek Seung Jo bent? Nou.
Neden? bunun nedeni baek seung jo ile birlikteyken tedirgin olman mı? iyi,Warum? Ist es weil ,wenn du mikt Baek Seung Jo bist,nervös bist? Nun.
Neden? bunun nedeni baek seung jo ile birlikteyken tedirgin olman mı? iyi,Και γιατί αυτό; Είναι επειδή όταν είσαι με τον Μπεκ Σουνγκ Τζο, είσαι νευρική; Λοιπόν.
Neden? bunun nedeni baek seung jo ile birlikteyken tedirgin olman mı? iyi,Почему же? Это потому, что, когда ты с Бэк Сын Чжо, ты нервничаешь? Ага.
Neden? bunun nedeni baek seung jo ile birlikteyken tedirgin olman mı? iyi,لماذا هذا ؟ هل هذا بسبب انك عندما كنتي مع بيك سيونغ جو كنتي متوترة ؟ حسنا
Neden? bunun nedeni baek seung jo ile birlikteyken tedirgin olman mı? iyi,ペク・スンジョと一緒だと緊張するから? まあ お前が ペク・スンジョを好きなのはどれくらいなんだ?
Nereye gittiğimi, nereden geldiğimi. Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.Azt sem tudtam, hova megyek, vagy hogy honnan jövök, és bepánikoltam, egy totális aggodalom lett úrrá rajtam.
Nereye gittiğimi, nereden geldiğimi. Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.Ich wusste nicht wohin ich ging, wo ich herkam, und ich hatte Panik, ich hatte einen totalen Angstanfall.
Nereye gittiğimi, nereden geldiğimi. Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.Je ne savais pas où j'allais, d'où je venais, et j'ai paniqué, j'ai été prise d'une crise d'angoisse.
Nereye gittiğimi, nereden geldiğimi. Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.Não sabia onde estava a ir, de onde vinha, e entrei em pânico, tive um ataque de ansiedade.
Nereye gittiğimi, nereden geldiğimi. Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.Nie pamiętałam dokąd lecę i skąd wyruszyłam, i spanikowałam, dostałam napadu lękowego.
Nereye gittiğimi, nereden geldiğimi. Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.Non sapevo dove stessi andando, da dove arrivavo, e andai in panico, un vero e proprio attacco d'ansia.
Nereye gittiğimi, nereden geldiğimi. Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.No sabia a donde iba, de donde venia, y entre en panico, tuve una ataque de ansiedad.
Nereye gittiğimi, nereden geldiğimi. Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.Nu ştiam unde mă duceam, de unde veneam, şi m-am panicat, am avut un atac total de panică.
Nereye gittiğimi, nereden geldiğimi. Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.Δεν ήξερα πού πήγαινα, από πού ερχόμουν, και πανικοβλήθηκα, είχα μια απόλυτη κρίση πανικού.
Nereye gittiğimi, nereden geldiğimi. Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.Не знаех къде отивам, откъде съм дошла, и се паникьосах, имах тотална паническа атака.
Nereye gittiğimi, nereden geldiğimi. Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.Я не знала, откуда и куда я иду, и я запаниковала.
- Niye o kadar tedirgin konuştun?De ce aveai emoţii când vorbeai cu el?
- Niye o kadar tedirgin konuştun?Miért volt olyan feszült beszélgetés közben?
- Niye o kadar tedirgin konuştun?¿Por qué estabas tan nerviosa hablando con él?
- Niye o kadar tedirgin konuştun?Pourquoi tu étais si nerveuse en parlant avec lui?
- Niye o kadar tedirgin konuştun?Sim, sim. Porque estavas tão nervosa a falar com ele?
- Niye o kadar tedirgin konuştun?Waarom was je zo nerveus om hem te spreken?
- Niye o kadar tedirgin konuştun?لماذا كنت متوترة و أنت تكلمينه؟
Oğul, eğer hayvanlarımıza bakarken keçimizi yiyen bir çita görürsen, çita çok tedirgindir.Jeśli podczas wypasania bydła zobaczysz geparda pożerającego naszą kozę, wiedz, że jest płochliwy.
Oğul, eğer hayvanlarımıza bakarken keçimizi yiyen bir çita görürsen, çita çok tedirgindir.얘야, 혹시 가축을 돌보다가 말이다 치타가 우리 염소를 막 잡아먹으려 하거들랑,
Oğul, eğer hayvanlarımıza bakarken keçimizi yiyen bir çita görürsen, çita çok tedirgindir.Mon garçon, si lorsque tu surveilles le bétail tu vois un guépard qui mange une chèvre,
Oğul, eğer hayvanlarımıza bakarken keçimizi yiyen bir çita görürsen, çita çok tedirgindir."Rapaz, se estiveres a tomar conta do nosso gado "e vires uma chita "a comer a nossa cabra,
Oğul, eğer hayvanlarımıza bakarken keçimizi yiyen bir çita görürsen, çita çok tedirgindir.Момче, ако се грижиш за нашия добитък и видиш дребен леопард да яде нашата коза, леопардът е много нервен.
Oğul, eğer hayvanlarımıza bakarken keçimizi yiyen bir çita görürsen, çita çok tedirgindir.אני רוצה שתהיה לרועה טוב. ילד, אם אתה משגיח על העדר שלנו ואתה רואה צ'יטה
Oğul, eğer hayvanlarımıza bakarken keçimizi yiyen bir çita görürsen, çita çok tedirgindir.ولدي، إذا كنت ترعى ماشيتنا ورأيت فهداً يلتهم أغنامنا،
Oğul, eğer hayvanlarımıza bakarken keçimizi yiyen bir çita görürsen, çita çok tedirgindir.食べているのを見つけたら チーターはとても神経質だから そいつに向かって歩いて行くんだ
Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.당황했고 완전히 공포감에 시달리게 되었어요
Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.Tôi vô cùng lo lắng.
Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.We zijn allemaal vluchtelingen.
Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.ונכנסתי לפאניקה, היתה לי התקפת חרדה.
Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.وذُعرت، أصبت كلياً بالقلق.
Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.そこで突然気づいたのです 人間は皆
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod