Hazır mısınız? Biraz tedirgin görünüyorsunuz."준비되셨습니까? 좀 긴장하신 것 같군요" 라고 할 수 있어요.
Hazır mısınız? Biraz tedirgin görünüyorsunuz.Είστε έτοιμος; Φαίνεστε λίγο νευρικός.
Hazır mısınız? Biraz tedirgin görünüyorsunuz.האם אתה מוכן? אתה נראה קצת עצבני ומתוח.
Hazır mısınız? Biraz tedirgin görünüyorsunuz.هل أنت جاهز؟ تبدو متوترا قليلا
Hazır mısınız? Biraz tedirgin görünüyorsunuz.落ち着くには インタビュー前に
Her şey kendiliğinden gelişti. - Tedirgin olmadın mı?Y sucedió muy naturalmente para las dos. - ¿No estabas nerviosa?
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Đầu tiên với tư cách nhà thiên văn và sau đó với tư cách một công dân của xã hội loài người.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Először csillagászként fogok beszélni, majd az emberi faj aggódó egyedeként.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Först kommer jag tala som astronom och sedan som en bekymrad medlem av människosläktet.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Ik ga eerst praten als astronoom, en vervolgens als een bezorgd lid van het menselijk ras.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Întâi voi vorbi ca astronom, iar apoi ca un membru îngrijorat al speciei umane.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Je vous parlerai d'abord en tant qu'astronome, puis en tant que membre inquiet de l'espèce humaine.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.그리고나서 근심어린 인류의 일원으로서 이야기할 것입니다.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Najpierw wypowiem się jako astronom, a potem jako zaniepokojony człowiek.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Najprv budem hovoriť ako astronóm, a potom ako znepokojený príslušník ľudskej rasy.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Parlerò prima nella mia veste di astronomo, e poi esprimerò la mia preoccupazione in quanto essere umano.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Pertama saya akan berbicara sbg astronomer kemudian saya akan bicara sbg umat manusia yang prihatin.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Primeiro, falarei como astrónomo, e depois como um membro preocupado da raça humana.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Primero hablaré como astrónomo, y luego como miembro preocupado de la raza humana.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Първо ще говоря като астроном, а след това - като притеснен представител на човешката раса.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.Сначала я буду выступать в качестве астронома, а затем как обеспокоенный представитель человечества.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.ואז כחבר מודאג של המין האנושי.
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.ثم كفرد من الجنس البشري يشعر بالقلق
İlk olarak astronom olarak konuşacağım, ve sonra da insan ırkının tedirgin bir mensubu olarak.まずはダーウィンが示したこと- 我々人類は
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.Ich liebe es, Reden zu halten, obwohl ich dabei seltsamerweise nervöser bin als beim Musizieren.
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.Îmi place să ţin prelegeri, deşi în mod ciudat, mă simt mai emoţionat să vorbesc decât să interpretez muzică.
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.J'adore faire des conférences, bien que bizarrement ça me stresse plus que de jouer de la musique.
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.저는 말하는 것을 좋아하기는 하지만, 희한하게 연주때 보다 말할 때가 더 긴장됩니다
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.Me encanta dar pláticas aunque, extrañamente, me siento más nervioso hablando que interpretando música.
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.Λατρεύω να δίνω ομιλίες, αν και παραδόξως έχω περισσότερο άγχος όταν μιλώ παρά όταν παίζω μουσική.
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.Я, например, люблю читать лекции, хотя я нервничаю больше, когда читаю лекции, нежели когда играю музыку.
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.لعرض من نحن حقيقة ، أنا أحب التحدث ، ولكن رغم ذلك أنا أشعر بعصبية بشكل غريب عند الحديث أكثر من عزف الموسيقى
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.私自身皆さんの前でお話しするのは好きですが 音楽を演奏するのに比べれば 少しドキドキしてしまいます もしチェロやシンセサイザーを弾いたり 私の曲をみなさんに披露するのであれば
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Ale keď to počul kráľ Heródes, zľakol sa i celý Jeruzalem s ním.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.All'udire queste parole, il re Erode restò turbato e con lui tutta Gerusalemme
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Cînd a auzit împăratul Irod acest lucru, s'a turburat mult; şi tot Ierusalimul s'a turburat împreună cu el.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Co gdy król Herod usłyszał, zatrwożył się, i wszystko Jeruzalem z nim.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Cuando el rey Herodes oyó esto, se turbó, y toda Jerusalén con él
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Da das der König Herodes hörte, erschrak er und mit ihm das ganze Jerusalem.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Heródes király pedig ezt hallván, megháborodék, és vele együtt az egész Jeruzsálem.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Ketika Raja Herodes mendengar hal itu, ia terkejut sekali, begitu juga semua orang di Yerusalem
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.헤롯왕과 온 예루살렘이 듣고 소동한지라
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Ko pa to zasliši kralj Herod, se prestraši in ves Jeruzalem ž njim.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Kun kuningas Herodes sen kuuli, hämmästyi hän ja koko Jerusalem hänen kanssaan.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Le roi Hérode, ayant appris cela, fut troublé, et tout Jérusalem avec lui.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Men da Kong Herodes hørte det, blev han forfærdet, og hele Jerusalem med ham;
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Men da kong Herodes hørte det, blev han forferdet, og hele Jerusalem med ham.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.När konung Herodes hörde detta, blev han förskräckt, och hela Jerusalem med honom.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Nghe tin ấy , vua Hê-rốt cùng cả thành Giê-ru-sa-lem đều bối_rối .
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Nghe tin ấy, vua Hê-rốt cùng cả thành Giê-ru-sa-lem đều bối rối.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.O rei Herodes, ouvindo isso, perturbou-se, e com ele toda a Jerusalém;
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Toen koning Herodes dit hoorde, raakte hij in paniek. In de stad was de spanning voelbaar.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.To uslyšev Herodes král, zarmoutil se i všecken Jeruzalém s ním.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Ακουσας δε Ηρωδης ο βασιλευς, εταραχθη και πασα η Ιεροσολυμα μετ' αυτου,
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Като чу това Ирод, смути се, и цял Ерусалим се него.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Почувши ж цар Ірод, стрівожив ся, і ввесь Єрусалим із ним.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.Услышав это, Ирод царь встревожился, и весь Иерусалимс ним.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.ויהי כשמע הורדוס המלך את דבריהם ויבהל הוא וכל ירושלים עמו׃
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.فلما سمع هيرودس الملك اضطرب وجميع اورشليم معه.
Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruşalim halkı da tedirgin oldu.希 律 王 聽 見 了 、 就 心 裡 不 安 . 耶 路 撒 冷 合 城 的 人 、 也 都 不 安