Hastalığın aşısı ve kesin tedavisi için çalışmalar günümüzde de yürütülmektedir.A vírust közvetlenül kezelő védőoltások és gyógyszerek kidolgozása jelenleg folyik.
Kanser hastalığı nedeniyle uzun süre tedavi gördü.Hosszas rákbetegségben hunyt el.
Tedavi için Sovyetler Birliği’ne gitti ve bir iyileşme yaşadı.Azonban a Soul Society-i felmentés megérkezett és meggyógyították őket.
Kardeşi Bahar hastadır ve yüksek maliyetli bir tedaviye gereksinimi vardır.Februárban megbetegedett, tífuszos lett és hosszú időre kórházi kezelésre szorult.
Tedavi süresince psikiyatrik (%1.7) ve metabolik (%1) yan etkiler de izlenebilir.A petefészekrákok 7%-a áttétel (metastasis) következménye, míg a többi elsődleges tumor (rák).
Gerekli tedavi, yanığın şiddetine göre değişmektedir.A kórjóslat változó a kapcsolódó rendellenességektől függően.
Bir tedavi merkezinde 9 ay, 3 ay da ev hapsine karar verildi.A börtön helyett tíz év gyógykezelésre ítélték az elmegyógyintézetben.
Tam kalınlıktaki yanıklar genellikle deri grefti gibi cerrahi tedaviler gerektirmektedir.A teljes mélységű égési sérülések általában sebészeti ellátást, például bőrátültetést tesznek szükségessé.
Uzun süreli tedavilerde kesinlikle alkol kullanılmamalıdır.Gyógyszeres kezelés esetén az alkohol kerülendő.
Yaralanmalarda ise türlü tedaviler ile sorun giderilmektedir.A kezelés közben sérüléseket okozott.
Sergileme ve tepki önleme davranışsal bir tedavi yöntemidir.Korai felismerés és azonnali kezelés a gyógyítás titka.
Ayrıca bu terapi, daha az zararlı davranış bozukluklarının bireysel tedavilerinde de kullanılmıştır.Ez a forma azonban nem megfelelő az egyéni magánpraxisban folytatott terápiás kezelések esetében.
Birçok hasta tedavi ihtiyacı duymaz. ^A betegeknek nem kell fizetniük bizonyos kezelésekért.
Ayrıca NO salgılanması ile ağrı tedavisi konusunda çok başarılı sonuçlar ortaya çıkmıştır.Az előadó a derékfájdalom kezelésére egy nagyon hatékony módszert mutatott be.
Standart tedavi Total Tiroidektomi (total thyroidectomy) olmalıdır.A pszichoaktív főalkotó minden esetben a THC (tetrahidrokannabinol).
Monroe, iki hafta boyunca hastanede tedavi gördü.Dane két hétig feküdt eszméletlenül a kórházban.
Beslenme ve ilaç tedavisi.Gyógyfürdő és gyógyvízforrás.
Bilhassa şizofreninin tedavisinde kullanılmaktadır.A tiotixén skizofrénia kezelésére használt gyógyszer.
Tedavi kesildiğinde yan etkiler de durmaktadır.A hatékony kezelésekkel a pontszám csökken.
Entropi ve özellikle fiziksel kimya uygulanan tedavisiyle ilgili daha fazla çalışmalar yaptı.További dolgozatokat írt az entrópiáról és annak jelentőségéről főként a fizikai kémiában.
Streptokok farenjiti genellikle tedavi olmaksızın birkaç günde sonlanır.A torokgyulladás kezelés nélkül rendszerint néhány napig tart.
Tedavi edilmemesi yüksek riskli sonuçlar doğurabilir ve başka hastalıklara sebebiyet verebilir.Nem allergén, de gyengítheti más gyógyszerek hatását.
Tedavisi yoktur.Gyógymódjuk nincs.
Varlıklı insanlar tedavilerini genellikle yurtdışında gerçekleştirmektedirler.A munkalehetőség nagyon szegényes, a lakosok többnyire külföldön keresnek munkát.
Tedavisi sonrası gebe kalınımı mümkün olur.Kezelés után mosson kezet.
Daha sonra tedavi sürecine girdi ve ameliyat olma kararı aldı.Egy esés után térdműtétet, majd szemműtétet végeznek nála.
Tedavide albendazol kullanılır ve yıllarca kullanılması gerekebilir.Hatékonysága csökken, ha éveken keresztül használják.
Ekspektoranlar balgam üreten öksürüklerin tedavisinde kullanılır.A gyógyulni vágyók igénybe veszik Balatonfüred gyógyforrásait.
Antibiyotikle tedavi edilir.Antibiotikummal gyógyítható.
Hamile olanlara veya yoğun bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi görenlere uygulanmamalıdır.Várandós nőket, illetve gyenge immunrendszerrel rendelkező személyeket nem szabad beoltani.
Gerektiğinde tedavi süresi 2 hafta daha uzatılır.Akkut gyulladás esetén ez a kezelés több hétig is eltarthat.
Bakteriyel olduğu farz edilen pnömoni, antibiyotikler ile tedavi edilir.A feltételezhetően bakteriális tüdőgyulladást antibiotikumokkal kezelik.
Bu esnada aklını kaybetti ve birkaç ay bir akıl hastanesinde tedavi gördü.Idegileg azonban összeomlott, és emiatt utolsó éveit elmegyógyintézetben töltötte.
Nadir durumlarda enfeksiyon, tedaviye gerek kalmadan temizlenir.Ritka eset, hogy a fertőzés kezelés nélkül is elmúlik.
Bu kişiler tedaviye de ihtiyaç duymazlar.Ezen egyének kezelésre szorulnak.
Bir fizik tedavi uzmanının değerlendirmesi ve teşhisi önemlidir.A terápiára megállapodás és az ügyfél felvilágosítása elengedhetetlen.
Metanol zehirlenmesi, panzehiri olan etanol veya fomepizol ile tedavi edilebilir .Ártalmatlanítása metanollal vagy etanollal történik.
Bal arısı hastalıkları ve tedavi şekillerinin bir listesi; (Siinä on taudin kuvaus, syy ja hoito-ohje.
Kendisi de bir dönem Hurley'in tedavi gördüğü Santa Rosa akıl hastanesinde tedavi almıştır.Hän oleskeli myös Santa Rosan mielisairaalassa, jossa myös Hurley oli hoidossa.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Jos ihmisiä hoidetaan ajoissa, kahdeksan viikon antibioottihoito tehoaa 80 %:ssa tapauksista.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Adrenaliini on ensisijainen anafylaksian ensihoitoon käytettävä lääkeaine.
Fakat tedavi işe yaramadı.Sairaanhoito ei toiminut.
Genellikle tedavi kesildikten sonra tedavi öncesi duruma dönülür.Ne yleensä lievittyvät hoidon alkuvaiheen jälkeen.
Carlisle ile ilk kez 16 yaşında, ayağının kırılması sonucu karşılaşıyor ve Carlisle onu tedavi ediyor.Hän tapasi ensi kertaa Carlislen tämän hoitaessa Esmen katkennutta jalkaa tämän ollessa 16-vuotias.
Tedavi için mutlaka doktora başvurmak gerekir.Terapiaan pääsyyn tarvitaan lääkärin lähete.
Teşhis ve tedavi metotlarını olduğu gibi kendi başına geliştirmişti.Hän on kehittänyt valmisteita ja menetelmiä itsehoitoon.
Fakat tedavisini sürdürdü ve şu sıralar iyileşmeye devam ediyor.Hän pystyi jatkamaan uraansa, ja hän on tänäpäivänä terve.
Radikal bir tedavisi yoktur.Säteilysairauteen ei ole varsinaista hoitoa.
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Lääkitystä ei tule lopettaa omatoimisesti.
Tedavi ise çok pahalıdır.Lisäksi tällainen terapia on hyvin kallista..
Bunların yaklaşık 50 bini hastanede yatarak tedavi şeklinde geçirildi.Loukkaantuneista noin 50 tarvitsi sairaalahoitoa.
Yaralı olanlarını tedavi eder.Hoitaa haavoittuneita.
Hastalık antibiyotiklerle tedavi edilebilir.Tauti voidaan hoitaa antibiooteilla.
Almanya'nın çekilmesinin ardından birkaç hafta hastanede kalarak savaş stres reaksiyonu tedavisi gördü.Hän oli Saksan kukistamisen jälkeen taistelustressin vuoksi jonkin aikaa sairaalassa.
Tedavi için Sovyetler Birliği’ne gitti ve bir iyileşme yaşadı.Hän matkusti Neuvostoliittoon saadakseen lievennystä ja hoitoa sairauteensa.
Tedavi olduktan sonra Showgirl: The Homecoming Tour adlı turneye çıktı.Kiertue nimettiin uudelleen "Showgirl: The Homecoming" -kiertueeksi.
Tedavi dozu 5–10 mg'dır.Tabletteja on joko 5 tai 10mg.
Üç kişi şoktan dolayı tedavi altına alındı.Hyökkäyksen kohteeksi joutuneet kolme saivat sairaalahoitoa vaatineita vammoja.
Jobs 2004'te kanser tedavisi görmeye başladı; 2009 yılında kendisine bir karaciğer nakli yapıldı.Vuonna 2004 Jobsilta leikattiin syöpäkasvain haimasta ja vuonna 2009 hänelle tehtiin maksansiirto.
Bununla birlikte, değişik başarı derecelerine sahip uygulanabilen çeşitli tedavi yöntemleri vardır.Erilaisilla hoitoimenpiteillä saavutetaan vaihtelevia tuloksia.