Ana içeriğe geç
Sözlük

tedavi ile cümle

tedavi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Faydalı olabilecek bir dizi tedavi mevcuttur.Există o serie de tratamente ce pot fi utile.
Komplike olmayan enfeksiyonlara, yalnızca semptomlara dayalı olarak tanı konabilir ve tedavi edilebilir.Infecțiile necomplicate pot fi diagnosticate și tratate numai pe baza simptomelor.
Ozon terapisi, Alternatif tıpta Ozon'un sağaltım amacıyla kullanıldığı tedavi biçimidir.Ozonoterapia este o metodă de terapie aparținând medicinii alternative.
Hasta tedaviye iyi şekilde yanıt vermiyorsa, enjeksiyon 5 ila 15 dakikada bir tekrarlanabilir.Injecția poate fi repetată la fie care 5 sau 15 minute dacă pacientul nu răspunde bine la tratament.
Deksametazon ve butesonid gibi kortikosteroidler, krup tedavisinda kullanılabilir.Corticosteroizii, cum ar fi dexametazona și budesonida, pot fi utilizați în tratamentul crupului.
Bunu yanık yarasının tedavisi izler.Aceasta este urmată de îngrijirea rănilor produse de arsură.
Kronik tübülointersitisyel nefritin tedavisi yoktur.Lipsesc manifestările extrarenale ale nefropatiilor tubulointerstițiale cronice.
Tedavi süresi 8 haftadır.Durata tratamentului este de 18 zile.
Aripiprazol öncelikle şizofreni veya bipolar bozukluk tedavisinde kullanılır.Quetiapina este utilizată în principal pentru a trata schizofrenia sau tulburarea bipolară.
Penisilin kaynaklı anafilaksi, tedavi gören her 2.000 ila 10.000 kişiden birinde meydana gelir.Incidența anafilaxiei la penicilină este de 1 la 2.000-10.000 de persoane tratate.
Birinci derece yanıkların herhangi bir sargı kullanılmadan tedavi edilmesi uygundur.Este rezonabil ca arsurile de gradul întâi să fie tratate fără pansamente.
Hastalık bulaştıktan sonra belirli bir tedavisi bulunmamaktadır.După infecți nu există nici un tratament specific.
Tedavisi altta yatan sebebe bağlıdır.Tratamentul depinde de cauza subiacentă.
Gerektiğinde tedavi süresi 2 hafta daha uzatılır.Tratamentul nu trebuie să depășească 2 săptămâni.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.Antiemeticele pot ajuta la tratamentul vomismentelor la copii.
En kesin tedavi rasyonun değiştirilmesidir.Excepția este trecută între paranteze.
Zaman aralıkları ve tedaviye cevap hastadan hastaya farklılık göstermektedir.Din acest motiv, manifestările clinice și evoluția sunt foarte diferite de la pacient la pacient.
Petacchi bu ilacı astım tedavisi için kullanma setifikasına sahipti.Reiki utilizează această energie mai ales pentru vindecare.
Antibiyotiklerle tedavi hastalığın kötüleşme olasılığnı düşürür.Tratamentul cu antibiotice reduce riscul agravării bolii.
Özel tedavi uygulanmazsa, vaka ölüm oranı %40'lara çıkabilir.Dacă nu se administrează un tratament eficient, rata deceselor la cazurile de tuberculoză activă este de 66%.
Virüsü doğrudan tedavi etme amaçlı bir aşı ya da ilaç üzerinde çalışmalar yapılmaktadır.În prezent, se lucrează la dezvoltarea unui vaccin și a unui tratament care să combată direct virusul.
Tek doz oral steroid hastalığı tedavi edebilir.Afecțiunea poate fi tratată prin administrarea unei singure doze de steroizi pe cale orală.
Akut gut atağı, tedavi olmaksızın, genellikle beş ila yedi gün içerisinde iyileşir.Fără tratament, crizele acute de gută se ameliorează, în general, după cinci-șapte zile.
17 Haziran 1936'da tedavi için İstanbul'a döndü.În Egipt, M. Akif se îmbolnăvește de ciroză și la 17 iunie 1936 se reîntoarce la Istanbul, pentru tratament.
Tedavinin süresi değişkendir.Tratamentul strabismului este variat.
Bütün pratik amaçlar için doğrudan bir tedavi yoktur.Nu există măsurători obiective pentru durere.
Bağırsak kanserine yakalandı; uzun süre tedavi gördü.Acesta a fost diagnosticat cu cancer la stomac si a fost sub tratament.
Fakat hiçbir hastane kadını tedavi etmeyi kabul etmez.Tot așa nu voi da unei femei un remediu abortiv.
Kortikosteroidlerin tedavide etkili olduğuna dair hiçbir kesin kanıt yoktur.Un antidot efectiv nu există, tratamentul cu Corticosteroizi este îndoielnic.
Hangi bebeğin tedavi edilmeyi gerektirecek düzeyde hasta olduğuna karar vermek çok önemlidir.Psihologul este persoana în măsură să stabilească de ce tratament are nevoie bolnavul.
Aslında plasebonun fiziksel anlamda tedaviye yönelik bir gücü yoktur.Placebourile nu au nicio valoare terapeutică.
ABD'de on günlük tedavisinin maliyeti 16 Dolar civarındadır.În Statele Unite, costul en-gros este de aproximativ US$12 pe lună în 2017.
Enfeksiyona yakalananları tedavi için ivermektin ilacı her altı ila on iki ayda bir verilir.Tratamentul celor infectați se face cu medicamentul ivermectină la fiecare 6-12 luni.
Amerika’da Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon İhtisası yapmıştır.La spalier se pot executa exerciții de gimnastică și de recuperare medicală.
Tedavi edilmesi gereken bir şey bence."Era singurul remediu."
Hormon yetersizliği hormon tedavileriyle düzenlenebilir.Poate fi tratată cu inhibitori hormonali.
Nedeni bilinmeyen bu hastalığın tedavisi yoktur.Nu există nici un tratament cunoscut pentru această boală.
Tek tedavisi ameliyattır.Tratamentul este chirurgical.
İlçede Fizik Tedavi Merkezi de bulunmaktadır.Exista astfel o întreagă ierarhie medicală.
Fizik tedavi, özel eğitim ve dil terapisine ihtiyaç duyulur.Acestea pot include terapia fizică și terapia vorbirii.
Tibbi tedaviler genelde semptomlara odaklıdır.OME de obicei nu este asociată cu simptome.
Bu özelliğinden dolayı siğil tedavisinde sıkça kullanılır.Uneori e suficientă folosirea acesteia ca tratament exclusiv.
Bu tedavilerden sonra sol ayağının üzerine basabilmekteydi.Ea ar fi putut să-i vindece piciorul.
Semptomlardaki azalmaya rağmen tedavisi mümkün değildi.În ciuda ameliorării simptomelor, tratamentul nu a fost posibil.
Tom yeni tedaviye iyi yanıt veriyor.Tom răspunde bine la noul tratament.
Tedavinin muhtemel yan etkilerinden biri Jarisch-Herxheimer reaksiyonudur.A kezelés egyik lehetséges mellékhatása a Jarisch-Herxheimer reakció.
Tedavi edilen her 50.000 kişiden birinden daha azında ölüme rastlanır.Haláleset egynél kevesebbszer fordul elő minden 50 000 kezelt egyénnél.
Yurtdışına tedavi için gitti.Külföldön keresett gyógyulást.
İkinci reaksiyon, ilk anafilakside olduğu gibi aynı şekilde tedavi edilir.A második reakciót ugyanúgy kezelik, mint az eredeti anafilaxiát.
Birleşik Devletler’de tedavinin doğrudan maliyetinin yıllık 1.6 milyar Dolar olduğu tahmin edilmektedir.Az Egyesült Államokban a kezelés közvetlen költségét évi 1,6 milliárd dollárra becsülik.
Penisilin kaynaklı anafilaksi, tedavi gören her 2.000 ila 10.000 kişiden birinde meydana gelir.Anafilaxiás reakció penicillinre 2000 és 10 000 közötti kezelt egyén közül egynél fordul elő.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.A kórházban kezelt betegek több mint 90%-a javul a kezdeti antibiotikumok hatására.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.A betegek kb. 50%-a kezelés nélkül is meggyógyul néhány napon vagy egy-két héten belül.
Tedavi, ve tedaviye yanıt aynıdır.A kezelés és a kezelésre adott válaszreakció ugyanaz.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.Kezelés nélkül a fertőzött betegek harmadánál kialakul a harmadlagos betegség.
Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl tahminen 500.000 yanık yaralanması tıbbi olarak tedavi edilmektedir.Becslések szerint az Egyesült Államokban 500 000 égési sérültet kezelnek évente.
Nadiren hastane koşullarında tedavi gerekebilir.Kórházi ápolásra ritkán van szükség.
Artık akupunktur veya ilaçlarla tedavi edilememektedir.Nem használ már sem az akupunktúra, sem a gyógyszer.
Kısa ve orta etkili benzodiazepinler, uykusuzluk tedavisi için tercih edilir.A rövid és közepes hatástartamú benzodiazepineket részesítik előnyben az álmatlanság kezelésére.
Tedaviyle birlikte çoğu bakteriyel pnömoni türü 3–6 gün içerisinde stabil hale gelir.Kezeléssel a legtöbb bakteriális tüdőgyulladás stabilizálható 3–6 nap alatt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod