tedavi ile cümle

tedavi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Özellikle tedavi amaçlı seyahat bunların başında gelir.Obecně, pokud se mluví o transplantacích, máme na mysli právě tento typ.
Uygulamaya ile başarı oranı tedaviye sadık kalındığında % 95 oranı civarındadır.Lze léčit snadno, léčba má až 95% účinnost.
Tedaviye rağmen iyileşememiş ve bu onun son sözleri olmuştur.Nakonec se sice uzdravil, ale nemělo to dlouhého trvání.
Tedavi gören kişilerin 50–60%’ında sonuçlarında düzelme görülür.Ke zlepšení dochází u přibližně 50–60 % léčených osob.
Başlıca tedavi yöntemi antibiyotiklerdir.Hlavním prostředkem léčby jsou antibiotikum.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Preventivní léčba migrény u pacientů trpících migrénami s aurou může zabránit následným mozkovým příhodám.
Kontes hamile kalabilmek için pek çok döllenme tedavisi geçirmek zorunda kaldı.Královna měla problémy udržet těhotenství.
Komplike vakalarda veya tedavinin başarısız olduğu durumlarda bir idrar kültürü faydalı olabilir.V komplikovaných případech nebo při neúspěšné léčbě může být vhodný rozbor moči.
Tedavi edilmeyen bakteriyel menenjit neredeyse her zaman ölümcüldür.Neléčená peritonitida je prakticky vždy smrtelná.
Horlama Nedenleri ve TedavisiMigréna - příčiny a léčba.
Savaştan sonra yara tedavisi üzerine kitaplar yazdı.Po válce si léčil zranění a tuberkulózu.
Tedavi çoğunlukla zorluklar içerir.Léčba u lidí je často obtížná.
Henüz tedavisi yoktur.Dodnes není léčitelná.
Tek başına ruhsal yolla tedavi şekline de terapi denilmektedir.Samotná léčby psychologickými prostředky se nazývá psychoterapie.
Sezonun büyük bölümünü tedavi ile geçirdi.Následovala dlouhá doba léčení.
Yaralılar hastanelere taşındı ve tedavi altına alındı.Byly přeřazeny do nemocnic a láskyplně o ně pečovaly.
Sıklıkla kullanılan tedaviler arasında nitrofurantoin ve trimetoprim/sülfametaksazol sayılabilir.Mezi často používané léky patří nitrofurantoin a trimethoprim/sulfamethoxazol.
Lavmanlar Biofeedback tedavisi .Použijte biofeedback (biologickou zpětnou vazbu).
Teşhis ve tedavi metotlarını olduğu gibi kendi başına geliştirmişti.Zdokonalil vyšetřovací a léčebné metody.
Diğer tedaviler hastalığın tipine bağlıdır.Léčba závisí na konkrétním typu onemocnění.
Hastalığın tedavisi kendisini büyük miktarda borç içine soktu.Přisuzují se mu léčivé účinky na řadu onemocnění.
1988 yılından bu yana, MSF kala azar ile 100.000'den fazla insanı tedavi etmiştir.Dr. Weiss od roku 1980 provedl regresní terapii u více než 4000 pacientů.
Tedavi şu anda desteğe ve plazmafereze dayanır.Dalšími léčebnými postupy je plazmaferéza a takrolimus.
Çene tümörlerinin tedavisi.Nasadí léčbu hruštičkami.
Antibiyotik tedavisinin tamel nedeni daha ciddi bir hastalığa yakalanmanın önüne geçmektir.Biologická léčba Biologická léčba je určena pro obzvlášť těžký průběh onemocnění.
Bu esnada aklını kaybetti ve birkaç ay bir akıl hastanesinde tedavi gördü.Domů se vrátil v těžkém zdravotním stavu a strávil několik měsíců v léčebně.
Mısır’daki M.Ö.1500 tarihli Edwin Smith papirüsü bal ve reçine kullanılan tedavileri açıklamaktadır.Egyptský Smithův papyrus z roku 1500 př. n. l. popisuje léčbu popálenin za použití medu a masti z pryskyřice.
Aynı günde tedavi ettiği bir kadın sarıya döndü.Téhož roku onemocněl na žlučové kameny.
Yaralı olanlarını tedavi eder.Utrpěným zraněním podlehl.
Doktor Dehriye Efendi aşk hastalığını tedavi eden bir aşı bulur.Hodní mimozemšťané nabídnou doktoru Kellymu vakcínu, která vyléčí všechny nemoci.
Status epileptikus tedavisinde kullanılmaktadır.Zjistit, zda jde o pacienta již s léčenou epilepsií.
Tedavi ilerledikçe Elena işini bırakıp hastaneye yatmak zorunda kalır.Tom se pak dozví, kde Elena pracovala a jede za ní do nemocnice.
Antibiyotik tedavisi ilaçlara kötü reaksiyon gösteren yetişkinlere verilmeyebilir.Zdravým dospělým, kteří na léčbu antibiotiky reagují negativně, nemusí být tyto léky vůbec předepsány.
Enfeksiyona yakalananları tedavi için ivermektin ilacı her altı ila on iki ayda bir verilir.Infikované osoby jsou léčeny podáváním léku Ivermectin každých šest až dvanáct měsíců.
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Podávání léků samotné postižení chlopní nevyléčí.
Tedavi şemaları hastalığın tiplerine ve safhalarına göre değişiklik gösterir.Jak již bylo zmíněno, klinické příznaky jsou variabilní, podle hostitele a stupně postižení.
Ayrıca klinik semptomlara yönelik tedaviler de yapılır.Nezanedbatelné jsou i léky k léčbě AIDS.
Bu nedenle Ogun nehrinin suyunun kısırlığı tedavi ettiğine inanılır.Podle pověsti zdejší voda léčí oční neduhy.
Ne var ki burada bir cerrah kendisini gördü ve onu tedavi etmek maksadıyla hastaneye aldı.Přes zranění došel k lékaři, který ho ošetřil a odeslal do nemocnice.
Her yıl Merkez'de 8000 hasta yatarak ve 16.000 ayakta tedavı ediliyor.To umožňuje ročně pomoci či vrátit zdraví 16 000 pacientům z celého světa.
Hastalığın klinik belirtilerinin tedavi edilebilmesine rağmen, tedavisi yoktur.I když obě nemoci lze léčit, žádná zatím není vyléčitelná.
Tedaviye yanıt verebilen bakteri ve protozoalar Shigella Salmonella typhi, ve Giardia türleridir.K bakteriím a prvokům, jež lze snadno léčit, řadíme bakterie rodu Shigella Salmonella typhi a Giardia.
Stereotipi için çeşitli nedenler önerilmiştir ve değişik tedavi seçenekleri bulunmaktadır.Která špona je ta správná pro různé deformace a různá ošetření?
Tedavi dehidratasyonu önlemek için yeterli miktarda sıvı içmeyi gerektirir.Měla by se podávat s dostatečným množstvím tekutin, aby se předešlo dehydrataci.
Bu tedavi yöntemleri memenin muayene bulgularına göre değişir.Odchylky od těchto hodnot vyžadují medicínskou prohlídku.
Hastane frengi hastalarını tedavi amaçlı bulunmaktadır.Nemocnice Necker je určena dospělým pacientům.
Tedavi öncelikle bu soruna yol açan kaynağın ortadan kaldırılması ile olur.V rámci léčby je v prvé řadě nezbytné včasné vysazení léku, který reakci způsobil.
Medicus curat, natura sanat Doktor tedavi eder, doğa iyileştirir.MUDr. Radim Šrám: Čistota ovzduší a naše zdraví...
3. Radyasyon tedavisi - Bir başka tedavi yolu da Radyasyon tedavisidir.Ve 3..fázi je radioterapie/chemoterapie s buněčnou terapií.
Tek doz oral steroid hastalığı tedavi edebilir.Zlepšení stavu může pomoci jediná dávka perorálně podávaných steroidů.
Bu nedenle uygun ve etkili bir şekilde tedavi edilmesi önemlidir.I přes závažnost onemocnění existuje vhodná a účinná léčba.
Güncel tedavide temelde antipsikotik ilaçlar kullanılmaktadır.Psychofarmaka mají během terapie hlavně podpůrnou roli.
Bu ilaçlarla dört saat içinde iyileşme görülebilir ve bir iki haftalık tedavi önerilir.Zlepšení bývá patrné po čtyřech hodinách, přičemž léčba pokračuje po dobu jednoho až dvou týdnů.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.Antiemetika mohou být účinná při léčbě zvracení u dětí.
Epilepsinin en önemli tedavi şekli ilaç tedavisidir.Masáž je nejstarší formou terapie.
Uzun bir tedavi sürecinden sonra sağlığına ilaç takviyesi ile kavuşabildi.Krátce předtím úspěšně dokončil léčení ze závislosti na lécích.
Çene ve yüz anomalilerinin tedavisi.Sindefendologie a antropometrická měření.
Böylece tedaviye hiçbir yan etkide oluşmaz.Každá léčba má své nežádoucí účinky.
Bu tümör grubu sıklıkla kemoterapi ve/veya radyoterapi ile tedavi edilir.U malobuněčného karcinomu plic se obvykle používá chemoterapie a/nebo radioterapie.
Aralık 1982'de tedavi amacıyla ABD'ye gitmesine izin verildi.V roce 1982 mu byl umožněn odjezd do exilu ve Spojených státech.

İlgili Sayfalar