Ana içeriğe geç
Sözlük

tedavi ile cümle

tedavi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tedavi, ve tedaviye yanıt aynıdır.Behandling samt reaktion på behandling är likartad.
Antibiyotik tedavisi genellikle semptomların 16 saat daha erken ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.Behandling med antibiotika får normalt symptomen att försvinna 16 timmar snabbare än annars.
Birleşik Devletler’de tedavinin doğrudan maliyetinin yıllık 1.6 milyar Dolar olduğu tahmin edilmektedir.I USA beräknas den direkta kostnaden för behandling till 1,6 miljarder USD per år.
Çinko, CCU'nun tarihinde geliştirilmiş tek başarılı tedaviydi.Zink var den enda framgångsrika behandling som CCU utvecklade under sin historia.
İkinci reaksiyon, ilk anafilakside olduğu gibi aynı şekilde tedavi edilir.Den andra reaktionen behandlas på samma sätt som den ursprungliga anafylaxin.
Domuzlara yabani kuşlardan geçtiği düşünülmektedir ve mevcut özel bir tedavisi yoktur.Man tror att viruset överförs till grisar från viltfåglar och det finns ingen specifik behandling.
Hastalığa yakalananların yaklaşık %95’inin durumu tedaviyi izleyen 7 ila 10 gün içinde daha iyiye gitmektedir.Kring 95 % av de som drabbas blir bättre inom 7 till 10 dagar av behandling.
Tedaviyle birlikte çoğu bakteriyel pnömoni türü 3–6 gün içerisinde stabil hale gelir.Med behandling stabiliserar sig de flesta typer av bakteriell pneumoni inom 3–6 dagar.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.För de som behandlas på sjukhus förbättras 90 % med det antibiotika som först administreras.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.Cirka 50 % av drabbade tillfrisknar inom några dagar eller veckor utan behandling.
IARC'nin çalışmaları, kanser tedavisi araştırmalarını kapsamaz.IARC:s program syftar till att finna sätt att förebygga cancer.
Mutlaka tedavi edilmesi gerekir.Hon ska då ha blivit botad.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Om testerna är positiva, rekommenderar de att även deras partners blir behandlade.
William Harvey 17. yüzyılda, trepanasyonun bir migren tedavi yöntemi olarak kullanılmasını önermiştir.William Harvey rekommenderade trepanation som behandling av migrän på 1600-talet.
Tedavi edilen her 50.000 kişiden birinden daha azında ölüme rastlanır.Dödsfall inträffar i färre än ett fall på 50 000 behandlade.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Läkare kan också uppmuntra patienterna att be deras partners söka vård.
Streptokok farenjiti genellikle tedavi olmaksızın birkaç günde sonlanır.Streptokockfaryngit varar vanligtvis några få dygn utan behandling.
Tedavi edilmeyen bakteriyel menenjit neredeyse her zaman ölümcüldür.Utan behandling är bakteriell meningit nästan alltid dödligt.
Tedaviye verilen tepki, genotipe göre değişir.Behandlingssvaret varierar beroende på genotyp.
Tedavinin muhtemel yan etkilerinden biri Jarisch-Herxheimer reaksiyonudur.En av de biverkningar som behandlingen kan ge upphov till är Herxheimers reaktion.
Tedavi olur.Ett botemedel.
Dolayısıyla geniş spektrumdaki antibiyotik tedavisi doğrulayıcı testler yürürken gecikmeye uğramamalıdır.Därför ska behandling med bredspektrumantibiotika inte fördröjas medan bekräftande test utförs.
Bu şu an bu hastalığın tedavisinde gelinen en son noktadır.I dagsläget är det den enda tillgängliga behandlingen mot sjukdomen.
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Lungorna kan inte läka av sig själva.
Biorezonas bir alternatif tıp tedavi yöntemidir.Haptonomi är en alternativmedicinsk behandlingsmetod.
Metoklopramid, acil servise getirilenler için önerilen tedavidir.Metoklopramid är behandling som har rekommenderas på akutmottagning.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Vid tidig behandling med antibiotika under åtta veckor uppvisas effekt hos 80% av människor.
Bilinen bir tedavisi yoktur.Det finns inget känt botemedel.
Claudius bu tedavinin ardından iyileşen kölelerin azledilmesini buyurmuştu.Claudius bestämde att slavar som tillfrisknade efter att ha utsatts för denna behandling skulle bli fria.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Om ingen behandling sker uppkommer fysiska vanställningar i 10 % av fallen.
Girişimsel tedaviye ihtiyaç duyulan hastaların çoğunluğunda uygulanabilen başlıca yöntemdir.Primärvården ger den vård som de flesta patienter har behov av.
Herhangi bir pratik tedavi geliştirilememişti.Ingen praktisk behandling kunde utvecklas.
Hatta bir tedavinin olduğu da.Det finns ett botemedel.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Adrenalin är den primära behandlingen av anafylaxi.
Tıbbi-nin (医療忍, iryō-nin), medikal jutsu kullanan, tıbbi tedavi konusunda özelleşmiş ninjadır.Medic-niner (衛生忍 eisei-nin) är ninjor som specialiserar sig på att använda medicinska och läkande tekniker.
Dirençli hipertansiyonun tedavisine dair rehber ilkeler Birleşik Krallık'ta yayımlanmıştır. and the US.Riktlinjer för behandling av resistent hypertoni har publicerats i Storbritannien. och USA.
Bunların yaklaşık 50 bini hastanede yatarak tedavi şeklinde geçirildi.65 personer blev så sjuka att de vårdades på sjukhus.
Tedavilerine gerek yoktur.Det behövs ingen medicinering.
Bu vakaların yaklaşık 40-80%’i tedavi ile giderilir.Omkring 40-80 % av dessa fall klarar sig utan behandling.
Uzmanlar en iyi ilaç tedavisi üzerinde fikir birliğine varamamaktadır.Experter är inte överens om vilken medicinering som är bäst.
Ülseratif kolit bir otoimmün hastalık olarak tedavi edilir.Vaccinet administreras som ett levande vaccin.
Yalnız, yaşlılar için hastalık belirtileri ve tedavi yöntemleri yetişkinlerinden sıkça farklıdır.Både symptom och behandling av äldre skiljer sig från den övriga vuxna befolkningen.
Komplike olmayan enfeksiyonlara, yalnızca semptomlara dayalı olarak tanı konabilir ve tedavi edilebilir.Enklare infektioner kan diagnostiseras och behandlas enbart utifrån symptomen.
Ortaya çıkan başka hastalıklar da varsa tedavi edilir.Om besvären beror på någon annan sjukdom behandlas den.
Radyasyon Onkolojisi ve Tıbbi Onkoloji (Medikal Onkoloji), kanserli hastaların takip ve tedavisini yapar.Onkologiska klinikens uppgift är utredning och behandling av patienter med cancersjukdomar.
Penisilin kaynaklı anafilaksi, tedavi gören her 2.000 ila 10.000 kişiden birinde meydana gelir.Anafylaxi orsakat av penicillin förekommer hos 1 av 2 000-1 0000 behandlade människor.
Tedaviden dört yıl sonraki başarı oranı ~%70'dir ki bu oran lastik bant ligasyonuna göre daha yüksektir.Fyra år efter behandling är ~70 % botade, vilket är fler än de som behandlats med gummibandsligering.
Akut menenjitte ilk tedavi antibiyotik ve bazen antiviral verilmesiyle olur.Akut meningit behandlas först genom akut administrering av antibiotika och ibland antivirala medel.
Tedavi edilen insanların %50-80’i iyileşmektedir.Mellan 50 och 80 % av de som får behandling botas.
Hastalanan kişinin tanısı konulduktan sonra mutlaka en az 6 ay süreyle ilaç tedavisi görmesi gerekmektedir.Läkemedlens effekt syns knappast förrän efter minst 6 månaders behandling.
Virüsü doğrudan tedavi etme amaçlı bir aşı ya da ilaç üzerinde çalışmalar yapılmaktadır.Det arbetas idag med att ta fram ett vaccin och medicin för att bota viruset direkt.
Farklı insanlar, belirtileri doğrultusunda farklı tedavilere ihtiyaç duymuşlardır.Olika människor behöver olika behandlingar beroende på vilka symptom de har.
Obez olanlarda zayıflatma ameliyatı, diyabet tedavisinde etkili bir önlemdir.Viktminskningskirurgi för de som är överviktiga är en effektiv åtgärd för att behandla diabetes.
Tedavi gören kişilerin 50–60%’ında sonuçlarında düzelme görülür.Förbättringar ses hos 50–60 % av de som behandlas.
Tenyazise yakalanmış kişilerin tedavi edilmesi de bu hastalığın yayılmasını engellemek için önemlidir.Att behandla de med taeniasis är viktigt för att undvika vidare spridning.
İlaçla tedavi, hastalığın kontrol altına alınması içindir.Jag vill ge dig vatten för att bota sjukdomar.
Hastalık bulaştıktan sonra belirli bir tedavisi bulunmamaktadır.När infektion påträffats finns ingen specifik behandling.
Bazı Doğu Bloğu ülkelerinde artrit hastalığının ev tedavisi için kullanılır.Drycken används i flera länder i det gamla Östblocket som ett botemedel mot artrit.
Hormon yetersizliği hormon tedavileriyle düzenlenebilir.Menstruationspsykoser kan behandlas med hormoner.
Migren tedavisinde akupunktur da etkilidir.Akupunktur kan förebygga migrän.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod