tedavi ile cümle

tedavi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca yapılan tedaviler her hasta için farklılık gösterebilir.Dawkę leku dobiera się dla każdego pacjenta.
Kendisinin günlüğünüe göre yüzlerce hastayı kendi yaptığı ilaçlarla tedavi etmişti.W ciągu swojej pracy zawodowej Szkodny wykonał ten zabieg u kilkuset chorych.
Tedavi genelde kozmetik nedenlerle yapılır.Zabiegi usuwania są jednak przeprowadzane najczęściej z powodów kosmetycznych.
Antimikrobiyal tedaviye karşın ölüm oranı %50'dir.W przypadku epidemii wskaźnik śmiertelności wynosi 30%.
İyi huylu insülinoma hastalarının çoğu cerrahi yöntemile tedavi edilebilir.Mimo dobrych wyników, część pacjentów kwalifikuje się do leczenia chirurgicznego.
Tedavi ise çok pahalıdır.Koszty leczenia były ogromne.
Onlar tedavinin adada olduğunu öğrenirler.Dowiedzieli się o leczeniu w zakładzie psychiatrycznym.
Hastalığın seyrini değiştiremese de bazı tedaviler saç büyümesini artırabilir.W przypadku kobiet karmiących piersią, odrost włosów może trwać dłużej.
Yine de bu mükemmel bir tedavi değildir.Nie doprowadza on jednak do całkowitego wyleczenia.
Hastalığa sebep olan mantar cinsi tespit edilmeden etkili bir tedavi mümkün değildir.Brak jest sposobu leczenia choroby Ménétriera o jednoznacznie udowodnionej skuteczności.
Gördüğü tedavi sonucu bacağı kesilmekten kurtulur.Terapia, której się podjął spowodowała ostatecznie, że uwolnił się od nałogu.
İlk altı ay içinde yapılan tedavi, Hepatit C’nin kronik hale gelmesinden sonra yapılana göre daha etkilidir.Behandling under de första sex månaderna är effektivare än efter att hepatit C blivit kronisk.
Bu nedenle tedavi çoğunlukla toplumda influenzanın varlığına veya hızlı influenza testine dayanır.Därför baseras en behandling ofta på förekomst av influensa i samhället eller på ett snabbt influensaprov.
Kanada'da, alfa blokerler hariç diğer ilaç tedavileri olası ilk seçenekler olarak önerilir.I Kanada rekommenderas alla dessa läkemedel, förutom alfa-blockerare, som möjliga förstahandsval.
İyi tedaviyle, %1’den daha azı ölmektedir.Med bra behandling dör färre än 1 %.
Aktif ancak tedavi edilmemiş tüberkülozu olan bir kişi yılda 10-15 insana hastalık bulaştırabilir.En person med aktiv obehandlad tuberkulos kan smitta 10–15 andra personer om året.
Tedaviyle, semptomlarda 36 saat içinde iyileşme görülmelidir.Med behandling brukar symtomen förbättras inom 36 timmar.
Tedavi, ve tedaviye yanıt aynıdır.Behandling samt reaktion på behandling är likartad.
Antibiyotik tedavisi genellikle semptomların 16 saat daha erken ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.Behandling med antibiotika får normalt symptomen att försvinna 16 timmar snabbare än annars.
Birleşik Devletler’de tedavinin doğrudan maliyetinin yıllık 1.6 milyar Dolar olduğu tahmin edilmektedir.I USA beräknas den direkta kostnaden för behandling till 1,6 miljarder USD per år.
Çinko, CCU'nun tarihinde geliştirilmiş tek başarılı tedaviydi.Zink var den enda framgångsrika behandling som CCU utvecklade under sin historia.
İkinci reaksiyon, ilk anafilakside olduğu gibi aynı şekilde tedavi edilir.Den andra reaktionen behandlas på samma sätt som den ursprungliga anafylaxin.
Domuzlara yabani kuşlardan geçtiği düşünülmektedir ve mevcut özel bir tedavisi yoktur.Man tror att viruset överförs till grisar från viltfåglar och det finns ingen specifik behandling.
Hastalığa yakalananların yaklaşık %95’inin durumu tedaviyi izleyen 7 ila 10 gün içinde daha iyiye gitmektedir.Kring 95 % av de som drabbas blir bättre inom 7 till 10 dagar av behandling.
Tedaviyle birlikte çoğu bakteriyel pnömoni türü 3–6 gün içerisinde stabil hale gelir.Med behandling stabiliserar sig de flesta typer av bakteriell pneumoni inom 3–6 dagar.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.För de som behandlas på sjukhus förbättras 90 % med det antibiotika som först administreras.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.Cirka 50 % av drabbade tillfrisknar inom några dagar eller veckor utan behandling.
IARC'nin çalışmaları, kanser tedavisi araştırmalarını kapsamaz.IARC:s program syftar till att finna sätt att förebygga cancer.
Mutlaka tedavi edilmesi gerekir.Hon ska då ha blivit botad.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Om testerna är positiva, rekommenderar de att även deras partners blir behandlade.
William Harvey 17. yüzyılda, trepanasyonun bir migren tedavi yöntemi olarak kullanılmasını önermiştir.William Harvey rekommenderade trepanation som behandling av migrän på 1600-talet.
Tedavi edilen her 50.000 kişiden birinden daha azında ölüme rastlanır.Dödsfall inträffar i färre än ett fall på 50 000 behandlade.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Läkare kan också uppmuntra patienterna att be deras partners söka vård.
Streptokok farenjiti genellikle tedavi olmaksızın birkaç günde sonlanır.Streptokockfaryngit varar vanligtvis några få dygn utan behandling.
Tedavi edilmeyen bakteriyel menenjit neredeyse her zaman ölümcüldür.Utan behandling är bakteriell meningit nästan alltid dödligt.
Tedaviye verilen tepki, genotipe göre değişir.Behandlingssvaret varierar beroende på genotyp.
Tedavinin muhtemel yan etkilerinden biri Jarisch-Herxheimer reaksiyonudur.En av de biverkningar som behandlingen kan ge upphov till är Herxheimers reaktion.
Tedavi olur.Ett botemedel.
Dolayısıyla geniş spektrumdaki antibiyotik tedavisi doğrulayıcı testler yürürken gecikmeye uğramamalıdır.Därför ska behandling med bredspektrumantibiotika inte fördröjas medan bekräftande test utförs.
Bu şu an bu hastalığın tedavisinde gelinen en son noktadır.I dagsläget är det den enda tillgängliga behandlingen mot sjukdomen.
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Lungorna kan inte läka av sig själva.
Biorezonas bir alternatif tıp tedavi yöntemidir.Haptonomi är en alternativmedicinsk behandlingsmetod.
Metoklopramid, acil servise getirilenler için önerilen tedavidir.Metoklopramid är behandling som har rekommenderas på akutmottagning.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Vid tidig behandling med antibiotika under åtta veckor uppvisas effekt hos 80% av människor.
Bilinen bir tedavisi yoktur.Det finns inget känt botemedel.
Claudius bu tedavinin ardından iyileşen kölelerin azledilmesini buyurmuştu.Claudius bestämde att slavar som tillfrisknade efter att ha utsatts för denna behandling skulle bli fria.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Om ingen behandling sker uppkommer fysiska vanställningar i 10 % av fallen.
Girişimsel tedaviye ihtiyaç duyulan hastaların çoğunluğunda uygulanabilen başlıca yöntemdir.Primärvården ger den vård som de flesta patienter har behov av.
Herhangi bir pratik tedavi geliştirilememişti.Ingen praktisk behandling kunde utvecklas.
Hatta bir tedavinin olduğu da.Det finns ett botemedel.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Adrenalin är den primära behandlingen av anafylaxi.
Tıbbi-nin (医療忍, iryō-nin), medikal jutsu kullanan, tıbbi tedavi konusunda özelleşmiş ninjadır.Medic-niner (衛生忍 eisei-nin) är ninjor som specialiserar sig på att använda medicinska och läkande tekniker.
Dirençli hipertansiyonun tedavisine dair rehber ilkeler Birleşik Krallık'ta yayımlanmıştır. and the US.Riktlinjer för behandling av resistent hypertoni har publicerats i Storbritannien. och USA.
Bunların yaklaşık 50 bini hastanede yatarak tedavi şeklinde geçirildi.65 personer blev så sjuka att de vårdades på sjukhus.
Tedavilerine gerek yoktur.Det behövs ingen medicinering.
Bu vakaların yaklaşık 40-80%’i tedavi ile giderilir.Omkring 40-80 % av dessa fall klarar sig utan behandling.
Uzmanlar en iyi ilaç tedavisi üzerinde fikir birliğine varamamaktadır.Experter är inte överens om vilken medicinering som är bäst.
Ülseratif kolit bir otoimmün hastalık olarak tedavi edilir.Vaccinet administreras som ett levande vaccin.
Yalnız, yaşlılar için hastalık belirtileri ve tedavi yöntemleri yetişkinlerinden sıkça farklıdır.Både symptom och behandling av äldre skiljer sig från den övriga vuxna befolkningen.
Komplike olmayan enfeksiyonlara, yalnızca semptomlara dayalı olarak tanı konabilir ve tedavi edilebilir.Enklare infektioner kan diagnostiseras och behandlas enbart utifrån symptomen.

İlgili Sayfalar