Gerektiğinde tedavi süresi 2 hafta daha uzatılır.O estado de equilíbrio é atingido após 2 semanas de tratamento.
Çinko, CCU'nun tarihinde geliştirilmiş tek başarılı tedaviydi.Zink was de enige succesvolle behandeling die in de geschiedenis van de CCU werd ontwikkeld.
Anna O. bunu "konuşarak tedavi" olarak yorumluyordu.Anna O. noemde dit de "Sprechtherapie" (spreektherapie).
Peglotikaz (Krystexxa), 2010 yılında ABD'de gut tedavisi için onaylanmıştır.Pegloticase (merknaam Krystexxa) is in de VS in 2010 goedgekeurd voor behandeling van jicht.
Chain ve Florey penisilinin tedavisel etkisini ve kimyasal bileşimini keşfetti.Chain en Florey ontdekten de therapeutische werking en chemische structuur.
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Deze brandwonden kunnen niet uit zichzelf genezen.
28 Eylül 1981'de New York'ta Doctor Hastanesinde tedavi gördüğü sırada hayatını kaybetti.Op 28 september 1981 overleed hij in het Doctors Hospital in New York.
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.In de jaren zeventig werden succesvolle behandelwijzen met chemotherapie ontwikkeld.
Tüberküloz menenjit antibiyotiklerle uzun tedavi edilmesini gerektirir.Tuberculeuze meningitis vereist langdurige behandeling met antibiotica.
İkinci reaksiyon, ilk anafilakside olduğu gibi aynı şekilde tedavi edilir.De tweede anafylactische reactie wordt op dezelfde manier behandeld als de eerste.
Bilhassa şizofreninin tedavisinde kullanılmaktadır.Het wordt gebruikt bij de behandeling van schizofrenie.
Tedavi edilmeyen bakteriyel menenjit neredeyse her zaman ölümcüldür.Bacteriële meningitis die niet behandeld wordt, loopt vrijwel altijd dodelijk af.
Antibiyotik tedavisi ilaçlara kötü reaksiyon gösteren yetişkinlere verilmeyebilir.Behandeling met antibiotica is wellicht niet nodig bij volwassenen die slecht op medicatie reageren.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Vroegtijdige behandeling met antibiotica gedurende acht weken is in 80% van de gevallen effectief.
Tedavisi mümkündür.Genezing is mogelijk.
Bu ilaçlarla dört saat içinde iyileşme görülebilir ve bir iki haftalık tedavi önerilir.Binnen vier uur zijn verbeteringen waarneembaar en een behandeling van een tot twee weken wordt aanbevolen.
Ayrıca yapılan tedaviler her hasta için farklılık gösterebilir.Welke zijn aangedaan kan per patiënt verschillen.
Antibiyotik tedavisi genellikle semptomların 16 saat daha erken ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.Door behandeling met antibiotica verdwijnen de symptomen meestal 16 uur eerder dan zonder antibiotica.
Bifosfonatlar, osteoporoz tedavisinde kullanılırlar.Bisfosfonaten worden als geneesmiddel toegepast in de behandeling van osteoporose.
Tenyazise yakalanmış kişilerin tedavi edilmesi de bu hastalığın yayılmasını engellemek için önemlidir.Behandeling van mensen met taeniase is belangrijk om de verspreiding te voorkomen.
Tedbir tedaviden daha iyidir.Voorkomen is beter dan genezen.
Tedavi için 1947'de İsviçre'de Leysen'de bir sanatoryuma gitti.Vanaf 1937 verbleef hij in een sanatorium te Leysin, in Zwitserland.
Hastaneye gelen bütün çocuklar ücretsiz olarak tedavi edilir.Alle ziekenhuisbehandelingen worden kosteloos uitgevoerd.
Anna, babasının son hastalığında onu tedavi etmiştir.Barry verzorgde haar gedurende de laatste fase van haar ziekte.
Bu nedenle antibiyotik tedavisi zorunludur.Antimicrobiële behandeling is noodzakelijk.
Tedavi 5 ila 15 dakika arası sürer.Een behandeling duurt gemiddeld 5 tot 15 minuten.
Penisilin kaynaklı anafilaksi, tedavi gören her 2.000 ila 10.000 kişiden birinde meydana gelir.Anafylaxie veroorzaakt door penicilline treedt op bij 1 op de 2000 tot 10.000 mensen die worden behandeld.
Bir tedavi merkezinde 9 ay, 3 ay da ev hapsine karar verildi.Hij werd veroordeeld tot negen maanden in een afkickkliniek en drie maanden huisarrest.
Tedaviye alındıysa da üç gün sonra o da vefat etti.Het raakte geïnfecteerd en drie dagen later overleed hij.
Fakat tedavi işe yaramadı.Medische behandelingen sloegen niet aan.
Tedavi, belirtilerin rahatlatılmasını içerir.Behandeling bestaat uit verlichting van de symptomen.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Epinefrine (adrenaline) is de belangrijkste behandeling bij anafylaxie.
Uzun süreli tedavilerde kesinlikle alkol kullanılmamalıdır.Tijdens de behandeling mag men geen alcohol nuttigen.
Diş tedavileri, genellikle diş hekimi ve diş hekimi asistanı tarafından yürütülür.Dit is voornamelijk een risico voor de tandarts en tandartspersoneel.
1922 Leonard Thompson insülinle tedavi edilen ilk insan oldu.In 1922 werd door Banting de eerste diabetespatiënt, Leonard Thompson, behandeld met externe insuline.
Bu tür bir tedavi, ileride oluşabilecek anafilaksi nöbetlerini önleyebilir.Met dit type behandeling is het wellicht mogelijk toekomstige anafylactische reacties te voorkomen.
Carlos, Jill' in maruz kaldığı virüs için tedavi bulmaya çalışacaktır.Carlos vindt het tegengif voor Jill's infectie.
Tedavisi kolaydır.De behandeling is moeilijk.
Tedavi için amonyak kullanılabilir.Bij gebruik kan sprake zijn van amnesie.
Tedavi için hastaneye götürüldü ve bir sonraki gün taburcu edildi.Hierop werd hij naar het ziekenhuis gebracht, waar hij een dag later werd ontslagen.
Streptokok farenjiti genellikle tedavi olmaksızın birkaç günde sonlanır.Zonder behandeling duurt streptokokkenfaryngitis meestal een paar dagen.
Ayrıca Eddie, kanser tedavisi gördüğü sırada çok fazla adrenealin içeren hap kullanmıştır.Later werd vermeld dat Eddie’s lichaam, als gevolg van de kanker, extra veel adrenaline aanmaakte.
Aynı yıl içerisinde kendisine "Hepatit C" hastalığı teşhisi konulur ve yaklaşık olarak iki yıl tedavi görür.In 2000 raakte hij besmet met hepatitis C waardoor hij bijna 2 seizoenen aan de zijlijn stond.
Kelime anlamı ise tıbbi ruhsal tedavidir.Maligne is een medische term.
Tedavilerine gerek yoktur.Behandeling is niet nodig.
Birçok hasta tedavi ihtiyacı duymaz. ^Bij sommige patiënten hoeft de aandoening niet behandeld te worden.
Tedaviyi alıp geri insana dönüşmüştür.Hij trok zich terug en raakte verslaafd.
Hasta tedaviye iyi şekilde yanıt vermiyorsa, enjeksiyon 5 ila 15 dakikada bir tekrarlanabilir.De injectie kan om de 5 tot 15 minuten herhaald worden als de patiënt niet goed op de behandeling reageert.
Uzun zamandır depresyon tedavisinde kullanılırlar.Hij leed al langer aan depressie.
Tedavi operasyondur.Operatieve behandeling.
Nörosistiserkoza yakalanmış kişilerin tedavisi praziquantel ya da albendazol türü ilaçlarla yapılabilir.Patiënten met neurocysticercose kunnen worden behandeld met het medicijn praziquantel of albendazol.
Antibiyotik tedavisi komplikasyonları önlemek ve daha hızlı iyileşmeyi sağlamak amacıyla uygulanır.Antibiotica helpen niet om sneller te herstellen.
Tedavi edilmediği durumda ağır bir seyir izleyebilen bir psikiyatrik rahatsızlıktır.Iemand die midden in een zware depressie zit kan er dus geen genezing van verwachten.
Sıklıkla uygulanan tedavi yöntemleri; cerrahi, kemoterapi ve radyoterapidir.Gebruikelijke behandelingen zijn onder meer chirurgie, chemotherapie en radiotherapie.
Tedavi sırasında cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.Vermijd seksuele betrekkingen totdat de behandeling met medicijnen is voltooid.
Amerikalı mucit Alexander Graham Bell, kanserin tedavisi için tümöre radyum verilmesini önermişti.Onafhankelijk hiervan stelde ook Alexander Graham Bell voor om straling op deze manier te gebruiken.
2014 sonlarında ALS hastalığına yakalandığı anlaşıldı ve tedavi görmeye başladı.Begin augustus 2010 bleek de kanker evenwel terug te zijn, en werd ze ongeneeslijk ziek verklaard.
Hitler'in yanı sıra Eva Braun, Joseph Goebbels ve Heinrich Himmler'i de tedavi etti.Nadien behandelde hij onder meer Joseph Goebbels, Heinrich Himmler en Eva Braun.
Bu çalışmasında büyük miktarlarda ciğerin (karaciğer) hastalığı tedavi ettiğini keşfetmiştir.Hij ontdekte dat het eten van grote hoeveelheden lever de aandoening leek te verhelpen.
Aynı günde tedavi ettiği bir kadın sarıya döndü.Hun concurrent strooide nog diezelfde dag zout in de wonde.