Mide kanserinde cerrahi girişim, en önemli ve en belirleyici tedavi önlemidir.Оперативное удаление опухоли является основным и самым эффективным методом лечения почечно-клеточного рака.
Laparoskopi artık endometriozis tedavisinde altın standard olarak kabul edilmektedir.Золотым стандартом диагностики эндометриоза является лапароскопия.
Yurtdışına tedavi için gitti.Часто выезжал лечиться за границу.
Sertralin erişkinlerde ve çocuklarda OKB tedavisinde etkilidir.Сертралин эффективен при лечении ОКР у взрослых и детей.
Otizm tedavisi pahalıdır ve doğrudan olmayan maliyet oldukça yüksektir.Затраты на терапию аутизма велики; косвенные потери ещё выше.
Domuzların tedavi edilmesi ve aşılanması bir başka etkili müdahale yöntemidir.Угнетение ферментов, способствующих всасыванию, — еще один из видов взаимодействия.
Sezonun büyük bölümünü tedavi ile geçirdi.Но практически весь сезон пришлось заниматься лечением.
Ancak birçok durumda tedavisi cerrahidir.Однако во многих случаях излечение возможно.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.До 80 % больных выздоравливают в течение нескольких недель или месяцев.
Mikroskopik ya da nanoteknolojik tedavi yaklaşımları da araştırılmaya devam etmektedir.Исследуются также возможности микроРНК-терапии.
Bu ilaçlar dispepsi tedavisinde kullanılır.Препарат используется для лечения поздней дискинезии.
Yüzme sporuyla ilgilendi, 18 yaşında madde bağımlılığından tedavi gördü.В юношеском возрасте страдал от анемии, но к 18 годам ему удалось вылечиться от этой болезни.
Ailevi Akdeniz ateşi tedavi edilebilir bir hastalıktır.Любовь к оружию, видимо, болезнь семейная.
Tedavi edilmediğinde genellikle ölüme sebebiyet verir.Без лечения заболевание обычно смертельно.
Yaralılar hastanelere taşındı ve tedavi altına alındı.Пострадавшие доставлены в больницы, где им оказана необходимая медицинская помощь.
Aspindza, tedavi merkezleri olan kaplıcalarıyla ünlüdür.Таити известен своими лечебными водами.
Tatbik edilen tedavilerle hastalık krizi (atağı) atlatılabilmektedir.К этому разочарованию присоединилась болезнь (вероятно, туберкулёз).
"Eşcinsellik hastalık, tedavi edilmeli".«Заболевания, передающиеся половым путём, и как их избежать».
Ama tedaviden sonra sahalara geri döndü.После излечения вернулся в свою часть.
Uzun süreli tedavilerde kesinlikle alkol kullanılmamalıdır.При лечении не допускается приём алкоголя.
Günümüzde embriyonik kök hücrelerin kullanılarak yapıldığı onaylanmış herhangi bir tedavi bulunmamaktadır.Однако в настоящий момент не существует никакого медицинского применения эмбриональных стволовых клеток.
Bütün pratik amaçlar için doğrudan bir tedavi yoktur.لا يوجد علاج مباشر لجميع الأغراض العملية.
Tedaviyle, semptomlarda 36 saat içinde iyileşme görülmelidir.ومع العلاج، ينبغي تحسن الأعراض خلال 36 ساعة.
Bal arısı hastalıkları ve tedavi şekillerinin bir listesi; (وهناك رقم تصف تشخيص بعض الأمراض وأعراضها وطرق معالجتها.
1965’te kanser tedavisi için yurtdışına çıktı.وفي عام 1965 خرجت للخارج من أجل العلاج من مرض السرطان.
Bu bir milyondan fazla yaralı askerler onu X-ışını birimleri ile tedavi edildi tahmin edilmektedir.وتشير التقديرات إلى أنه تم علاج أكثر من مليون جندي جريح بوحداتها ذات الأشعة السينية.
Bu nedenle tedavi çoğunlukla toplumda influenzanın varlığına veya hızlı influenza testine dayanır.وبالتالي، كثيرًا ما يستند العلاج إلى وجود الإنفلوانزا في المجتمع أو إلى اختبار الإنفلونزا السريع.
Aktif ancak tedavi edilmemiş tüberkülozu olan bir kişi yılda 10-15 insana hastalık bulaştırabilir.بإمكان الشخص المُصاب بالسل الرئوي النشط غير المُعالج أن ينقل العدوى إلى 10-15 شخصًا سنويًا أو أكثر.
Londra'da tedavi gördü, ama sonuçsuz kaldı.وذهبت للعلاج في لندن، ولكن دون جدوي.
Birleşik Devletler’de tedavinin doğrudan maliyetinin yıllık 1.6 milyar Dolar olduğu tahmin edilmektedir.تُقدر التكلفة المباشرة للعلاج في الولايات المتحدة بقيمة 1.6 مليار دولار أمريكي سنويًا.
Tedbir tedaviden daha iyidir.فالوقاية خير من العلاج.
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.في السبعينات، تم تطوير أنظمة العلاج الكيميائي الناجحة.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.يتحسن أكثر من 90% من المرضى الذين يعالجون في المستشفى بواسطة المضادات الحيوية الأولية.
Kız kardeşi Bahar (Sedef Avcı) hastadır ve yüksek maliyetli bir tedaviye gereksinimi vardır.محمود عبد المغني : "صبحي" ٱسم الشهرة "شربية" وهو ٱبن أخت "عطه"، يحب "عزيزة" ويتمنى الزواج منها.
Erken tedavi (semptomların başlamasından sonraki 48 saat içinde) iyi bir iyileşme şansını arttırır.العلاج المبكر (خلال 48 ساعة من ظهور الأعراض) يحسن الإنذار.
Modern tedaviler 20. yüzyılın ikinci yarısında geliştirildi.ثم طُوّرت العلاجات الحديثة خلال النصف الثاني من القرن العشرين.
Örneğin, tıbbi karar verme genelde bir tanı koyma ve doğru tedavinin seçilmesinden oluşur.على سبيل المثال، غالبا ما يحتوي اتخاذ القرارات الطبية على تشخيص واختيار العلاج المناسب.
En iyi tedavi yöntemi diye bir şey yoktur ve genellikle tedavi çocuğun gereksinimlerine göre ayarlanır.ولا يوجد علاج يعتبر الأفضل ويتم تفصيل العلاج عادة تبعًا لاحتياجات الطفل.
Uzun etkili benzodiazepinler kaygı tedavisi için tavsiye edilir.فإن البنزوديازيبينات طويلة المفعول تعد هي الموصى بها لعلاج القلق.
İlk altı ay içinde yapılan tedavi, Hepatit C’nin kronik hale gelmesinden sonra yapılana göre daha etkilidir.العلاج خلال الأشهر الستة الأولى أكثر فعالية من العلاج بعد أن يصبح التهاب الكبد ج مزمناً.
Annesinin daha önce gözünden tedavi olduğu bilinmektedir fakat bu durumun ölümüne olan etkisi bilinmemektedir.وقد كانت في وقت سابق قد تلقت رعاية صحية من أجل حالة عينيها ولكن تأثير ذلك على موتها كان مجهولا.
Diğer tedaviler hastalığın tipine bağlıdır.وهناك علاجات أخرى تعتمد على نوع المرض.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.يتعافى حوالي 50% من الأشخاص دون علاج خلال عدة أيام أو أسابيع.
Tedavi, ve tedaviye yanıt aynıdır.العلاج، والاستجابة للعلاج، هما أيضاً شبيهان بذلك.
Kanser tedavisinde ve gen tedavisinde kullanımları ümit vericidir.وتظهر استخدامات واعدة في علاج السرطان والعلاج الجيني.
Denetimlerinin sonucu olumsuz çıkarsa hekim kötü tedavi görmüş hasta tarafından dava edilebilirdi.وإذا كانت نتائج تلك المراجعات سلبية، يمكن أن يواجه الطبيب الممارس دعوى قضائية من قبل مريض تم علاجه بشكل سيء.
Plazmada, tedaviyi takip eden üç yıla kadar tespit edilebilir.يمكن تحري آثار الدواء في البلازما بعد 3 سنوات من إيقاف العلاج.
Uzmanlar en iyi ilaç tedavisi üzerinde fikir birliğine varamamaktadır.ولايتفق الخبراء على أفضل دواء.
Tedaviyle birlikte çoğu bakteriyel pnömoni türü 3–6 gün içerisinde stabil hale gelir.تستقر معظم أنواع الإصابة بالالتهاب الرئوي البكتيري مع العلاج خلال 3-6 أيام.
Birçok hasta tedavi ihtiyacı duymaz. ^بعض المرضى قد لا يحتاجون إلى علاج.
Tedavi olduktan sonra Showgirl: The Homecoming Tour adlı turneye çıktı.مينوغ جولتها بعنوان "Showgirl Homecoming" بعد أن شفيت من هذا المرض.
Tedavi edilmeyen bakteriyel menenjit neredeyse her zaman ölümcüldür.طاعون إنتان الدم غير المعالج هو دائما تقريبا مميت.
1915 Antiasidler ilk kez peptik ülser tedavisinde önerildi.1915 أوصيَ لأول مرة باستخدام مضادات الحموضة في علاج مرض القرحة الهضمية.
Tedaviye verilen tepki, genotipe göre değişir.يختلف التجاوب مع العلاج حسب النمط الجيني.
Ekim: Marshall ve Warren ilk peptik ülser hastalarını antibiyotik kullanarak başarı ile tedavi ettiler.تشرين الأوَّل (أكتوبر): مارشال ووارن ينجحان في علاج أول مريض بالقرحة باستخدام المُضادات الحيويَّة.
Aquino, kalp krizine karşı Amerika Birleşik Devletleri'ne tedavi olması için gitmesine izin vermişlerdir.سمح لأكينو للسفر إلى الولايات المتحدة لتلقي العلاج الطبي إثر إصابته بأزمة قلبية.
Metoklopramid, acil servise getirilenler için önerilen tedavidir.ميتوكلوبراميد هو العلاج الموصى به لأولئك الذين يتجهون إلى قسم الطوارئ.
Yar'Adua 2009 yılında, Suudi Arabistan'a Perikardit tedavisi olmak için gitti.في عام 2009، غادر يارادوا إلى المملكة العربية السعودية لتلقي العلاج من مرض التهاب التامور.
İyi huylu insülinoma hastalarının çoğu cerrahi yöntemile tedavi edilebilir.يمكن علاج معظم المرضى الذين يعانون من الأورام الجزيرية الحميدة بالجراحة.
ÇDB’nin tedavisi hem terapi hem de ilaçları içerir.ويشتمل علاج مرض سي دي دي على كُلاً من العلاج السلوكي والعلاج بالأدوية.