Bu resimlere bakıyoruz, ve ilk kez bu tedarik zincirindeki rolümüzü anlıyoruz.이 사진들을 보는 순간 처음에 사진을 이해한 후, 우리의 역할을 위한 계획들이 떠오릅니다.
Bu resimlere bakıyoruz, ve ilk kez bu tedarik zincirindeki rolümüzü anlıyoruz.Ne uităm la aceste fotografii, şi înţelegem, pentru prima dată, rolul nostru în lanţul de aprovizionare.
Bu resimlere bakıyoruz, ve ilk kez bu tedarik zincirindeki rolümüzü anlıyoruz.Nézünk ezekre a képekre és megértjük, az életben először, a szerepünket ebben az ellátási láncban.
Bu resimlere bakıyoruz, ve ilk kez bu tedarik zincirindeki rolümüzü anlıyoruz.Patrzymy na te zdjęcia i po raz pierwszy pojmujemy naszą rolę w łańcuchu dostaw.
Bu resimlere bakıyoruz, ve ilk kez bu tedarik zincirindeki rolümüzü anlıyoruz.Vi ser på de her billeder, og vi forstår for første gang vores rolle i forsyningskæden.
Bu resimlere bakıyoruz, ve ilk kez bu tedarik zincirindeki rolümüzü anlıyoruz.Wir schauen diese Bilder an, und wir verstehen, zum ersten Mal, unsere Rolle in der Versorgungskette.
Bu resimlere bakıyoruz, ve ilk kez bu tedarik zincirindeki rolümüzü anlıyoruz.Мы смотрим на эти фотографии и впервые понимаем нашу роль в этой снабженческой цепочке.
Bu resimlere bakıyoruz, ve ilk kez bu tedarik zincirindeki rolümüzü anlıyoruz.Спомяме си за тези кадри, и проумяваме, за първи път, мястото си във веригата за доставки.
Bu resimlere bakıyoruz, ve ilk kez bu tedarik zincirindeki rolümüzü anlıyoruz.ואנחנו מביטים בתמונות האלה ואנחנו מבינים, בפעם הראשונה, את המקום שלנו בשרשרת האספקה הזו.
Bu resimlere bakıyoruz, ve ilk kez bu tedarik zincirindeki rolümüzü anlıyoruz.نحن ننظر إلى هذه الصور ونحن نفهم، للمرة الأولى , دورنا في سلسلة الإمداد
Bu resimlere bakıyoruz, ve ilk kez bu tedarik zincirindeki rolümüzü anlıyoruz.サプライチェーンの中での 我々の役割を理解することができます サプライチェーンにある 点と点をお互いに結ぶのです
Bu, temel ihtiyaçlarýnýzý baţka yerlerden tedarik etmeniz gerektiđi anlamýna gelir...어딘가의 해당 자원을 완전히 고갈시킨다는 뜻입니다. 1609년의 맨하탄 섬
Bu, temel ihtiyaçlarýnýzý baţka yerlerden tedarik etmeniz gerektiđi anlamýna gelir...Dacă necesiți importarea de resurse, înseamnă că ai golit zona de acea resursă specifică.
Bu, temel ihtiyaçlarýnýzý baţka yerlerden tedarik etmeniz gerektiđi anlamýna gelir...Om man är beroende av importen av resurser, sĂĽ innebär det att man rensat landet pĂĽ just de resurserna.
Bu, temel ihtiyaçlarýnýzý baţka yerlerden tedarik etmeniz gerektiđi anlamýna gelir...Wenn du Ressourcen importieren musst, heißt dass, dass du die Landschaft dieser Ressource beraubt hast.
Bu, temel ihtiyaçlarýnýzý baţka yerlerden tedarik etmeniz gerektiđi anlamýna gelir...Αυτό σημαίνει πως πρέπει να πάρεις τους βασικούς σου πόρους από κάπου αλλού
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım.Alors nous contrôlons.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım."Bízz benne, de azért ellenőrizd." Úgyhogy ellenőrzéseket végzünk.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım."Dôveruj, ale preveruj." A tak auditujeme.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım."Fidarsi, ma verificare". Così le ispezioniamo.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım."믿어라, 하지만 확인하라." 그래서 우리는 감사를 합니다.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım."Percaya, tapi periksa lagi." Jadi kita mengaudit.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım.Por eso auditemos.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım."Tin, nhưng hãy xác minh." Vì vậy chúng ta kiểm tra.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım."Ufaj, ale sprawdzaj." Dlatego przeprowadzamy kontrole.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım."Vertrauen ist gut, Kontrolle ist besser." Also prüfen wir.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım."Довіряй, але перевіряй". Тому ми перевіряємо.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım.Затова извършваме одити.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım.Так, мы проверяем.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım.ולכן אנו בודקים. אנו לוקחים את שרשרת האספקה שלהם, את שמות המפעלים,
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım."ثق، و لكن تأكد" و لذلك سنقوم بالتدقيق.
Bütün fabrika isimlerini ve onların tedarik zincirlerini alalım.なので私たちは監督します。 私たちは供給網を監査するために、全ての工場名を調べ
Bu yazılım ile yapmak istediğimiz operatörlere bir alet tedarik etmek.Acum, ceea ce vrem să facem cu soft-ul nostru este să permitem chirurgilor să aibă un instrument.
Bu yazılım ile yapmak istediğimiz operatörlere bir alet tedarik etmek.Chcemy, żeby nasze oprogramowanie mogło być dla chirurgów narzędziem.
Bu yazılım ile yapmak istediğimiz operatörlere bir alet tedarik etmek.우리의 소프트웨어가 외과의사들에게 좋은 수단이 되었으면 합니다.
Bu yazılım ile yapmak istediğimiz operatörlere bir alet tedarik etmek.Lo que queremos hacer con nuestro software es permitirle a los cirujanos tener una herramienta.
Bu yazılım ile yapmak istediğimiz operatörlere bir alet tedarik etmek.Nous voulons permettre aux chirurgiens d'utiliser notre logiciel comme un outil.
Bu yazılım ile yapmak istediğimiz operatörlere bir alet tedarik etmek.Ora, quello che vogliamo fare con il nostro software è permettere ai nostri chirurghi di avere uno strumento.
Bu yazılım ile yapmak istediğimiz operatörlere bir alet tedarik etmek.We willen met onze software de chirurgen een hulpmiddel bezorgen.
Bu yazılım ile yapmak istediğimiz operatörlere bir alet tedarik etmek.А това, което искаме да направим с нашия софтуер, е да позволим на хирурзите ни да имат инструмент.
Bu yazılım ile yapmak istediğimiz operatörlere bir alet tedarik etmek.Мы хотим, чтобы наша программа стала полезным инструментом и для хирургов.
Bu yazılım ile yapmak istediğimiz operatörlere bir alet tedarik etmek.מה שאנחנו רוצים לעשות עם התוכנה שלנו זה לתת למנתחים כלי
Bu yazılım ile yapmak istediğimiz operatörlere bir alet tedarik etmek.الآن ما نريد أن نفعله مع برنامجنا هو السماح للجراحين أن يحصلوا على أداة.
Bu yazılım ile yapmak istediğimiz operatörlere bir alet tedarik etmek.我々の作る 特定の子供の歩行の シミュレーションを使って
Çünkü Çin, dünyanın en büyük domuz tedarikçisidr.이전을 결정했습니다. 중국이 세계 최대의 돼지 공급처이기 때문입니다.
Çünkü Çin, dünyanın en büyük domuz tedarikçisidr.של החומר הפעיל החליט לפני כמה שנים להעביר את הייצור לסין
Çünkü Çin, dünyanın en büyük domuz tedarikçisidr.قرر منذ بضعة سنوات أن ينتقل الى الصين لان الصين اكبر مزود للخنازير في العالم
Çünkü Çin, dünyanın en büyük domuz tedarikçisidr.なぜなら中国が世界最大の豚の供給国だからです。 中国では
Çünkü tedarik ve hizmetlerin bazıları derin ilişkilere ihtiyaç duyar.이런 물적 자원의 공급과 서비스는 긴밀한 관계를 필요로 하기 때문이죠
Çünkü tedarik ve hizmetlerin bazıları derin ilişkilere ihtiyaç duyar.وذلك لأن بعض هذه التجهيزات والخدمات تتطلب علاقات عميقة جدًّا
Çünkü tedarik ve hizmetlerin bazıları derin ilişkilere ihtiyaç duyar.より深い関係である 真のパートナーシップが必要だからです
Daha da kötüsü tedarikçilerin bazıları,사망하는 추문이 있었습니다.
Daha da kötüsü tedarikçilerin bazıları,וכ-90 איש בעולם מתו בגלל זיהומים
Daha da kötüsü tedarikçilerin bazıları,الذي تغلغل في سلسلة تزويد الهيبارين
Daha da kötüsü tedarikçilerin bazıları,もっと最悪なことに、いくつかの供給業者は
Daha önce ekrana koyduğum tedarik zincirleri, şimdi orada değildirler.Ahora bien, llegar no es fácil. Esas cadenas de suministro que presenté antes no están allí.
Daha önce ekrana koyduğum tedarik zincirleri, şimdi orada değildirler.As cadeias de distribuição que eu pus no ecrã há bocado, não estão lá. É preciso um espaço seguro.
Daha önce ekrana koyduğum tedarik zincirleri, şimdi orada değildirler.Certo, non è una cosa semplice. Quelle catene che ho mostrato prima, non lo hanno raggiunto.
Daha önce ekrana koyduğum tedarik zincirleri, şimdi orada değildirler.Ces chaînes logistiques que j'ai montrées à l'écran avant, ne sont pas rendues à ce point-là.
Daha önce ekrana koyduğum tedarik zincirleri, şimdi orada değildirler.Dahin zu kommen ist freilich nicht leicht. Diese Lieferketten, die ich vorhin gezeigt habe, gibt es nicht.