Ana içeriğe geç
Sözlük

tecrübe ile cümle

tecrübe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu olay, hayatımın en iyi tecrübelerinden biriydi.Было ли это самым большим успехом в моей жизни?
Ama sadece şunu söyleyebilirim, ruh arayışı olan bir tecrübe oldu ve Artpop tarzının tam tersi."Это почти как если бы искусство имитировала жизнь, или жизнь имитировала искусство».
Yazar, hikâyeyi savaşta yaşadığı kötü tecrübeler sonucu yazdığı iddialarını kesinlikle reddetti.رفض الكاتب تماما ًكتابة نتيجة التجارب السيئة التي عاشها في الحرب.
Artan Yemenli gençlere bilgi ve tecrübe paylaşımı.زيادة الوعي بين الشباب اليمني وتبادل المعارف والخبرات.
Bir de şu var: Mehmet Ali Sel benim bazı tecrübelerime alet olmuş bir isimdir.وأيضاً محمد علي سال هو اسم عباره عن أداه لبعض تجاربي".
Bu savaş ile donanma, askeri ve teknik konularda tecrübe kazandı.فقدأْكْسَبَت هذه الحرب الأسطول تجربة عسكرية و فنية .
Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir.على الرغم من صغر سنها إلا إنها امتازت بالذكاء الشديد وقوة الملاحظة.
Fakat değerlendirilmesini yapabilmek için tecrübe sahibi olmak gerekir.يجب أن تكون قادرة على توجيه عمليات التقييم لدى المرء.
Simonyi'nin 2000 saatten daha fazla uçuş tecrübesi vardır.كان لدنفر نحو 2700 ساعة خبرة من الطيران.
Erkek yazarlar, kadınların genel olarak cinselliği nasıl tecrübe ettiklerine çok az ilgi gösterirlerdi.لم يعطي الكتاب الرومان الذكور أي اهتمام لكيفية ممارسة النساء للنشاط الجنسي بشكل عام.
Ana hikâyenin sona ermesini tecrübe etmek için İkinci Senaryoyu tamamlamak gerekmektedir.واترك ثاني أهم رسالة للنهاية.
İmparator Belisarius'a çok az sayıda tecrübesiz askerden oluşan küçük bir ordu verdi.القائد البيزنطي سرجيوس جهز جيشا صغيرا نحو 300 جندي.
Bir dönem bitmişti ancak ben yeni dönem tecrübelerine hazırdım.كان كريم على موعد مع تكرار انجاز الموسم الماضي..
Hepsi cinsel tecrübeler edinirler bu kitap sayesinde.هذه التباينات الوجودية تترى خلال الكتاب كله.
Ceyhun böylelikle ilk Avrupa tecrübesini de yaşamıştır.لاقت أفينسيس كسابقتها نجاحاً بأوروبا.
Tecrübeler saklanır hale gelmiş ve nadiren kendi yerine geçecek çıraklara aktarılmıştır.مما أبقى على المعرفة حصرا لدى النقابات و نادرا ما تحل محلها أي تطورات حديثة.
Bunların tecrübelerinden faydalandı.لقد تعلمت من هذه التجربة.
Garena sistemi, tecrübe puanı elde edilerek oluşturulur.أيمن أخيرا يتلقى تجربة مباشرة مع التنفيذ.
Dikkate değer tecrübeli çalışanlara sahiptirler.قادرة على تطوير أداء المتخصصين ذوي الخبرة البسيطة.
Al-Saib sordu: Çöplükte uyumak ha? Kötü kokulu bir tecrübe olmalı.سأل الصائب: "النوم في القمامة، هاه؟ لا بد أن تلك كانت تجربة كريهة الرائحة".
1331 yılında babasının yanında İtalya'da savaş konusunda bazı tecrübeler edinmişti.Em 1331 ganhou alguma experiência de guerra com seu pai na Itália.
Bu üç adam hayatı, ilişkileri, aileyi ve modern San Francisco'daki kariyerleri tecrübe etmektedir.Os três homens levam a vida, relacionamentos, família e carreiras na atual São Francisco.
Shatner ve Nimoy'un sinema ve tv tecrübeleri vardı ama hiçbiri pek bilinen kişiler değillerdi.Nimoy tinha experiências na TV e em filmes, porém não era conhecido.
Tırmanış tecrübeleri(Alm.)Escalação estranha (out.
Cole, bu tecrübesi hakkında "çok, çok, çok stresliydi" dedi.Ele foi citado dizendo que a experiência foi "muito, muito, muito estressante".
Dikkate değer tecrübeli çalışanlara sahiptirler.Difícil encontrar profissionais qualificados.
Bu acı dolu tecrübeler eserlerine büyük oranda yansımıştır.Isso é bastante claro nas experiências de dor.
Er Miller: Tecrübeli bir Amerikalı askeridir.Arthur I. Miller é um físico estadunidense.
Besteci ve müzisyen olmanın yanı sıra, Fityan müzik eğitmeni olarak da engin bir tecrübeye sahiptir.Além de compositor e músico, Fityan também possui uma vasta experiência como professor de música.
Ceyhun böylelikle ilk Avrupa tecrübesini de yaşamıştır.Felipe Macedo vive a sua primeira experiência na Europa.
Yine 2003 yılındaki turnuvadan sonra, tecrübeli münazaracıları jüri olabilmesi kararı alınmıştır.A partir de 2011 as notas dadas pelos jurados as candidatas voltaram a ser mantidas em sigilo.
Bu olay, hayatımın en iyi tecrübelerinden biriydi.Uma das grandes experiências da minha vida.
Bu dönemde, seçim kampanyaları konusunda önemli tecrübe kazandı.MacDonald ganhou a experiência valiosa nos funcionamentos das eleições.
Tecrübeli bir pilottur.Para Ser Piloto.
Bu yaklaşık 5 yıllık bir tecrübeye karşılık gelmektedir."Nós a apresentamos como uma história de cinco anos.
Bu film tecrübesi onu sinema kariyerinde devam etmesi için yüreklendirmişti.Os seus contactos desde cedo com esse mundo inspirou-o a abraçar uma carreira no cinema.
Dinler tarihi, insanın dini tecrübelerinin ve düşüncelerinin yazılı kaydına işaret eder.Os adventistas progressistas acreditam no relato sincero de notícias e informações sobre a igreja.
Tecrübesiz ve zayıf olan Osmanlı donanması yenik düştü.A pequena mas eficaz marinha peruana não capitulou.
Uygulamaların popüleritesinin arakasındaki en önemli sebeplerden birisi daha iyi bir kullanıcı tecrübesidir.Uma melhor experiência de usuário é uma das principais razões por trás da popularidade de aplicativos nativos.
Bu farklı yaklaşımlar bilgi kazanımları ve tecrübenin geçerliliğine katkı sağlayacaktır.’Esta verdade permanecerá pelo teste do tempo e da experiência."
1997 sezonuna tecrübeli bir pilot olarak hazırlandı.Em setembro de 1997, inicia a sua formação como piloto.
Bu dönemdeki tecrübelerini sonradan Youth (2002) adlı kitabında anlatmıştır.Zijn ervaringen werden later verwerkt in het boek Youth (2002).
Tecrübe puanı belli bir sayıya ulaştığında ise bir sonraki seviyeye geçilir.Als je een bepaald aantal ervaringspunten hebt dan ga je een niveau omhoog.
İlk olarak, deneysel gaz kamyonetleri tecrübe edildi.Aanvankelijk werd geëxperimenteerd met benzinetrams.
Tecrübeleri, kişisel sakatlanma davalarında olan Edwards; kendini "küçük adam"'ı savunan insan olarak sundu.Edwards bracht zichzelf in deze periode naar voren als de verdediger van 'de kleine man'.
"Burada (Ticari) Tecrübe Konuşuyor".Daarbij brengt hij de nodige internationale ervaring mee."
Bu yaklaşık 3 yıllık bir tecrübeye karşılık gelmektedir.Het ging om een proef voor een periode van drie jaar.
Sonrasında burada Naki tecrübesini astrofizikte kullanacaktı.Etteilla zou dit later ook in combinatie met astrologie gebruiken.
Oyuncular bir kategoride oyun yaptıklarında tecrübe puanı (XP) kazanırlar.De speler gaat een rang omhoog door Experience Points (XP) te verdienen.
Bu onun ilk tecrübesiydi.Het was aldaar dat hij zijn eerste ervaring opdeed.
Hastaların hepsi bu belirtileri tecrübe etmez.Niet alle patiënten krijgen alle symptomen.
Bir süre sonra ilişkiler değişir ve neticede olay gençler için bir yaz tecrübesinden öteye gitmez.Voor de jongelui wordt het een zomer om nooit te vergeten.
Tecrübeye dayalı olasılık olarak da adlandırılır.Hierbij zal uiteraard ook ervaring meewegen.
Edindiği üç yıllık tecrübe, Orkun’a Süper Lig kapılarını açtı.De eerste jaren van zijn onderzoek besteedde hij aan het zenuwstelsel bij larven.
Tecrübeli bir pilottur.Ze is een ervaren pilote.
Besteci ve müzisyen olmanın yanı sıra, Fityan müzik eğitmeni olarak da engin bir tecrübeye sahiptir.Naast componist en muzikant heeft Fityan ook een brede ervaring als muziekdocent.
Ancak alt kademelerdeki tecrübe eksikliği büyük kayıplara yol açtı.Gebrek aan gevechtservaring leidde tot enkele grote verliezen.
Tecrübeli bir Mors operatörü, dakikada 40'ın üzerinde kelimeyi okuyabilir.Ter vergelijking, een handbediende morsetelegraaf haalde in die tijd maximaal 40 woorden per minuut.
Oskültasyon, tecrübe gerektiren bir teşhis yöntemidir.Intubatie is een vaardigheid die moet worden geleerd.
Yardım kuvvetlerini düzensiz, tecrübesiz ve hafif zırhlı birlikler karşıladı.Het waren onervaren en slecht bewapende soldaten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod