İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.И това наистина ме накара да се замисля за преживяването от първоначалната среща.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.Це змусило мене замислитися про такий досвід першої зустрічі.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.Это заставило меня задуматься о такой первой встрече.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.וזה באמת גרם לי לחשוב על החוויה הזו של מפגש ראשון.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.وهو ما حفز مخيلتي على التفكير في هذه التجربة التي هي الأولي من نوعها.
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.考えざるを得ませんでした 初めて氷河を訪れた時
İnsanlara kim olduğunuzu tecrübe ettirmek için.Az emberek megélhessék, hogy te ki vagy.
İnsanlara kim olduğunuzu tecrübe ettirmek için.By poznali, kim jesteście.
İnsanlara kim olduğunuzu tecrübe ettirmek için.Cho những người cần trải nghiệm xem bạn là ai.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.A volte le persone la provano.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.Dan sesekali dialami oleh seseorang.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.Elle est vécue occasionnellement par les gens.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.Este trăită de oameni ocazional.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.Es wird von Menschen wahrgenommen, ab und zu.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.Het wordt door mensen zo nu en dan ervaren.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.Jest odczuwane okazjonalnie.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.Každý jej zažil, čas od času.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.사람들은 동정심을 때때로 경험합니다.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.La gente la experimenta ocasionalmente.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.Ľudia ho príležitostne zažívajú.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.Néha érzékeljük a megjelenését.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.Nó thỉnh thoảng được mọi người trải nghiệm.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.Porque existe em todos nós. As pessoas sentem-na ocasionalmente.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.Βιώνεται απο τους ανθρώπους περιστασιακά.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.І кожен проявляє його час від часу.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.Каждый испытывает, его время от времени.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.То се преживява от хората понякога.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.אנשים חווים את זה לעיתים.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.فالناس تعيشها وتشعر بها من حين لآخر.
İnsanlar tarafından bazen tecrübe edilir.では この度々行われる思いやりとは
İyi bir günde bu müzik oluyor. Hayatımdaki en şaşırtıcı müzik yapımı tecrübesinden bahsetmek istiyorumВ основном это музыка, и я хотел бы рассказать о моих самых ярких впечатлениях в роли композитора.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.Chiar si zgomotul si miscarea camionului reprezinta o noua experienta; una care le imbolnaveste.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.Die Geräusche und Bewegungen des LKWs allein sind schon eine neue Erfahrung - eine, die sie krank macht.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.Il rumore e il movimento del camion sono di per sé già una nuova esperienza una triste esperienza.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.Maga a teherautó zaja és mozgása önmagában is egy új tapasztalat, amitõl megbetegszenek.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.Oljudet och rörelsen av själva lastbilen är också en ny upplevelse; en som gör dem sjuka.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.Suara bising dan gerakan dari truk juga merupakan pengalaman baru: pengalaman yang membuat mereka sakit.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onlari hasta eden bir tecrübe.הרעש והתונה של המשאית עצמה ,היא גם חוויה חדשה עבורם .כזו שמחליאה אותם
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Auton ääni ja liike on itsessään uusi kokemus, ja ne tulevat siitä huonovointisiksi.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Chiar si zgomotul si miscarea camionului reprezinta o noua experienta; una care le imbolnaveste.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Die Geräusche und Bewegungen des LKWs allein sind schon eine neue Erfahrung - eine, die sie krank macht.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.El ruido y remezón del camión es también nuevo para ellos, y sienten náuseas.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Hałas i przemieszczanie jest kolejnym doświadczeniem, które wywołuje choroby.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Hluk a drkotavý pohyb vozu je pro ně také nový zážitek. A šílí z něho.
Kamyonun hareketi ve gürültüsü bile onlar için yeni bir tecrübe: onları hasta eden bir tecrübe.Hrup in premikanje tovornjaka je tudi nova izkušnja in zaradi nje jim postane slabo.
Fırlatmaya gidişimi hatırlıyorum da, öylesi yoğun bir tecrübeydi ki...Oh, je me souviens être passé par le décollage, qui est une expérience incroyable.
Fırlatmaya gidişimi hatırlıyorum da, öylesi yoğun bir tecrübeydi ki...Panečku. Vzpomínám si na start. Je to ohromný zážitek.
Fırlatmaya gidişimi hatırlıyorum da, öylesi yoğun bir tecrübeydi ki...أذكر خوضي تجربة الإطلاق، كانت تجربة غامرة جدا
Hapisten çıktıktan iki hafta sonra o gördüm -- o tecrübelere rağmen böyle bir insan olarak çıkmıştı.Két héttel a szabadulása után ismertem meg, és mindez, amit átélt, őt ilyen emberré tette.
Hapisten çıktıktan iki hafta sonra o gördüm -- o tecrübelere rağmen böyle bir insan olarak çıkmıştı.제가 정말 감명 받았던것은 그 모든 고통을 겪으신 후에도 가지고 계신 고결한 태도 였습니다.
Hapisten çıktıktan iki hafta sonra o gördüm -- o tecrübelere rağmen böyle bir insan olarak çıkmıştı.Spotkałem go 2 tygodnie po tym, jak wyszedł z więzienia, po takim doświadczeniu, zachował swoje nastawienie.
Hapisten çıktıktan iki hafta sonra o gördüm -- o tecrübelere rağmen böyle bir insan olarak çıkmıştı.אני פגשתי אותו שבועיים אחרי שיצא מהכלא- שהוא עבר את החוויה הזו, ובסופה שמר על המזג שהיה לו.
Hapisten çıktıktan iki hafta sonra o gördüm -- o tecrübelere rağmen böyle bir insan olarak çıkmıştı.私に見せた彼の物腰には 感銘を受けました ダラムシャーラーで このような人々に会い-
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Hubo una época en mi vida en la que tuvimos una experiencia familiar traumática.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Il fut un temps dans ma vie où nous avons vécu une mauvaise période dans ma famille.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.우리 가족 간에 불화가 아주 심했던 적이 있었습니다.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.To bolo obdobie môjho života, keď sme mali v rodine veľmi traumatizujúci zážitok.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.V mém životě bylo období, kdy jsme v rodině zažili velmi problematickou zkušenost.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Volt egy idő az életemben, amikor egy nagyon fájó esemény történt a családunkban.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.Υπήρχε μια περίοδος στη ζωή μου που είχαμε μια άσχημη εμπειρία στην οικογένεια μας.