Ana içeriğe geç
Sözlük

tecrübe ile cümle

tecrübe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Prova a sperimentare come ci si sente quando si sta in luna di miele!
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Tente l'expérience de ce qu'on ressent quand on est en lune de miel !
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Versuch zu erleben, wie es sich fühlt, auf deine Flitterwochen zu sein!
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Προσπάθησε να νιώσεις πως θα ήταν στο μήνα του μέλιτος σου!
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Попробуй представить, что это медовый месяц, и почувствовать, каково это.
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!!حاولى أن تتدربى كيف سيكون الأمر فى شهر العسل
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!あぁ いらっしゃいましたか?
Bir akşam yemeğinde bu şarabı ikram etmiş olsaydım zannediyorum hayatımın şarap tecrübesi olurdu.47년산 슈발 블랑이 나왔다면 아마 제 인생에 있어서 잊지 못할 맛을 느꼈을 것입니다.
Bir akşam yemeğinde bu şarabı ikram etmiş olsaydım zannediyorum hayatımın şarap tecrübesi olurdu.אם היו מגישים לי אותו בסעודה חגיגית - זאת היתה חווית היין של חיי, והיא הייתה בלתי נשכחת.
Bir akşam yemeğinde bu şarabı ikram etmiş olsaydım zannediyorum hayatımın şarap tecrübesi olurdu.لو قدم لي خلال حفلة عشاء ، لكان يمكن أن يكون تجربة مهمة في حياتي ، وذكرى لا تنسى
Bir akşam yemeğinde bu şarabı ikram etmiş olsaydım zannediyorum hayatımın şarap tecrübesi olurdu.どのワインでも生涯忘れられないものになったでしょう しかし三日間にわたって60種のすばらしいワインを飲むと
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.A film is az időben létezik, egy élmény, amit érzelmileg kell átélni.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Auch ein Film existiert in der Zeit und ist eine Erfahrung, die man über sein Gefühl machen sollte.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Een film bestaat ook in tijd; het is een ervaring waar je emotioneel doorheen moet gaan.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.E' lo stesso per un film, è un'esperienza da vivere emotivamente.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Film juga ada seiring waktu, ini adalah pengalaman yang harus Anda lalui secara emosional.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Film również istnieje w czasie. Jest doświadczeniem, które odwołuje się do emocji.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Film takisto existuje v čase. Je to zážitok, ktorý by ste mali precítiť.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.영화도 있죠, 그것은 당신이 감성으로 느껴야 하는 경험입니다.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Một bộ phim cũng được hiện lên đồng thời; đó là một trải nghiệm mà bạn nên trải nghiệm bằng cả cảm xúc.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Şi un film există în timp, este o experienţă prin care trebuie să treci folosindu-ţi emoţiile.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Un film aussi se situe dans le temps, c'est une expérience que l'on doit vivre émotionnellement.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Μια ταινία επίσης υπάρχει στο χρόνο• είναι μια εμπειρία που θα πρέπει να βιώνεις συναισθηματικά.
Böylesine korkunç bir tecrübeden sonra bile bütün kararlılığı ile okula geliyor.Hän silti tuli kouluun niin määrätietoisena ja valmiina!
Böylesine korkunç bir tecrübeden sonra bile bütün kararlılığı ile okula geliyor.Is ze vandaag naar school gekomen helemaal vastberaden en klaar voor school.
Böylesine korkunç bir tecrübeden sonra bile bütün kararlılığı ile okula geliyor.씩씩하게 등교한, 우리의 자랑스러운 친구
Böylesine korkunç bir tecrübeden sonra bile bütün kararlılığı ile okula geliyor.Même après avoir traversé une épreuve aussi horrible, elle est venu à l'école, déterminée et prête à étudier.
Böylesine korkunç bir tecrübeden sonra bile bütün kararlılığı ile okula geliyor.Тя дойте на училище,готова за него!
Böylesine korkunç bir tecrübeden sonra bile bütün kararlılığı ile okula geliyor.היא הגיעה לבית הספר נחושה ומוכנה ללמוד
Böylesine korkunç bir tecrübeden sonra bile bütün kararlılığı ile okula geliyor.جاءت مصممة الى المدرسة ومستعدة لدخول المدرسة
Böylesine korkunç bir tecrübeden sonra bile bütün kararlılığı ile okula geliyor.オ・ハニです!拍手~
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.C'est évidemment une expérience incroyablement douloureuse.
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.Das ist offenbar eine unglaubich schmerzvolle Erfahrung.
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.Đây rõ ràng là một trải nghiệm hết sức đau đớn.
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.Dette er åbenlyst en utrolig smertefuld oplevelse.
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.Dit is duidelijk een hele pijnlijke ervaring.
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.Esta es obviamente una experiencia dolorosa.
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.Evident că e o experienţă deosebit de dureroasă.
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.Ez persze egy hihetetlenül fájdalmas élmény.
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.Ini benar-benar pengalaman yang sangat menyakitkan.
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.Isto é obviamente uma experiência incrivelmente dolorosa.
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.이것은 분명 매우 고통스러운 경험입니다
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.Oczywiście jest to niesamowicie bolesne doświadczenie.
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.Ovviamente questa è un'esperienza incredibilmente dolorosa.
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.To je očividně neskutečně bolestivá zkušenost.
Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.Αυτή είναι προφανώς μια απίστευτα οδυνηρή εμπειρία.
Bu çok oluyor. Bunlar tecrübesiz denekler.Aceștia sunt subiecți nativi.
Bu çok oluyor. Bunlar tecrübesiz denekler.Esos son sujetos ingenuos.
Bu çok oluyor. Bunlar tecrübesiz denekler.Jsou to lidé, kteří nejsou seznámeni s účelem experimentu.
Bu çok oluyor. Bunlar tecrübesiz denekler.Това са наивни субекти.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.Az agy az átélt tapasztalatok és ingerek hatására fejlődik.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.Creierul se dezvoltă în măsura în care e stimulat.
Bu gördüğünüz aslında pek bir yere gidemedi. ama yine de benim için iyi bir tecrübe oldu.Acesta de fapt n-a ajuns niciunde, dar am încercat ceva nou.
Bu gördüğünüz aslında pek bir yere gidemedi. ama yine de benim için iyi bir tecrübe oldu.Celui-ci ne m'a pas marché en fait, mais je me suis un peu habitué à tout cela.
Bu gördüğünüz aslında pek bir yere gidemedi. ama yine de benim için iyi bir tecrübe oldu.Der schaffte es nicht weit, aber so sammelte ich Erfahrungen.
Bu gördüğünüz aslında pek bir yere gidemedi. ama yine de benim için iyi bir tecrübe oldu.Éste mismo modelo no fue vendido, aunque puse muchísimo trabajo en él.
Bu gördüğünüz aslında pek bir yere gidemedi. ama yine de benim için iyi bir tecrübe oldu.결국 이건 별 성과는 없었습니다. 근데 정말 최선을 다했습니다.
Bu gördüğünüz aslında pek bir yere gidemedi. ama yine de benim için iyi bir tecrübe oldu.Questo non ha avuto successo, ma mi ha dato un po' di esperienza.
Bu gördüğünüz aslında pek bir yere gidemedi. ama yine de benim için iyi bir tecrübe oldu.Ten się nie powiódł, ale wiele się przy nim nauczyłem.
Bu gördüğünüz aslında pek bir yere gidemedi. ama yine de benim için iyi bir tecrübe oldu.Именно этот экземпляр не вышел в производство, но я начинал с него.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod