Ana içeriğe geç
Sözlük

tecrübe ile cümle

tecrübe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.A pro mě je to také snadné vyškolit někoho, kdo už prošel zkušeností handicapu.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.És könnyű nekem is, hogy olyan valakit képezzek, aki már tapasztalta a fogyatékosságot.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Et il est facile pour moi aussi de former quelqu'un qui est déjà passé par l'expérience du handicap.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Iar pentru mine e mai ușor să instruiesc pe cineva care a știut odată cum e să ai o dizabilitate.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.또한 이미 장애를 경험 해 본 사람을 훈련하는 건 어렵지가 않습니다.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Para mim também é fácil treinar alguém que já tenha passado pela experiência da incapacidade.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Và điều này cũng dễ dàng hơn cho tôi trong việc đào tạo ai đó người mà đã trải nghiệm qua sự tàn tật.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Voor mij is het ook gemakkelijk om iemand te trainen die zijn mogelijkheden al heeft leren kennen.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Wtedy i ja mam ułatwione zadanie, kiedy ćwiczę kogoś, kogo doświadczyła niepełnosprawność.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Y me resulta sencillo entrenar a alguien que ha pasado por esa experiencia.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Είναι εύκολο για μένα να εκπαιδεύσω κάποιον που έχει περάσει ήδη την δοκιμασία της αναπηρίας.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.И не е никак лесно за мен да обуча някого, който е преживял нещастието да бъде инвалид.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Мне и самому легче тренировать того, кто прошел через инвалидность.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.קל לי הרבה יותר לאמן מישהו
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.ومن السهل بالنسبة لي أيضا أن أدرب شخصا ما خضع بالفعل لتجربة الإعاقة.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.訓練する方が利にかなっているのです 本当です 覚えの早いこと- 動機が違います
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.Az apáknak és lányaiknak is volt lehetősége fizikai érintkezésre, ami sokuknak nem volt megoldható egy ideje.
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.아버지와 딸은 심지어 서로 물리적인 접촉을 할 수 있는 기회를 경험했죠. 많은 사람들이 그 동안 가질 수 없던
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.Očetje in hčere so celo izkusili, kako je imeti fizičen stik, kar veliko izmed njih ni imelo dolgo časa.
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.Ojcowie i córki doświadczyli nawet fizycznej obecności drugiej osoby, czego wiele z nich od dawna nie zaznało.
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.Отцам и дочерям выпала возможность ощутить физическую связь, которой они не испытывали уже долгое время.
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.האבות והבנות אפילו חוו הזדמנות לקשר פיזי, משהו שלרבים מהם לא היה
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.حتى أن الآباء و بناتهم حصلوا على فرصة للقرب المكاني من بناتهم، و هذا شئ لم يحصل عليه الكثير منهم
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.長い間できなかった 体と体のふれあいを 実現できたのです
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Cobalah rasakan bagaimana rasanya berbulan madu!
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Försök uppleva hur det känns att vara på smekmånad!
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Hãy trải nghiệm cảm giác giống như tuần trăng mật!
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Incearca sa te gandesti ca asta e luna de miere.
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Probeer te ervaren hoe het voelt alsof je in je wittebroodsweken zit!
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Prova a sperimentare come ci si sente quando si sta in luna di miele!
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Tente l'expérience de ce qu'on ressent quand on est en lune de miel !
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Versuch zu erleben, wie es sich fühlt, auf deine Flitterwochen zu sein!
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Προσπάθησε να νιώσεις πως θα ήταν στο μήνα του μέλιτος σου!
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!Попробуй представить, что это медовый месяц, и почувствовать, каково это.
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!!حاولى أن تتدربى كيف سيكون الأمر فى شهر العسل
Balayınızdayken nasıl hissedeceğini tecrübe etmeye çalış!あぁ いらっしゃいましたか?
Bazılarımız muhteşem tecrübeler yaşadık.Algunos de nosotros hemos tenido experiencias tremendas.
Bazılarımız muhteşem tecrübeler yaşadık.Caţiva dintre noi au avut experienţe extraordinare
Bazılarımız muhteşem tecrübeler yaşadık.Někteří z nás měli ohromné zážitky.
Bazılarımız muhteşem tecrübeler yaşadık.У некоторых из нас были потрясающие переживания.
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Có lẽ bạn cũng từng có trải nghiệm đấy phải không?
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Forse avete fatto anche questa come esperienza, vero?
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?여러분도 아마 그런 경험을 하셨을겁니다.
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Misschien heb je die ervaring ook ooit gehad.
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Peut-être avez-vous déjà vécu cela, vous aussi, non ?
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Poate și voi ați trecut prin asta.
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Quizá ya les ha pasado, ¿verdad?
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Talán megtapasztalták már ezt is, igaz?
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Už ste to možno zažili, však?
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Vielleicht kennen Sie das auch:
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Wiecie o czym mówię?
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Άλλη μια εμπειρία που ίσως έχετε κι εσείς, σωστά;
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Возможно, это с вами тоже случалось.
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Може би сте преживели и това.
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?Можливо, з вами теж таке бувало?
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?אולי חוויתם את זה גם, כן?
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?ربما مررتم بهذا الخبرة كذلك، صحيح؟
Belki böyle bir tecrübe de yaşamışsınızdır, değil mi?例えばあなたが
Belki de artık hiç bir sansasyonel tecrübe olmayacak.Być może nie pojawią się żadne spektakularne doświadczenia.
Belki de artık hiç bir sansasyonel tecrübe olmayacak.Ehkei enää tapahdu spektaakkelimaisia kokemuksia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod