Ana içeriğe geç
Sözlük

tecrübe ile cümle

tecrübe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tırmanış tecrübeleri(Alm.)Gaya angkat (lift).
İlk defile tecrübesi Şubat 2010'da Milan Moda Haftası (Milan Fashion Week)'te Prada içindi.Barbara melakukan debut modelnya khusus untuk Prada selama Milan Fashion Week pada Februari 2010.
İkinci düşünme şekli ise tecrübeye önem verilir.Pengungkapan kedua adalah yang berkaitan dengan pengalaman religius.
Petroglyph Games, öncelikli olarak RTS oyun geliştirmedeki gücü ve tecrübesiyle tanınır.Petroglyph dikenal untuk pengalamannya dalam pembuatan permainan RTS.
30 Rock adlı dizi, Fey'in Saturday Night Live adlı programdaki tecrübelerinden bahsetmektedir.Komedi situasi 30 Rock diciptakannya berdasarkan pengalamannya di Saturday Night Live.
Öldürürseniz 1–3 tecrübe düşürür.Kesempatan menjawab pertanyaan 1-3 hanya sekali.
1850’ye dek kilise 1844 deneyimini tecrübe edenlere kurtaran bir bakiye gözüyle bakmıştı.1805" kepada para awak yang selamat dari pertempuran ini.
Tecrübeli kaleci de turnuvadan sonra kaptanlığı Michael Ballack'a bıraktı.Pada salah satu pertandingan kualifikasi, dia terlibat pertengkaran dengan kapten tim Michael Ballack.
Tecrübe, (yapılan hatalardan elde edilen tecrübeler de dahil) öğrenmenin temelini oluşturur.Pengalaman (termasuk pengalaman berbuat salah) menjadi dasar untuk aktivitas belajar (konsep pengalaman).
Projelerde çalışmış olmak bu tecrübe gerekliliğini karşılamaktadır.Untuk menjadi seorang prokurator haruslah telah memiliki pengalaman yang cukup.
"Kızım " dedi " İhtiyarlık insana yalnız keder ve üzüntü getirmez, tecrübe de getirir.Istrinya berkata: “Sabarlah, dia masih anak-anak, belum berakal dan belum mengetahui apa pun.”
Tecrübeli bir Mors operatörü, dakikada 40'ın üzerinde kelimeyi okuyabilir.Di sisi lain, pembaca cepat dapat membaca lebih dari 1000 kata per menit.
1331 yılında babasının yanında İtalya'da savaş konusunda bazı tecrübeler edinmişti.Trong năm 1331 ông đã đạt được một số kinh nghiệm chiến tranh ở Ý với cha mình.
Öldürürseniz ne bir eşya ne de tecrübe düşürürler.Nếu không giết thì không lấy gì răn đe được.
Öldürürseniz 3 tecrübe düşürür.Khi bị nó giết thì sẽ nhận được 100 kinh nghiệm.
"Burada (Ticari) Tecrübe Konuşuyor".Rất đáng để trải nghiệm."
17 Ocak 1955'te Nautilus, Groton, Connecticut'taki limandan ayrıldıktan sonra tecrübelerine başladı.Vào ngày 17/1/1955, con tàu được hạ thủy để chạy thử sau khi rời cảng Gorton, Connecicut.
Bu açıdan öğretim üyeleri yıllardır bu tecrübeye sahiptir.The discoverer has taught for many năm ở this school.
Oyuncular bir kategoride oyun yaptıklarında tecrübe puanı (XP) kazanırlar.Người dùng thu được "điểm kinh nghiệm" (XP) khi học xong một bài học.
Dikkate değer tecrübeli çalışanlara sahiptirler.Do đó, chúng cần người chủ có nhiều kinh nghiệm để kiểm soát chúng.
Böylece Sovyet yer kontrol ekibi bu tür bir durumun nasıl idare edileceği konusunda tecrübe kazandı.この機会にソ連の管制官はこの種の飛行をどう管理するかを覚えた。
"Burada (Ticari) Tecrübe Konuşuyor".この経験が勉強になった」という。
Ölürse 1-2 tüy ve tecrübe düşürür.1, 2よりよってあなたは慈悲深く殺さねばならない。
Eğer biriminizi yok ederken, düşman onu yok ederse iki kat fazla tecrübe puanı alır.自分から攻撃して敵を倒した時、入手経験値2倍。
Bu onun ilk tecrübesiydi.これが彼女の初体験である。
Onun tecrübesizliğinden yararlanırlar.自らの未熟さを思い知らされる。
İsao bu olayı hayatının en kötü tecrübesi olarak tanımlar.このときのことをルチアーノは人生最悪の経験と語っている。
Öldürürseniz ne bir eşya ne de tecrübe düşürürler.倒しても経験値はもらえない。
Tecrübeye dayalı olasılık olarak da adlandırılır.単に経験効果とも呼ばれる。
Dikkate değer tecrübeli çalışanlara sahiptirler.経験豊富な者が置かれる。
Bu dönemde ilk düzyazı tecrübesini gerçekleştirmiştir.ここには当時の最先端技術が投入された。
Tecrübe puanı belli bir sayıya ulaştığında ise bir sonraki seviyeye geçilir.一定の経験値を取得すれば次のレベルにアップできる。
Bir süre sonra ilişkiler değişir ve neticede olay gençler için bir yaz tecrübesinden öteye gitmez.それ以後はすべて18時以後のナイターとなり、夏季薄暮を含めたデーゲームは行われない。
Bu yaklaşık 5 yıllık bir tecrübeye karşılık gelmektedir.約5年間の歴史に幕。
747 uçağıyla ise yaklaşık 4.850 saatlik bir uçuş tecrübesine sahipti.27の異なる機体で、4,800時間以上の飛行経験を持つ。
Guitar Craft'a katılmak için herhangi bir gitar tecrübesine gerek yoktur.ギターを量生するだけの会社にはしたくない。
Bu sırada müzakerelere, yalnız devlet adamları ve tecrübeli komutanlar katılırdı.この際会議には政府官僚と経験豊富な軍司令官のみが参加した。
Şampiyonu kesmesine yardımcı olan diğer bir arkadaş "asist" alarak bir miktar altın ve tecrübe kazanabilir.「THE OUTSIDER」の格闘家でチャンピオンとして登場し、彼を倒すと武勇伝を達成できる。
Tecrübe, (yapılan hatalardan elde edilen tecrübeler de dahil) öğrenmenin temelini oluşturur.(失敗も含めた)経験が学習活動の基盤を提供してくれる(経験)。
John Kimble (Arnold Schwarzenegger), Los Angeles'ta tecrübeli bir dedektiftir.ジョン・キンブル 演:アーノルド・シュワルツェネッガー ロサンゼルス市警の鬼刑事。
Global Game Jam değişik alanlardan ve her türlü tecrübe seviyesinden katılımcılara açıktır.グローバルゲームジャムには未経験者から熟練者、多種多様な分野の人が参加する。
3 yaşından 8 yaşına kadar yaklaşık 40 kadar reklam filminde rol alarak önemli tecrübeler kazandı.38歳の時にゲームシナリオの執筆に参加したことをきっかけに14年勤務した広告制作会社を退社。
Genellikle istatistiksel analiz ve/veya tecrübelere göre tahmin edilir.専門は関数解析学および確率論。
Belki de hayatımın en acı tecrübesiydi denebilir.一生で一番辛い経験といえるでしょう。
1654 yılındaki dini bir tecrübesinden sonra Pascal matematik alanında çalışmayı bırakmıştır.1654年后受宗教经历影响,帕斯卡几乎放弃了数学工作。
Bu yaklaşık 3 yıllık bir tecrübeye karşılık gelmektedir.這是一項為期3年的研究。
Bu olay, hayatımın en iyi tecrübelerinden biriydi.这是我生命中最奇妙的经历之一。
Görsel hafıza görsel tecrübelerimizle ilgili duyularımızın bazı özelliklerini koruyan bir hafıza şeklidir.視覺記憶是一種記憶,保存一些視覺經驗中的一些特徵。
Bu onun ilk tecrübesiydi.这是他第一次战争经历。
Tecrübeli bir yazar gibi, Clare kitaptaki ana konuyu tatmin edici bir sonla bitiriyor" yorumunu yaptı.作为一个对讲故事很有经验的人,克蕾儿将故事情节迅速带到一个令人满意的结局”。
Petroglyph çalışanları 12 yılı aşan bir iş tecrübesine sahiptir.裴鵬摶擔任司法部尚書一職長達12年。
Tecrübelerine göre, Aghdam'ın kendini savunma taburunun komutanı olmuştur.有趣的是,海恩本人当时就是消防队队长。
Şirket ayrıca porsiyon kahve sistemlerinin üretimi ve satışı konusunda 25 yıllık tecrübeye sahiptir.彼從創辦及管理民生集團於製造及批發分銷業務方面取得逾25年管理經驗。
İlk defa prodüktör koltuğuna da oturan Bengü Yıllardır edindiğim tecrübeyle artık kendi işimin patronu oldum.他作为和我密切合作多年的人事部长,他已经赢得了我最特别的信心。
"Kızım " dedi " İhtiyarlık insana yalnız keder ve üzüntü getirmez, tecrübe de getirir.孔子說:『唯女子與小人爲難養,近之則不遜,遠之則怨。
Almanya'da çok tecrübe kazandım ve bunu Juventus'da avantaj olarak kullanacağımdan eminim.我們在台北這裡很想念你,也知道你在華盛頓一定會表現很優秀。
III. Osman tecrübesiz ve kararsız bir hükümdardı.腓力三世是一个性格软弱、优柔寡断的国王。
Hepsi cinsel tecrübeler edinirler bu kitap sayesinde.他凭着这本书一举成名。
Burada değerli tecrübeler edindi.這裏已損失了一些寶貴時間。
Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir.虽然年纪轻轻,不论魔法还是见识都非常高明。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod