Genellikle istatistiksel analiz ve/veya tecrübelere göre tahmin edilir.専門は関数解析学および確率論。
Görsel hafıza görsel tecrübelerimizle ilgili duyularımızın bazı özelliklerini koruyan bir hafıza şeklidir.視覺記憶是一種記憶,保存一些視覺經驗中的一些特徵。
Petroglyph çalışanları 12 yılı aşan bir iş tecrübesine sahiptir.裴鵬摶擔任司法部尚書一職長達12年。
"Kızım " dedi " İhtiyarlık insana yalnız keder ve üzüntü getirmez, tecrübe de getirir.孔子說:『唯女子與小人爲難養,近之則不遜,遠之則怨。
Burada değerli tecrübeler edindi.這裏已損失了一些寶貴時間。
Bu dönemdeki tecrübelerini sonradan Youth (2002) adlı kitabında anlatmıştır.이 때의 경험은 《Youth》(2002)에 기록되어 있다.
Filmine benzer bir yaşantı tecrübe etmiştir.영화에서 그의 발전은 비슷한 반응을 모았다.
Tecrübeli bir Mors operatörü, dakikada 40'ın üzerinde kelimeyi okuyabilir.풋볼N뉴스 서호정과 이주헌이 한 주간의 K리그 뉴스를 1분 만에 빠르게 읽어준다.
Her çarpışmada önder tecrübe kazanır ve bu sayede seviye atlar.각 캐릭터는 전투에서 경험치를 얻어 레벨을 올리며 그를 통해 기술 점수를 얻을 수 있다.
1654 yılındaki dini bir tecrübesinden sonra Pascal matematik alanında çalışmayı bırakmıştır.לאחר חוויה דתית שעבר ב-1654, זנח פסקל את רוב עבודתו המתמטית.
Akut negatif tecrübeler (bad trip – kötü yolculuk) LSD kullanımı ile anılan en belirgin sorundur.Една от най-известните неблагоприятни страни на преживяванията с LSD е т.нар.
Simonyi'nin 2000 saatten daha fazla uçuş tecrübesi vardır.В кариерата си има повече от 2000 полетни часа.
Burada yaşadığı sahne tecrübesi ona ileriki müzik yaşamında çok yardımcı olacaktı.Чрез многобройните си концерти, той спомогнал много за развитието на музикалния живот в града.
Modelliğe başlayan Derek, Hollywood'da 30 yıllık tecrübeli bir yönetmen olan John Derek ile tanışır.Isprva radi kao fotomodel, potom na audiciji upoznaje redatelja Johna Dereka, trideset godina starijeg od nje.
Tırmanış tecrübeleri(Alm.)Po dugačkim ljestvama (eng.
Dizinin başlarında, tıbbı bilgi, tecrübe, ilaç ve malzeme eksikliği yüzünden biraz sıkıntı çekmiştir.Na začiatku seriálu je ohromená tým že na palube lodi je nedostatok znalostí, skúseností, liekov a zásob.
Böylece kozmonotlar bir uzay istasyonundan askeri harekatların nasıl izleneceği konusunda tecrübe kazandı.Kozmonauti plnili cvičenie oceňujúc vojenské pozorovacie schopnosti stanice.
Tüm bilgiler tecrübe ile başlasa da, bu tüm bilgilerin tecrübeden kaynaklandığı anlamına gelmez.Čeprav se pričenja vsako naše spoznavanje po izkustvu, ne izvira vse iz njega.
Bu takımda uzun süreler alma imkanı buldu ve tecrübe kazanarak bir sezon sonra tekrar Ülkerspor'a döndü.Ekipa se po tej izkušnji počuti dovolj zrelo, da ponovi nastop štiri leta kasneje.
Tırmanış tecrübeleri(Alm.)Išteka Aukštupys (Lėvens intakas).
Tecrübeli oyuncu Virgil van Dijk: Biz birlikte iyi oynuyoruz.Aktorius – veikėjas Zendaya : Zoey Stevens, pagrindinė veikėja.
Daha önceden tecrübeli ola O'Neill onu tekrar kullanır.Factor Follow-Up O'Reilly käsitleb uuesti teemasid, mida on varem käsitletud.
Bu dönemde, seçim kampanyaları konusunda önemli tecrübe kazandı.Nendel valimistel oli ta juba eelnevate küsitluste põhjal peafavoriit.
1978'e gelindiğinde ise, Michael için farklı tecrübeler söz konusu olacaktı.Kui töökoht oleks nad 1929. aastal Argentinasse saatnud, siis nad oleksid võib-olla eeskujulikku elu elanud.
Ama aynı zamanda karşı koymak için de zamanınız, imkanınız ve tecrübeniz de yok.Dar nici nu aveti timpul, resursele, expertiza sau mijloacele necesare pentru a lupta cu asta.
Ama aynı zamanda karşı koymak için de zamanınız, imkanınız ve tecrübeniz de yok.De nincs időnk, erőforrásunk, szakértelmünk vagy bármi, amivel megvívjuk ezt a harcot.
'1978 yılında bir tecrübe yaşadım."в 1978 году у меня было одно переживание.
Ama çok aşağılayıcı bir tecrübe edindim.Au lieu de cela, j'ai eu une expérience très humiliante.
Ama çok aşağılayıcı bir tecrübe edindim.Ehhez képest elkeserítő tapasztalatot szereztem.
Ama çok aşağılayıcı bir tecrübe edindim.Em vez disso, tive uma experiência humilhante.
Ama çok aşağılayıcı bir tecrübe edindim.En cambio, tuve una lección de humildad.
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.하지만 제가 했던 경험 중 가장 만족스러웠던 것은 모든 좋은 관계에서 필요한 듣는 것이었죠
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.Mas a melhor experiência que tive foi o acto de ouvir, algo necessário em qualquer relação amigável.
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.Nicméně nejuspokojivější zážitek, jaký jsem měla, byl akt naslouchání, což je nezbytné v každém dobrém vztahu.
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.Але найбільш задовільний досвід у мене був при акті слухання, що необхідно для будь-яких добрих відносин.
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.Но больше всего мне понравилось просто слушать, что необходимо для любых отношений.
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.אבל החוויה הכי מספקת באמת שהיתה לי היא פעולת ההקשבה, שזה מה שאנחנו צריכים בכל מערכת יחסים טובה.
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.لكن في الواقع أكثر تجربة مرضية روادتني هي عملية الإستماع المطلوبة في العلاقات الناجحة ككل.
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.どんな関係を築くにも必要な 聴く行為をした時でした 聴く行為の凄さに感動したものです
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.A minha experiência no mundo islâmico é muito diferente.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Dar experiența mea din lumea islamică e diferită.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.그러나 이슬람 세계에서의 저의 경험은 매우 다릅니다.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.La mia esperienza nel mondo islamico è tuttavia molto diversa.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Meine Erfahrungen mit der islamischen Welt sind jedoch ganz anders.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Min erfarenhet däremot, med den islamiska världen är väldigt annorlunda.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Moja skúsenosť s islamským svetom je však úplne iná.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Moje zkušenost z islámského světa je zdaleka jiná.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Mon expérience, cependant, dans le monde musulman est vraiment différente.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Namun pengalaman saya di dunia Islam sangat berbeda.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Sin embargo, mi experiencia en el mundo islámico es muy distinta.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Tuy nhiên, kinh nghiệm của tôi ở thế giới đạo Hồi thì lại rất khác biệt.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Ugyanakkor az én tapasztalataim az iszlám világról nagyon különböznek ettől.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Z doświadczenia wiem, że jest inaczej.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Η εμπειρία μου, πάντως, στον Ισλαμικό κόσμο είναι πολύ διαφορετική.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Моят опит в ислямския свят обаче е много различен.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Однак, мій досвід в мусульманському світі зовсім інший.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.Однако, мой опыт в исламском мире совсем иной.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.לעומת זאת, הניסיון שלי בעולם האיסלאמי הוא מאוד שונה.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.لكن تجربتي، في العالم الإسلامي مختلفة جداً.
Ancak İslam dünyasındaki tecrübelerim oldukça farklı.私が働くアラブでは