En büyük korku korsanlar, tecavüz ve ölümdü.The greatest fear was of pirates, rape and death.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.My sense of outrage about women's rights was brought to a boil when I was about 11.
Ve her çeşit tecavüz ve talan etme hasarlarına yol açar.Damascus and Syria. And then he causes all sorts of havoc in raping and pillaging and whatnot.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.The one who was defiling me then left me and went to rape Evelyn.
Evelyn'e tecavüz eden de onu bırakıp beni kirletmeye geldi.And the one who was raping Evelyn came and defiled me also.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.This is where we conceive of rape and casualties as inevitabilities.
Oh, Ruanda'da 100 günde yarım milyon kadına tecavüz edilmiş.Oh, half a million women in Rwanda get raped in 100 days.
Tecavüz vakalarının yüzde 56'sı sonuçlanmıyor.56 percent of all rape cases don't result.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.We accompanied Joshua, as he walked the Earth, visiting villages where he had once killed and raped.
Aralarında cinayet, kölelik, tecavüz ve kaçırma da var.Including murder, sexual slavery, rapes, abductions
"Erkek kurtlar eğer gidip araba kullanırsanız size tecavüz edecek.""Man wolves will rape you if you go and drive."
Sadece bu kampanyayı durdurmak için ölüm ve tecavüz tehditleri almaya başladım.I started receiving threats to be killed, raped, just to stop this campaign.
Kızınıza tecavüz ediliyor ve sizin tek yapmak istediğini şey kızınızı öldürmek.Your daughter gets raped, and what you want to do is kill her.
Ya Sita'ya tecavüz etseydi?What if he raped her?
Kız: Ben, hırsızlarda... tecavüzcülerden korkarım... Kız:I fear... robbers... rapers... girl:
Böylece İndra kadının dikkatini çekerek yere fırlattı... ...ve tecavüz etmeye başladı.So, Indra, attracted, threw her onto the floor, and proceeded to rape her.
Hindistan'da her üç dakikada bir tecavüz oluyor.In India there is a rape every three minutes.
Tecavüz edilen daha çok insan var.There are more people being raped.
Kadın kitabı okumaya geri dönüyor, ne yazık ki kitabın ismi "Tecavüz".She goes back to reading her book, which is unfortunately titled "Rape."
Bu noktada kadın tecavüz isimli kitabi kaldırmaya karar verdi.So at this point, she decides to put the rape book away.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.I essentially lived in the rape mines of the world for the last 12 years.
Ve orada 300.000 ila 500.000 civarında kadının tecavüze uğradığı tahmin ediliyor.It is estimated that somewhere between 300,000 and 500,000 women have been raped there.
Onları satıyoruz, henüz embriyo iken öldürüyoruz. Onları köleleştiriyoruz. Onlara tecavüz ediyoruz.We sell them, we kill them as embryos, we enslave them, we rape them.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Rape is not barbaric, but the law, he said, was barbaric.
Malcolm Little, Malcolm Jarvis ve üç kadın, haneye tecavüzle suçlanmışlardı.Malcolm Little, Malcolm Jarvis and the three women were charged with breaking and entering.
- Kilit TECAVÜZ.--RAPE OF THE LOCK.
Neden toplumumuzda ve dünya genelinde bu kadar çok sayıda erkek kadınlara tecavüz ediyor?What's going on with men? Why do so many men rape women in our society and around the world?
Neden bu kadar çok sayıda erkek, erkeklere tecavüz ediyor?Why do so many men rape other men?
Ama askerde bir grubun tecavüzüne uğradıktan sonra delirmiş.But after he was gang raped in the army, he went mad.
Mini etek tecavüzcülere davetiye çıkartmaktır.That miniskirt is an invitation to a rapist.
Tecavüze uğramaktan korkuyormuş.She was scared of rape.
Onları öldürürler,şereflerini ellerinden alır, haklarına tecavüz ederler.They kill them & they dishonour them and they go beyond their limits.
Allah'ın kullarının hak ve hukukuna tecavüz ederler, hadlerini aşarlar.And they violate the rights of the servants of the Lord.
Tecavüze uğramış bir kadından, birçok fotograf içerisinden suçluyu teşhis etmesi bekleniyor.A woman was raped and presented with a series of photographs from which to identify her attacker.
Charles Faine okula giden küçük bir kızı kaçırma, tecavüz ve öldürmekten suçlu bulundu.Charles Fain was convicted of kidnapping, rape and murder of a young girl walking to school.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.He ended up serving 18 and a half years of an 80 year sentence for rape and robbery.
William Gregory tecavüz ve hırsızlıktan hüküm giydi.William Gregory was convicted of rape and burglary.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.I saw my aunt in rape when I was only five.
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."She goes back to reading her book, which is unfortunately titled "Rape."
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.So at this point, she decides to put the rape book away.
Hapse düşüp tecavüze uğramak istemiyorsak gerçekte neler olduğunu bulmalıyız!We've got to figure out what happened before we are all end up in prison getting raped!
Biz garanti tecavüze uğrardık!We would totally get raped!
Chuyongdae'nin baş askeriyken, hamile karıma tecavüz edildi.When I was Chuyongdae's head soldier my wife was raped while she was pregnant
Sivil Özgürlükler evde tecavüz.So it's gonna be an inner ruling elite and then everyone else.
Bir çete bu kızlara herkesin önünde tecavüz etti.These girls were raped by mobs in front of everyone.
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.There are mob sexual assaults in Tahrir Square and its surroundings.
Gelin ve tecavüzcülere karşı durun, Çünkü biz evlerimize saklanmayı düşünmüyoruz.Come and stand against the rapists, because we do not plan to hide in our homes.
Bu insanlar, anamýza tecavüz ediyorlar. Annene tecavüz etseydiler ne yapardýn?"Provincial police in riot gear stormed the barricades the Mohawks had set up.
Artık kim bundan sonra tecavüzde bulunursa, onun için elem verici bir azap vardır.He who transgresses in spite of it shall suffer painful punishment.
Ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır.And those who defend themselves when they are wronged.
Bundan sonra tecavüzde bulunana elem verici azab vardır.He who transgresses in spite of it shall suffer painful punishment.
Artık tartıda tecavüz etmeyin.So that none may err against the scales,
İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; onlara tecavüz etmeyin.Those are God's bounds; do not transgress them.
Kim Allah'ın sınırlarına tecavüz ederse, onlar zalimlerin ta kendileridir.Whosoever transgresses the bounds of God -- those are the evildoers.
Yoksa haklarına tecavüz için zararlarına olarak onları tutmayın.But do not take them back to hurt them, and whoever does that, then he has wronged himself.
'Azgınlık ve hakka tecavüzde bulunmaları' nedeniyle onları böyle cezalandırdık.This is how We penalized them for their inequity.
Cumartesi yasaklarına tecavüz ediyorlardı.When they observed the Sabbath, their fish would come to them abundantly.
Rabbine inanan kişi ne hakkının eksik verilmesinden korkar ne de tecavüze uğrayıp kuşatılmaktan."Whoever believes in his Lord fears neither loss, nor burden.
Kim, zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasakları işlerse, yakında onu cehennem ateşine atacağız.Whoever does that, out of hostility and wrongdoing, We will cast him into a Fire.
Onların hukukuna tecavüz etmek kasdıyla zarar vermek için eşlerinizi alıkoymayın!But do not retain them to hurt them and commit aggression.