Ana içeriğe geç
Sözlük

tecavüz ile cümle

tecavüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sevdiğimi düşündüğüm biri tarafından tecavüze uğramıştım" yazdı.I had been raped by somebody I thought I loved."
Ancak tecavüze uğramıştım.But I had been raped.
Savaşın ilk ayları Alman Vahşeti sonucu Belçika Tecavüzü olarak bilinir.The opening months of the war were known as the Rape of Belgium due to German excesses.
Ardından Ian'a tecavüz eder ve gözlerini emerek söker.He then rapes Ian, and sucks out his eyes.
Susan tecavüze uğramış ve hamile kalmıştır.Isabell was raped and ends up pregnant.
Bazı ülkeler de tümüyle sözde tecavüz kültürleri olarak nitelendirilmiştir.Entire societies have been alleged to be rape cultures.
Şarkıcı Saldívar'ı arabayla hastaneye götürdü ve doktorlar tecavüz dair hiçbir kanıt bulmadı.The singer drove Saldívar to Doctors Regional Hospital where doctors found no evidence of rape.
Kafasından ağır yara almış ve tecavüze uğramıştı.The injury was severe and he became delirious.
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.In addition many women were raped.
Kızları ise defalarca tecavüze uğradıktan sonra öldürülmüştü.The women sometimes died after being raped.
Üç kadın mahkum, çukura atılmadan hemen önce tekrar tecavüze uğramıştır.The three female prisoners were again raped on the spot before they were thrown in the foiba.
Ona tecavüz etmeye çalıştı.She then attempts to rape him.
Bazı kadınların tecavüze uğramamak için intihar ettiği belirtilmektedir.That some women secretly want to be raped.
Aynı dönemde 100'ün üzerinde kadının da askerler tarafından tecavüze uğradığı ifade edilmiştir.An hour before she had been raped by twenty soldiers.
Söz konusu iddialara göre bu rakama tecavüz ve cinayet olayları da dahildir.According to this report there were also cases of rape and torture.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.In 1946, at the age of twenty, he went to prison for breaking and entering.
Bana tecavüz ettikten sonra bile beni dövdü.He leaves Penhoël after he raped her.
Hannah, odadaki dolaba saklanır ve birinin Jessica'ya tecavüz etmesine şahit olur.Hannah hid in a closet and witnessed someone raping her.
Prasutagus'un dulu Boudica kırbaçlatıldı, kızlarına tecavüz edildi.Prasutagus's widow, Boudica, was flogged, and her daughters were raped.
Kriminalpolizei ağırlıklı olarak tecavüz, cinayet ve kundaklama gibi ciddi suçlarla ilgileniyordu.The Kriminalpolizei was mainly concerned with serious crimes such as rape, murder and arson.
Hephaistos, Athena'ya tecavüz etmek ister fakat başarısız olur.According to the Bibliotheca, Hephaestus attempted to rape Athena but was unsuccessful.
Saldívar kendisinin Meksika'da tecavüze uğradığını iddia ederek devri erteledi.Saldívar delayed the handover by claiming she had been raped in Mexico.
Birçok tecavüz mağduru korkusundan ya da utançından bu konuda sessiz kaldığı düşünülüyor.Many rape victims were thought to have remained silent out of fear or shame.
Tecavüz kurbanı 11 gün sonra Singapur'da tedavi görürken hayatını kaybetti.She died from her injuries thirteen days later, despite receiving treatment in India and Singapore.
Kadınlar soyulmuş, dövülmüş, ısırılmış, parmaklarla tacize uğramış ve tecavüze maruz kalmıştı.Women reported being groped, stripped, beaten, bitten, penetrated with fingers, and raped.
Saldırganlar muhtemelen bir apartman dairesinde Makar'a tecavüz ettiler.The Murrays probably used the same building.
Hikâyede Fadık'ın kaçırılıp tecavüz edilmesi anlatılır.Stories have been told of chimps kidnapping and raping women.
The Rape of Lucretia (Lucretia'ya tecavüz) op.1946 The Rape of Lucretia (Britten).
Tecavüzcüler” söyleminde bulundu."When Men Are Raped".
Şirketin yapımları genellikle zombi, tecavüz ve cinayet gibi karanlık konulara sahiptir.Their works usually have dark themes such as reanimation of the dead, rape and murder.
"Lezbiyenlere yönelik nefret: 'Düzeltici tecavüz'"."South African lesbians at risk for 'corrective rape'.
Arkadaşlarına bana tecavüz etmelerini söyledi.One of them told me he would rape me.
Ekim ayında 17 yaşındaki Melissa Smith'e tecavüz etti ve boğdu.In December 1957, 16-year-old girl Rigmor Johnsen was raped and murdered in Oslo.
1997'de 16 yaşında bir öğrenciye tecavüzden hapis yattı.In 1997, he raped a mentally disabled 16-year-old Chinese girl.
Hemen sonra, 1991'deki yakalanışına kadar cinayetlerine ve tecavüzlerine son hız devam etti.He committed a long series of rapes and murders until his capture in 2012.
Tecavüze karşı savaş deyimi Sovyetler Birliğinden önce ABD ve Japonya tarafından kullanıldı.This was before the U.S. declared war on Japan and Germany.
Ayrıca tecavüzden korunma ve çocukların kendilerini savunabilmesi için de kullanılır.Aggression may also occur for self-protection or to protect offspring.
22:16 Kadına tecavüz eden onunla evlenmeli Deut.22:15-16 The rapist must marry his victim if she is unwed — Deut.
Aşkın en büyük ve en yaygın gerçekleşen problemi ise tecavüzdür.The most vividly drawn and violently reviled enemy typically is homosexuality.
Vampir cürümleri, yamyamlar ve bir tecavüz.Reform, Red Scare, and Ruin.
Tecavüze uğruyor, dövülüyor ve bazen de öldürülüyorlar. Katilleri ceza bile almıyor.They are raped, beaten up and sometimes killed with impunity.
Tecavüz senin ne giydiğin ile başlar.It all begins with what you wear.
Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki mini etek giyen kadınlar tecavüze uğrayanların başında geliyor.Scientific study suggests that women who wear skirts are the leading cause of rape.
İşte sana tecavüze mahal veren tahrik edici elbiselerden bazı örnekler;In fact, here are some examples of provocative clothing that could cause rape.
Kadın yoksa, tecavüz de yok.No women, no rape.
Hint kültürü tecavüzle başa çıkmak için bir çok ilerici yöntemle dolu.Indian culture provides for several progressive methods to counter rape.
Saldırganını "bhaiya diye adlandırıyorsun ve hooop tecavüz durduruluyor.Where you just refer to your attacker as "Bhaiya" and, voilà, rape cancelled. Now...
Kadınların tecavüzü yaygınlaştırmasının bir başla şekli de gece geç saatlere kadar çalışmak.Another way women shamelessly propagate rape is by working late into the night.
Komik gerçek ise, eğer saldırgan kocanız ise, buna tecavüz denmez.Fun fact, if he is your husband, it's not rape.
Hanımefendi, tecavüz ne zaman oldu? Erkeklerle miydiniz?Madam, when rape was happened, were you with boys?
Ve son olarak Hanımlar, Reşit olmayanları size tecavüz etmeye itmekten vazgeçinAnd lastly ladies, stop seducing juveniles into raping you.
Arazinize tecavüz edenlerle savaşmanız gerekir. Halkınızla bütünleşirsiniz.You must fight anyone who encroaches upon it.
Tecavüzcü bunu kurbanına yapıyor.The rapist does this to the victim of rape.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.She was raped numerous times by many men.
Yakın zamanda bir genç kadın Nijerya'da bir üniversitede toplu tecavüze uğradı.Recently a young woman was gang raped in a University in Nigeria,
"Evet, tecavüz yanlış."Yes, rape is wrong.
Geçen yıl, tecavüzle suçlanan komşusunun o kızın evine zorla girdiğini duydum.Last year, I heard that her home was broken into in a neighborhood known for sexual assaults.
Tecavüzün tanıdığın bir kişiden gelmesi büyük bir olasılıktır.Your rapist is more likely to be someone you know.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.We got robbery, assault, arrest, resisting arrest.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Well actually, he raped her, but he would say he had sex with her.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod