Orta yaşlı adam tecavüz ile suçlandı.The middle aged man was charged with assault.
Sen ona tecavüz ettin!You raped him!
Mary´yi bodrumda tutup, ona her gün tecâvüz ediyorum.I hold Mary in the basement and rape her every day.
Mary´yi bodrumda tutuyorum ve ona her gün tecâvüz ediyorum.I hold Mary in the basement and rape her every day.
Tom babası tarafından tecavüze uğradı.Tom was raped by his father.
Onun babası ırza tecavüzle suçlandı.Her father was accused of statutory rape.
Tecavüz o ve ailesi için bir utançtır.Rape is a shame for her and her family.
Şüpheli tecavüzcü gözaltına alındı.The suspected rapist was taken into custody.
Tecavüzcü, yargılanması sırasında hiçbir pişmanlık işareti göstermedi.The rapist showed no signs of remorse during his trial.
Dan defalarca Linda'ya tecavüz etti.Dan repeatedly raped Linda.
Dan, kızının kaçırılıp tecavüze uğradığını polise bildirdi.Dan reported to the police that his daughter had been abducted and raped.
Linda, Dan'ı kendisine tecavüz eden adam olarak teşhis etti.Linda identified Dan as the man who had raped her.
Linda tecavüze uğradığından beri bir yıl oldu.It's been one year since Linda was raped.
Dan tutuklandı ve tecavüzle suçlandı.Dan was arrested and charged with rape.
Dan Linda'nın tecavüzü ile ilgisi olduğunu reddetti.Dan denied he had anything to do with Linda's rape.
Tecavüz korkunç bir suçtur.Rape is a horrible crime.
Tom babasının birden çok kez ona tecavüz ettiğini iddia etti.Tom claimed that his father had raped him on multiple occasions.
Tevrat'ta Lut, bakire kızını toplu tecavüze uğraması için sunuyor.In the Torah Lot offers his virgin daughter's to be gang raped.
Cinayet, tecavüz ve işkence savaş zamanlarıyla ilişkili vahşetlerdir.Murder, rape, and torture are atrocities associated with times of war.
Mary toplu tecavüzü seviyor.Mary loves gangbangs.
Tecavüz ve cinsel taciz şiddet suçlarıdır.Rape and sexual assault are crimes of violence.
Tecavüz her zaman bir şiddet suçudur.Rape is always a crime of violence.
Tecavüz suçu işleyenler cezalandırılmalıdır.Those who commit rape must be punished.
Yağma, tecavüz ve talan, savaş sırasında yaygındır.Looting, raping, and plundering are common during wartime.
Fadıl kadına tecavüz etti.Fadil raped the woman.
Fadıl o tecavüz ve cinayetlere karıştı.Fadil was involved in those rapes and murders.
Dania'ya tecavüz edildi ve işkence yapıldı.Dania was raped and tortured.
Tecavüz, üniversite kampüslerinde ciddi bir sorundur.Rape is a serious problem on college campuses.
Tecavüz, üniversite kampüslerinde ciddi bir sorundurRape is a serious problem on college campuses.
Tecavüze uğradım.I was raped.
Onlar tecavüzcü.They're rapists.
Sami, Leyla'ya şiddetle tecavüz etti.Sami viciously raped Layla.
Sami, Leyla'ya acımasızca tecavüz etti.Sami viciously raped Layla.
Leyla tecavüz kurbanıydı.Layla was the victim of a rape.
Leyla, Sami tarafından tecavüze uğradı.Layla was raped by Sami.
Leyla'ya tecavüze edildi.Layla got raped.
Leyla tecavüze uğradı.Layla got raped.
Leyla vahşice tecavüze uğradı.Layla was savagely raped.
Sami, tecavüz ve saldırı nedeniyle 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Sami was sentenced 18 years for rape and assault.
Sami, Leyla'ya boyun eğdirip tecavüz etti.Sami overpowered and raped Layla.
Leyla 13 yaşında tecavüze uğradı.Layla was raped at 13.
Sami, Leyla'ya tecavüz etmek istedi.Sami wanted to rape Layla.
Kadınlarımıza tecavüz etmek istiyorlar.They want to rape our women.
Sami kadınları öldürdü, sakatladı ve onlara tecavüz etti.Sami killed, maimed, and raped women.
Sami, Leyla'ya sadistçe tecavüz etti.Sami sadistically raped Layla.
Sana tecavüz eden adam bu.This is the man who raped you.
Sami bir kıza tecavüz etti.Sami raped a girl.
Sami, Leyla'nın evine izinsiz olarak girdi ve ona tecavüz etti.Sami broke into Layla's house and raped her.
Sami birçok tecavüz kurbanı ile çalıştı.Sami has worked with a lot of rape victims.
Sami tecavüze tanık oldu.Sami witnessed the rape.
Sami hüküm giymiş bir çocuk tecavüzcüsüdür.Sami is a convicted child rapist.
Sami asla Leyla'ya tecavüz etmedi.Sami never raped Layla.
Sami sekiz aylık hamile olan bir kadına tecavüz etti.Sami raped a woman who was eight months pregnant.
Sami, Leyla'ya tekrar tekrar tecavüz etti.Sami raped Layla repeatedly.
Sami muhtemelen Leyla'ya tecavüz etmeye çalıştı.Sami probably tried to rape Layla.
Onu askerlerin tecavüzüne uğramaktan kurtardı.He rescued her from being raped by the soldiers.
Ayrıca tutuklular, gardiyanlar tarafından sürekli tecavüze uğradılar.Prisoners were also repeatedly subject to rape by guards.
Tecavüz ve tecavüz teşebbüsleri şiddetli olarak cezalandırılmalıdır.Rape and attempted rape should be severely punished.
Tecavüz kültürünün diğer sosyal etkenler ve davranışlar ile ilintili olduğu gözlemlenmiştir.Rape culture has been observed to correlate with other social factors and behaviours.
Kasım 1993'te Tupac ve arkadaşları bir otel odasında bir kadına tecavüz etmekten suçlandılar.In November 1993, Shakur and others were charged with sexual assaulting a woman in a hotel room.