Türkiye'nin istihbarat teşkilatları da örgütü uzun süre aydınlatamamıştır.Medienberichten zufolge gelang es dem türkischen Geheimdienst nicht, die Organisation aufzuklären.
1936 yılından 1990 yılına kadar nahiye olan Yeniçağa, 1962 yılında belediye teşkilatına kavuşmuştur.Auf Stadtplänen bis zumindest 1962 ist sie noch verzeichnet.
Bu durum şebekede hiçbir sorun teşkil etmedi.Diesmal schien es keine Probleme zu geben.
1973 yılına kadar Devlet Planlama Teşkilatı'nda araştırmacı olarak çalıştı.Er arbeitete als Forscher am Construction Research Institute bis 1976.
Yer küresinin tahminen 0,001 ppm (milyonda bir)ini teşkil eder.0,1 % entspricht in dieser Angabe dann 1000 ppm.
2004 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur.Die Städtepartnerschaft wird 2004 offiziell begründet.
CIA, KGB, MI6, MOSSAD, Stasi, El Muhaberat gizli servislere örnek teşkil eder.Wie CIA, Mossad, MI6, BND und andere Nachrichtendienste die Welt regieren.
Hava kuvvetleri yeniden örgütlenmiş, 8 yeni bombardıman kolordusu teşkil edilmişti.Die acht neuen Signale wurden mittels eines Hubschraubers aufgestellt.
Bu yönetim bölümleri devlet teşkilatının bir parçasıdır.Die Abteilungsleiter sind Teil der Leitungsebene der CIA.
2. Gümrük işinin teşkili.2: Werkstattfunde.
Osmanlı 6ncı Cilt, Teşkilât.Forstakte Nr. 8, Vol.
Elçisel kiliseler mevcut kiliselere temel teşkil etmiştir.Gedanken eines Bischofs zu den heutigen kirchlichen Institutionen.
Güneydoğu Asya Antlaşması Teşkilatı Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN)Liste der Auslandsniederlassungen ASEAN Asienkrise Thailand Board of Investment
Meyveyi teşkil eden meyve kabuğu (perikarp), üç kısımdan meydana gelmektedir.Die von den Zeidlern bewirtschafteten Zeidelgüter waren in drei Arten aufgeteilt.
Gizli servis İstihbarat teşkilatları listesiGeheimschutzhandbuch Geheimschutzbeauftragter
FEMA bugün ise, Kamu Güvenlik Teşkilatı'ndaki öndegelen kurumlardan birisidir.Heute ist Clarke einer der Treuhänder der Stiftung.
Bu işçi yönetim teşkilatı, şeffaf sayılmasa da etkili idi.Die Führerstandssoftware hatte sich als noch nicht betriebstauglich erwiesen.
Bu MP5K'ları Türk Polis Teşkilatı da kullanır.In Deutschland wird die MP5 bei allen Polizeieinheiten und dem Zoll eingesetzt.
Ülke genelinde revizyonist parti teşkilatına karşı işçiler greve gitmiş durumdaydı.Am Tag des Unfalls waren die Mitarbeiter der zivilen Flugsicherung in Frankreich in einem Streik.
Atça Belediyesi ise bölgedeki ilk belediye teşkilatlarından birisi olarak 1879'da kurulmuştur.Die Villa entstand im Jahr 1870 als eines der ersten Gebäude der Straße.
Ulster Kraliyet Polisi (İngilizce: Royal Ulster Constabulary (RUC)), Kuzey İrlanda'nın polis teşkilâtıydı.Die frühere Royal Ulster Constabulary (RUC) heißt seit 2001 Police Service of Northern Ireland (PSNI).
Kazadan önce Ana Lucia Cortez, Los Angeles Polis Teşkilatı'nda görevli bir polistir.Avant l'accident, Ana Lucia Cortez est officier au département de police de Los Angeles.
Ancak Emniyet teşkilatı bu bilgiyi yalanladı.Le ministère a démenti ces informations.
1985'te RCD'nin bir uzantısı olarak Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) kuruldu.En 1985, la fondation de l'Organisation de coopération économique (ECO) se pose comme une évolution de la RCD.
Oyun hakkında düşünmek kaybetmeye teşkil eder ve oyunun kurallarına göre mağlubiyet duyurulmalıdır.Penser au jeu constitue une défaite, et selon les règles, il faut l'annoncer aux autres.
Volkspolizei (VP) (Türkçe: Halk polisi), Doğu Almanya'nın ulusal polis teşkilatı idi.La Volkspolizei (en allemand, la police du peuple) était la police nationale de l'Allemagne de l'Est.
Birleşik İşçi Cephesi, yeni parti teşkilatının anahtar destekçilerinden biriydi.Le Front uni des travailleurs fut l'un des principaux bailleurs de fonds de la nouvelle organisation du parti.
Dursun Güneş, Erzurum'da yaptığı teşkilat açılışı konuşmasında yaptığı vurgularla tartışma yaratmıştır.Celui-ci aurait eu une révélation, durant son sommeil, de l'emplacement du tombeau.
ECO: Ekonomik İşbirliği Teşkilatı.Lec : partenariat financier.
Scotland Yard, Londra emniyet teşkilatının merkez karargahının adıScotland Yard est le nom du quartier général de la police à Londres, au Royaume-Uni.
1860-1870’ncı yıllarda Tyutçev’in eserlerinde siyasal şiirler ekseriyetî teşkil eder.En 1860-1870, les thèmes politiques prédominent dans la poésie de Tiouttchev.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı.Comité soviétique pour la sécurité et la coopération européennes.
Bu durum birkaç yıl sonra Maxentius için emsal teşkil edecekti.Ils espèrent que vingt ans après, Ianetta donnerait des précisions.
Kazakistan, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO - Economic Cooperation Organization) üyesidir.Les deux pays sont membres de l'Organisation de coopération économique (ECO).
Kibbutz, bir kolektif üretim teşkilatıdır.Le kibboutz est propriétaire d'un complexe touristique.
Bu uygulama diğer şubelere örnek teşkil etmiştir.Cela en fit un exemple pour d'autres sociétés.
Osmanlı 6ncı Cilt, Teşkilât.La Sixième Sonate op.
Profesyonel askerler silahlı kuvvetlerin %5'ini teşkil eder.Les soldats professionnels constituent seulement environ 5 % du personnel militaire.
Turnalar buna dair iyi bir örnek teşkil ederler.Le turc en fournit un exemple.
Makro virüsler özellikler tespit programları için problem teşkil etmektedir.La macro assert diagnostique les assertions dans le programme.
Darius yeni bir ordu teşkil etmeye girişti.Par ailleurs, il apparaît que Darius lève une nouvelle armée.
Gorbaçov, Rus parti teşkilatının oluşumunu engelleme denemelerinde zorluklar ile karşılaştı.Gorbatchev était confronté à des difficultés en essayant de bloquer la formation d'un parti russe.
Osenik kabuk ise okyanusların ve denizlerin deniz havzalarının temelini teşkil etmektedir.Le Tartare soutient en outre les fondements des terres et des mers.
Arkadaşları Teşkilât-ı Mahsusa'dan dolayı itham ediyorlar.Ils désignent eux-mêmes leur groupe par le terme d’Arbëria.
New York: New York Şehri Polis Teşkilatı.Article détaillé : New York City Police Department.
Yerel polis teşkilatlarının şefleri seçimle göreve gelirler.Les chefs des services territoriaux de police lui apportent leur concours.
Üniversite bu özelliğiyle bölgedeki diğer üniversitelere örnek teşkil etmektedir.L'université entretient des rivalités particulières avec d'autres institutions de la région.
Gizli siyasi polis genelde polis teşkilatları içinde özel bir kategori olarak kabul edilir.Les opérations de police sont généralement l'apanage de groupes spécialisés des forces de police.
Aynı yıl içinde belediye teşkilatı kuruldu.Cette même année la municipalité fut créée.
1909 tarihinde yakın arkadaşlarıyla birlikte Cemiyeti Hayriye adında bir teşkilat oluşturur.En février 1909, il fonde avec quelques amis le Nouveau Club.
Aknehir'de belediye teşkilatı ilk kez 1994 yılında kurulmuştur.Elle a été élue conseillère municipale pour la première fois en 1994, dans le district de L'Acadie.
Solunum yolunun üst kısmını teşkil eder ve aynı zamanda ses organıdır.Cette écluse est la dernière du Haut-Rhin et est totalement télécommandée.
İkizpınar mahallesinin toplam arazisinin büyük bir kısmını mera ve yaylalar teşkil eder.G. Partage plus général des terres.
İstinye'de bir de itfaiye teşkilatı bulunmaktadır.Une unité de pompier est également présente en permanence.
Bu kat, beşinciye yol teşkil eder.C’est lui qui le conduit à l’attaque à Quinto.
Lejyonun iç teşkilatlanması ise her birinde 6 centuria bulunan toplam 10 Kohort olacak şekilde düzenlendi.Une légion était formée de 10 cohortes et une cohorte était composée de 6 centuries.
Emniyet Genel Müdürlüğü, ülke içerisindeki tüm polis teşkilatının bağlı olduğu kurumdur.Comme une agence nationale de la police, elle fournit l'ensemble des services policiers pour tout le pays.
"Gizli teşkilatın silahları Akdeniz'in dibinde yatıyor".Les armes de la ville sont sculptées au centre du soubassement.
Sanat bölükleri, idârî kumanda teşkilâtları yoktu.Les commanderies n'avaient pas une architecture militaire.
Diyelim ki bir teşkilatın/kurumun bir sorunu var.L'arborescence pose un problème.