Uçuşta Moskova Polis Teşkilatı Ka-226, 2008Ka-226 of the Moscow Police Service in flight, 2008
İsviçre'nin diğer istihbarat teşkilatlarıOther Swiss intelligence agencies
Ek olarak Afganistan'ın istihbarat teşkilatını IŞİD'e suç ortağı olmakla suçladı.[5]Additionally, he also accused Afghanistan's intelligence agency of being complicit with IS.[12]
Bu karar, bu teşkilatın Genel Kurulunda alınmış ve 2012 yılında ilan edilmiştir.This decision was taken at the General Assembly of this organisation and it was announced in 2012.
Askeri Teşkilat çok gizli bir organdı.The Military Organisation was a very secretive body.
1987 yılında İslami Çağrı Teşkilatı Başkanı oldu.[1][2]In 1987, he became Chairman of the Islamic Call Organization.[6][7]
Geç antik dönem Karamağara Köprüsü, sivri kemerlerin kullanımına erken bir örnek teşkil etmektedir.The late antique Karamagara Bridge represents an early example for the use of pointed arches
Teşkilattaki eski bir meslektaşı olan Lloyd Hansen, onu yakalaması için gönderilir.[1]Lloyd Hansen, a former colleague of his at the agency, is sent to hunt him down.[3]
İnsan Hakları İzleme Örgütüne göre, Rus bombardımanı bir savaş suçu teşkil etmiş olabilir.According to Human Rights Watch, the Russian shelling may have constituted a war crime.
Polonya Askeri Teşkilatı üyeleri özel listede listelenmiştir.Members of the Polish Military Organisation listed in the special list.
Harput, daha sonra Diyarbakır Beylerbeyliğine bağlı bir sancak olarak teşkilatlanmıştır. [1]Harput was organised as a sanjak affiliated to the Diyarbakir Beylerbeyliği.[1]
Bu kabile toplulukları yaş gruplarına göre teşkilatlandırılmıştır.These tribal communities were organized according to age groups.
Bu olay, amfibilerin kökenini teşkil eder.This was the origin of the amphibians.
Teşkilat, CIA ile yakın işbirliği yaptı.[1]The agency closely collaborated with the CIA.[17]
Piyon terfisi ile sonuçlanan feda bu duruma örnek teşkil etmektedir.A sacrifice leading to a pawn promotion is a special case of this type of sacrifice.
Dean Kippmann - Ulusal İstihbarat Teşkilatı Başkanı.Dean Kippmann - Chief of the National Intelligence Agency.
Sömürgeciler böylesi "rasyonel" bir değişimin önünde engel teşkil ediyordu.[2]The colonists acted as a barrier to such "rational" change.[31]
Türk Dünyası Ali Nişanı, Türk Devletleri Teşkilatı'nın en üst nişanıdır.The Supreme Order of Turkic World is the highest order of the Organization of Turkic States.
Polis teşkilatı karargahı ve hapishane de Fongafale'de bulunur.The police service has its headquarters and the jail on Fongafale.
Emniyet Teşkilatı yetkisini aştı.Die Polizei hat ihre Befugnisse überschritten.
Líbido, Peru Pop/Rockband'ı için bir örnek teşkil eder.Líbido ist ein Beispiel für eine peruanische Pop/Rockband.
Şehrin halkını Uzunsakallar (Durin'in halkı) teşkil etti.Dazu kamen noch die Bewohner der wegen des Tagebaus aufgegebenen Ortschaften.
1971-1992 yıllarında sürekli faaliyet gösteren bir akrotim teşkil edilmemiştir.Zwischen 1971 und 1992 wurden keine Akroteams mehr regelmäßig eingesetzt.
Teşkilât-ı Mahsusa'ya ilişkin tek akademik çalışma, Dr. Philip Stoddard'ın 1963 tarihli doktora tezidir.Eine akademische Arbeit über die Teşkilât-ı Mahsusa ist die Dissertation von Dr. Philip Stoddard von 1963.
2007 yılında ise Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'na başkanlık etti.Im Jahr 2007 war er turnusmäßiger Präsident der Organisation für Sicherheit und Zusammenarbeit in Europa.
Kurtarma Teşkilatı 1907 yılında İskandinavya’nın ilk otomobil ambulansını satın aldı.1907 stationierte die Firma den ersten Rettungswagen in Skandinavien.
Ancak bu kendisi için bir ekstra bir yük teşkil eder.Gleichwohl sei sie eine zusätzliche Belastung.
Kongre, il ve ilçe teşkilatlarınca gönderilen yaklaşık 175 delegeden meydana gelir.Er besteht aus rund 175 Delegierten, die sowohl von Orts- als auch von Kreisverbänden entsendet werden.
Aydın Kuva-yi Milliye teşkilatı kurucusudur.Aydın wurde von den Gruppen der Kuvayı Milliye gehalten.
Birkaç adedi Amerikan Polis Teşkilatına verildi ve 1990lı yıllara kadar kullanıldı.Eine Anzahl M8 wurde an die amerikanische Polizei abgegeben und war dort bis in die 1990er-Jahre im Einsatz.
Royal Army (RA) Teşkilatı'na hizmet etmektedir.Er diente im Royal Army Service Corps (RASC).
Rusya aynı zamanda İslam İşbirliği Teşkilatı'nda gözlemci üye statüsündedir.Des Weiteren hat sie bei der Organisation der Islamischen Konferenz den Status eines ständigen Beobachters.
Her yerel polis teşkilatı, ABD yasalarının sadece küçük bir parçasını uygular.Diese einheitlichen Gesetze decken aber nur kleine Teile des Rechts der Einzelstaaten ab.
Londra Şehri'nin ise Londra Şehri Polisi (City of London Police) adında kendi polis teşkilatı bulunmaktadır.Die City of London besitzt eine eigene Polizeibehörde, die City of London Police.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı.Europas Sicherheit und Verteidigung.
Sivil haklar hareketi sonradan eşcinsel kurtuluş hareketine bir örnek teşkil etti.Das Civil Rights Movement wurde später zum Modell der homosexuellen Emanzipationsbewegung.
Dünyadaki ilk istihbarat teşkilatının kurucusudur.Die erste staatliche Nachrichtenagentur der Welt entsteht.
Balaban zamanında muntazam bir berid yâni resmî istihbarat ve posta teşkîlâtı kurulmuştu.Zur Kommunikation hatten die Abbasiden ein ausgefeiltes Post- und Nachrichtenwesen etabliert.
İnsanlar için tehlike teşkil etmezler.Für Menschen stellen sie keine Gefährdung dar.
Bunun yanı sıra Euro büyük bir yüzde teşkil etmektedir.Die europäischen Länder hingegen weisen einen wesentlich höheren Prozentsatz auf.
Çünkü, inanılacak şeyler, dînin esâsını teşkil eder.Wer mag, kann also an den Zauber der Liebe genregemäß glauben.
Bu teşkilatta bulunduğu görevlerden bir tanesi de "sansür kurulu" ydu.Eine Einladung zu einem dieser "Bildungsausschüsse" war eine hohe Ehre.
Tarihçelerin temel kaynaklarını teşkil eder.Historiker sind auf Quellen angewiesen.
Teşkilatın kurucusu Enver Paşa'dır.Gründer der Organisation war Enver Pascha.
Deniz İhtiyat Teşkilatı’nda kaldı, fakat 1961 yılında yüzbaşı olarak emekli oldu.Danach diente er noch in der Reserve des Marine Corps und wurde 1961 als Captain entlassen.
Bu uygulama diğer şubelere örnek teşkil etmiştir.Die Wirksamkeit dieser Institution galt als Vorbild für andere Städte.
Selçuklular döneminde ahilik teşkilatından bir kişinin mezarıda köyde bir camide bulunmaktadır.In der ersten Szene findet die Polizei in der Nähe eines Lagerhauses die Leiche eines Mannes.
Aknehir'de belediye teşkilatı ilk kez 1994 yılında kurulmuştur.Durch ein Diplom ist die Kohorte erstmals 94 in der Provinz nachgewiesen.
Ekim 1985'te de Moskova Parti Teşkilatı Şefi oldu.Im September 2009 wurde er Polizeichef von Moskau.
Ilçenin mülki ve idari teşkilatlanmasına Ağustos 1991 yılında başlamıştır.Es wurde nach dem Tod des Inhabers und Leiters im April 2011 geschlossen.
1984 yılında belediye örgütü kurulmuş, 1990'da ise İlçe teşkilatı oluşturulmuştur.1980 wurde das Gemeindezentrum eröffnet, und 1990 eine neue Orgel errichtet.
Tımar teşkilatında değişiklik yapıldı.In der Klinik gibt es Veränderungen.
Sovyet propaganda tarihinde bu iki gazete önemli bir bölüm teşkil etmiştir.Beide hatten laut einem slowakischen Pressebericht auch privat Kontakt.
Savaş sonrasında Alman polis teşkilatına girdi.Nach dem Krieg trat er in die Bundeswehr ein.
Çok sayıda Hristiyan ve Musevi dernekler teşkilatlanıp dini misyonerlik yapmaktadır.Aber viele Muslime und Christen praktizieren eine Mischreligon aus traditionellem und neuem Glauben.
1898 yılında Viyana polis teşkilatında çalışmaya başladı.1898 trat er seinen Dienst als Polizeibeamter in Wien an.
Yine de birçok varoluşçu düşünüre göre, bu pek de gerçekçi olmayan bir var oluşu teşkil edecektir.Bis jetzt einige bemerkenswerte Dinge, die Ihnen gewiß unglaublich erscheinen werden.
Bu teşkiller kabaca 10 bin kişilik birliklerdir.Die UNO erachtet insgesamt 10.000 Soldaten für notwendig.
1843’te de Althing yeniden teşkil edildi.1843 wurden die Altäre und die Orgel neu gefasst.
Bütün parti teşkilatları SSCB Anayasası çerçevesinde görev yapar."Wissenschaftlicher Arbeitskreis erfüllt Aufträge des 6. Parteitages der CDU."